efes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
efes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Aralık 2011 Pazartesi
Cenk Akyol Antalya'yı seviyor.
Efes Antalya BŞB'yi uzatma sonunda güç bela yendi.. Maçın moral bozuntusu olmasının dışında tek faydası Cenk Akyol'un attığı 20 sayı oldu. Cenk Akyol'dan beklentilerin azaldığı sırada gösterdiği bu performans beni çok mutlu etti.
Cenk Akyol'un bu 20 sayısı çok özel. Cenk kariyerinde ikinci kez 20 sayı barajına ulaştı. Daha önce bir kez 22 sayı atmıştı. İşin ilginç yanı o maçta da rakip yine Antalya BŞB'ydi. O maç da Antalya'da oynanmıştı. O maçta da Cenk bençten girmişti.
Ligin sitesinden doğru düzgün istatistiğe ulaşamıyoruz. O yüzden burdan o Antalya maçının istatistiğine bakılabilir.
9 Nisan 2009 Perşembe
26. Hafta Casa Ted Maçına Doğru
Casa Ted yabancılarını da gönderip tamamen 2.lige hazırlık için parkelere çıktığı için değerlendirilecek pek bir şey yok.Üzerine konuşmaya değecek tek şey maçın günü ve saati. Liderin maçının yayınlanmamasına dair zaten artık söylenecek sözüm kalmadı. Ama maç cuma akşamı 18:00'de başlayacak. Ben bu yüzden maçı seyredemeyeceğim. Bu yüzden seyredemeyecek başkaları da var. Nasılsa Efes'in maçına kimse gitmez mantığıyla hareket ediliyor olabilir. Böyle yaparsanız gidecek bir kaç kişi de gidememiş oluyor.
Geçen hafta Türk Telekom maçına bir kaç arabayla gitmeyi planlarken maç pazartesine alınmış ve bizi gerçekten hayal kırıklığına uğratmışlardı. Maç izlensin, salonlar daha dolsun diye uğraşılması gerekiyor. İşimizi zorlaştırmakla değil...
Etiketler:
casa ted kolejliler,
efes,
efes pilsen,
efesliler
2 Nisan 2009 Perşembe
Efes - FBÜ Eşleşmesi Kehanetleri
Öncelikle söyleyeyim ki ben sezon sonunda Efes Pilsen - Türk Telekom finali bekliyorum. Ama güneşin batıdan doğacağını varsayarak hadi biraz manipülasyon yapayım. Olası bir Efes - FB Ülker eşleşmesinde sıkça göreceğiniz hareketler:
-Ömer Onan'ın ele dikkat. 1 sene boyunca adam Nicholas'ı hafif yollu çekiştirdi durdu. Sadece Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında faul almıştı. O kadar şaşırdı, o kadar şaşırdı ki şaşmalara doyamadı. Ağzından küfür pırtlayıverdi. Teknik faul almıştı. Smith'in kolları da çok çekecek Ömer'den. Ama faul çalınacağını pek zannetmem. Burda da çalınmamıştı zaten:)

-Efes'in sayı da atması lazım. Mirsad'ın eline dikkat diycem ama... Ya ben, ya neyse lan, bi şey demiyorum:)

Ukte için Önder Abi'ye teşekkürler..
-Mirsad, Kerem Gönlüm'ü arkadan iter. Faul var mı? Tabiki yok:)

-Ömer Onan'ın ele dikkat. 1 sene boyunca adam Nicholas'ı hafif yollu çekiştirdi durdu. Sadece Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında faul almıştı. O kadar şaşırdı, o kadar şaşırdı ki şaşmalara doyamadı. Ağzından küfür pırtlayıverdi. Teknik faul almıştı. Smith'in kolları da çok çekecek Ömer'den. Ama faul çalınacağını pek zannetmem. Burda da çalınmamıştı zaten:)

-Efes'in sayı da atması lazım. Mirsad'ın eline dikkat diycem ama... Ya ben, ya neyse lan, bi şey demiyorum:)

Ukte için Önder Abi'ye teşekkürler..
Etiketler:
efes,
efes pilsen,
efesliler,
Fenerbahçe,
fenerbahçe ülker
Efes Pilsen'liler İspanya Maçında
Resmi sitede böyle haberlere pek yer verilmez. İşin magazinine de ihtiyacımız varmış. Önce güzel bi akşam yemeği. Sonra da A Milli futbol takımımızın İspanya maçı.. İmrendim. Bu arada arka sıradakilerin maçı izleyebildiğini zannetmiyorum. Efes Pilsen oyuncularının önümde ayakta beklediği hiç bir organizasonda olmak istemem. Paranla rezillik:)Fotoğraf da haber de Efesbasket'ten.. Linke tıklayın yeter. Kopirayt falan olmasın. http://www.efesbasket.org/guncel/detail.aspx?SectionID=iEoeRr%2bnHqzp7mNkChjxqA%3d%3d&ContentID=O81WmaZlx5gg5E3yvNo9fg%3d%3d
1 Nisan 2009 Çarşamba
Türk Telekom - Efes Pilsen maçı öncesi
Basketbol matbuatımızda bir durgunluk var. Benim de uzun değerlendirmeler yapmaya halim ve moralim el vermiyor. En azından geçmişe bir bakalım. Asla hatırlamayacağınız sayılarla kafaları karıştıralım.Eskiden PTT olan şimdilerin Türk Telekom'uyla Efes Pilsen'in 51. karşılaşması. Bundan önceki maçlarda Efes Pilsen'in 41 galibiyetle farklı bir şekilde önde olduğunu görüyoruz.
Türk Telekom son 9 maçta 3 galibiyet alarak ortalamayı biraz düzeltti. Son 9 maçtan önce 10-0'lık bir seri var. Ondan da önce 2 galibiyet 2 mağlubiyet. Sonrasında 10-0'lık bir seri daha.
Efes Pilsen'in en farklı galibiyeti 20 Nisan 2002'de 90-44 ile 46 sayılık bir galibiyet. Telekom ise en farklı galibiyetini geçen sezon hem de İstanbul'da elde etti. Çok çok üstün bir oyunla David Blatt'in Efes'ini 71-86 yenmişti.
Bu sezon ilk maçı Efes Pilsen İstanbul'da 80-76 kazandı. Efes kazanırsa, bence gerçekleşecek olan Efes Pilsen - Türk Telekom finaline 1-0 önde başlayacak.
Efes Pilsen'le Türk Telekom'un en ilginç kapışmaları 1996-97 sezonunda yaşanmıştı. İşin ilginci Efes o zamanlar da Ayhan Şahenk'te oynuyordu. O zamanlar Türk Telekom PTT'nin başında Efes Pilsen2in şimdiki çalıştırıcısı Ergin Ataman vardı. 1. ligdeki ilk baş antrenörlük deneyiminde, ligde kayda değer bir başarısı olmayan Türk Telekom PTT'nin normal sezonu bu sene olduğu gibi Efes Pilsen'in ardından ikinci bitirmesini sağlamıştı. Sezon bitiminde ise takımını, kendini yetiştiren kulüp olan Efes Pilsen'in karşısına finale kadar getirmişti. 1-1 başlayan seride hiç maç kazanamamışlardı ama yine de kısıtlı kadrosuyla olağan üstü bir başarı kazanmıştı.
Maçtan yine 90lı yıllara döndüm. Kusuruma bakılmasın.
Etiketler:
basketbol,
efes,
efes pilsen,
efesliler,
türk telekom
29 Mart 2009 Pazar
Efes Pilsen: 84 - Pınar Karşıyaka : 60
Efes Pilsen'in, hiç zorlanmadan kazandığı bir maç oldu. Başından sonuna PKSK'ya oyunda üstünlüğünü kabul ettirdi. Maçın hiç bir anında Pınar Karşıyaka acaba maçı kazanabilir miyiz diye düşünemedi.
Maçtan önemli ayrıntılara gelirsek:
-efesliler.org pankartını açarken gerek polisler gerekse de diğer görevliler tarafından yoğun bir ilgiye mazhar olduk. Pankart açılırken hemen polisler geldi. (Salonda normalde alışık olmadığımız sayıda polis vardı zaten.) Ne yazılı bir bakalım falan dediler. Sürekli bir polis kamerası üzerimizdeydi. Asarken de meraklı göz sayısı çok sayıdaydı. Bu sefer sakıncalı bir şey yok dedik. Gülüştüler...
- Efesliler tüm maç boyunca Hakan Köseoğlu ile uğraştı. "Top kaybı Hakan" tezahüratı süperdi. Kötü oyununda bunun biraz olsa katkısı vardı. İlk yarıda Efes'in toplam top kaybı 7 iken Hakan'ın 6 oldu. O yüzden 3. çeyrekte çok fazla yer alamadı. Ligin hem asist hem de top kaybı kralı bu maçta sadece top kaybı özelliğini gösterdi.
-Benton da çok kötü oynadı. Hele bomboş bir pozisyonda kaçırdığı smaç vardı ki maçın çok eğlenceli geçeceğini anladık:)
-Dolayısıyla maç başlamadan önce Hakan Köseoğlu - Kerem Tunçeri ve Mike Benton - Mario Kasun kapışmaları heyecanlı olur diye düşünüyordum. Yanılmışım.
-Vujanic sakatlık sonrası bir maçta daha takıma adapte olamadığını gösterdi. 2 numarada sırıttı. Katkı sağlayamadı.
-Mario Kasun Efes'e bi basamak üst basketbol oynatabilecek kapasitedi bir oyuncu. Ama O da hala beklenen seviyede değil. Olası bir finalde, formda Ömer Aşık karşısında bile ezilebilir. bazen korkak oyunundan dolayı istenen katkıyı sağlayamıyor. Bir süre sonra, diğer oyuncuların pota altına az top indirmesi de bunda etkili oluyor.
-Sinan Güler çok istekli. Bunu istatistiklere bakarak anlayamazsınız. Salonda olmanız gerekir. Maça da ilk 5 başladı. Onun sahada olması savunma anlamında bana güven veriyor.
-Smith her zamanki gibiydi. İyiki 1 yıllık anlaşma yapılmamış. Seneye de olması gereken yabancılardan.
-Efes kızları salonlara döndü. Ayhan Şahenk'te soyunma odası probleminden dolayı sahne alamayan Efes kızları tekrar gösterileri ile yer aldı. Burda da pek bilinmeyen bir haber vereyim. Efes kızları Berlin'de Final 4'da yer alacakmış. Bu maçlarda da adeta idman olsun diye sahaya çıkmışlar.
-I feel devotion seti Capacity alışveriş merkezinden sonra bu maçta da stand kurdu. Video çekimine katılanlara Efes flaması armağan ettiler.
-Seyirci bu sefer iyiydi. 500 - 600 kişi vardı. hayatidoldur.com sitesi de bir organizasyon yapmış sanırım maça gelmişler. Rakiple uğraşırken çok hoş tezahürat yaptık. Gerçekten güzel zaman geçirdik. Maç bitiminde oyuncular yanımıza geldi. Maç boyunca deli gibi destek olanlar da bizlerdik:


Son 2 fotoğraf için Serdar Ocaksönmez'e teşekkürler
Etiketler:
efes,
efes pilsen,
efesliler,
karşıyaka,
pınar karşıyaka
24 Mart 2009 Salı
Efes Pilsen Pınar KSK maçına doğru

28 Mart 2009 Cumartesi 17:00'de Ayhan Şahenk'te Pınar Karşıyaka ile karşılaşıyoruz.
Bundan sonra özellikle böyle köklü kulüplerle yapılan maçlardan önce biraz tarihsel veri de sunmak istiyorum.
Ligin ilk maçını 106-80 kazanmıştık. Efes Pilsen için bu sezon rakip potaya bırakılan en fazla sayıydı bu. Efes Pilsen'in Pınar Karşıyaka potasına şimdiye kadar bıraktığı en fazla 3. sayıya tekrar ulaşılmış oldu. Daha önce 1983'te 114 sayı atmışız. 1984'te 107 sayımız var. 1994'te 106 sayı var. İkinci kez 106 sayıya ulaşılmış.
Pınar Karşıyaka ile 87.kez karşılaşıyoruz. Daha önceki maçlarda 66 galibiyet 19 mağlubiyet var. Toplam 85 etti. Kalan 1 maç nerde? 1 maç berabere bitmiş. Ben yetişemedim. Eskiden beraberlik de varmış. İlginçtir; ilk maç berabere bitmiş. Yıl 1978...
Geçen sene play off ilk turunda karşılaşmıştık. Olaylı geçen seride 3-1 kazanmıştık. Bu sezona başlarken Pınar KSK çok önemli oyuncularını kaybetti. Geno Carlisle hariç hepsi yıldız olan ABDli yabancılarını Avrupa basketboluna dağıttı. Sabonis gibi oynayan Asım ve kariyerinin en iyi sezonunu geçiren Barış Ermiş'i Telekom'a gönderdiler. ABD'den ucuz ve kaliteli yabancı oyuncu getirme uzmanı çalıştırıcıları Ahmet Kandemir'i de Mersin'e kaptırdılar. Bunların sonucu olarak seyirci destekleri azaldı.
Şimdi yeni bir Pınar Karşıyaka var Efes Pilsen'in karşısında. Geçen seneye göre daha güçsüz olduğu kesin. Yine de iyi yabancılar bulmuşlar. Benton, Büyük Kolej'de büyük işler yapmıştı. (Ligin rebound kralıydı). Ama daha önemlisi ligin asist kralını transfer ettiler. Hakan Köseoğlu geçen sene Kepez'de başardıklarının tesadüf olmadığını gösteriyor. PKSK'da asist istatistiklerini daha da geliştirdi. Tutturduğu asist ortalamasıyla sezonu bitirirse, ligin, istatistiklerine ulaşılabilir dönemindeki en fazla ikinci asist ortalamasına ulaşmış olacak. Atılan toplam sayıda da ilk 10'da yer alan tek Türk oyuncu. Ama ortalama 4 top kaybıyla oynuyor ve bu kötü istatistikte de ligin lideri. Formda bir Kerem Tunçeri daha fazlasını çalabilir. Hakan Köseoğlu - Kerem Tunçeri kapışması Efes'ten öte Beko Basketbol Ligi'ni sevenler için ilgi çekici olacaktır. (Aslında ilgi en fazla salona çekecektir. Çünkü maçı televizyon vermiyor.) Ben, Kasun - Benton kapışmasını da merak ediyorum.
Efes Pilsen'de, İzmir'de yaşanan hırsızlık olayının moral bozukluğu devam ediyormuş ama bunun maça yansıyacağını zannetmiyorum. Umarım bundan sonra güvenlik daha sıkı sağlanır.
Efes Pilsen'de hangi yabancının oyunda olmayacağı da önemli. Aliağa maçında Shumpert kadroda yoktu. Bence bu maçta Kaki kenara alınsa daha iyi olur. Shumpert'ın sıkıcı ama verimli oyuncu PKSK'nın moralini bozabilir.
Efesliler salonda olacak. Ben Düzce'den geliyorum maça.. Umarım salonda kaydadeğer sayıda taraftar olur.
Ekleme: Federasyon haftanın programını açıkladı. Beşiktaş Cola Turka - Antalya maçı 17:45'te başlayacak. Sadece 5-6 için değil. 7 ve 8. sıraların şekillenmesi için bile önemli bir maç. Hem Efes'in maçını hem de bu maçı izlemek isteyenler yok mu? Nasılsa kimse izlemez mantığıyla hareket etmek açıklanamaz.. Beko Basketbol Ligi izlensin isteniyor Hem de aynı şehirde aynı anda maçlar oynanıyor. BJKCT'yi biliyoruz da.. Ersin Görkem'li Marsh'lı kadroyo da izlemek istiyorum.
Etiketler:
beko basketbol ligi,
efes,
efes pilsen,
efesliler,
karşıyaka,
pınar karşıyaka
20 Mart 2009 Cuma
Erdemir Maçındaki Pankarta Uyarı Cezası
Habertürk'ün maç ile ilgili haberi bu. Okuyan da bir olay çıktı zanneder. Pankart açıldı. Önce gerçekten büyük bir şaşkınlık. Türk oyuncular tuhaf tuhaf bakıp gülüşmeye başladılar. Yabancı oyunculara çevirdiler. Onlar hiç bir anlam veremeyen bakışlar attılar. Tuncay Özilhan, Engin Özerhun ve Çetin Çeki salondaydı. Onlardan hiç bir tepki gelmedi. Çetin Bey'de hafif bi gülümseme olabilir:) Biz maçın başlayacağını düşünüyorduk. Ama başlamadı. Sonra farkettik ki birileri harıl harıl telefon görüşmesi yapıyor. Hakemler de arkaya çekildi. Birileri ile konuşuyordu. O sırada Efes Pilsen resmi sitesine de haberleri giren bir arkadaş vardı. Şu an adını hatırlayamadım. O geldi. "Mesaj yerine gitti. Kaldırsak iyi olur." dedi. Efesliler de tamam dedi. pankartlar kaldırıldı. 5 dakika bile sürmedi bunlar.Erdemir maçındaki pankart için ceza geceleğini düşünüyorduk. İncelenmiş karara bağlanmış. Pankartlar uygunsuzmuş. Efes Pilsen bizden sorumluymuş. Ama hemen müdahale edip toplatıldığı için ihtar ile tecziye edilmiş. En sportmen taraftar ödülü almıştık. Sanırım sicilimize işlenmiştir:)
Bu kararın resmi belgesi: http://www.tbf.org.tr/tbfweb/tbfweb2.nsf/bddbb8b0f5e6486fc2257206004154f8/db0359cf7b6570b9c225757e004f4ddb/$FILE/KARAR%2091%20EFES%20P%C4%B0LSEN%20-%20ERDEM%C4%B0R%20BEKO%20BASKETBOL%20L%C4%B0G%C4%B0%20M%C3%9CSABAKASI%20HAKKINDA.doc
Meğerse Ergin Ataman'ın açıklamalarıyla ilgili olarak da disiplin kuruluna verilmişiz. Ergin Hoca da uyarı cezası almış.
O kararın resmi belgesi için de buyrun: http://www.tbf.org.tr/tbfweb/tbfweb2.nsf/bddbb8b0f5e6486fc2257206004154f8/db0359cf7b6570b9c225757e004f4ddb/$FILE/KARAR%2088%20EFES%20P%C4%B0LSEN%20ANTREN%C3%96R%C3%9C%20ERG%C4%B0N%20ATAMAN%20HAKKINDA.doc
Bu hafta bizler ve Ergin Ataman ceza tahtasındayız:)
17 Mart 2009 Salı
Efes Pİlsen - Erdemir 15.03.2009
Maçtan akıllarda kalan en önemli şey açılan iki pankart oldu. Spor sitelerinde yazdığı gibi federasyon değil Fenerasyon yazıyordu. Pankartlar şöyle:Efes Basket Atar
Fenerasyon "Keser" Atar
Diğeri de şöyle:
Fenerasyon: 84
Efes Pilsen: 80
Bir önceki rezil hakem yönetimine karşı demokratik ve usturuplu bir tepkiydi. Küfür, hakaret içermeyen şeyler. Ama pankart inmeden hakemler maçı başlatmadılar. Ayrıca Efes'e ceza verileceğine dair şeyler okuduk. Çok yazık olur.
Maça gelince çok fazla anlatacak şey yok. Antrenman havasındaydı. Efes rahat kazandı. Kasun'un oynamaması dikkat çekiciydi. Eşinden duyduğumuza göre ufak bi sakatlığı varmış. Belki Vujanic oynayabilsin diye bu küçük sakatlığı kullanmış da olabilirler.
http://efesliler.blogcu.com/efes-pilsen-erdemir_38650861.html
15.03.2009
Etiketler:
efes,
efes pilsen,
efesliler,
federasyon,
fenerasyon,
Fenerbahçe,
fenerbahçe ülker,
mehmet keseratar
Naumoski Basketbola Daha Önce Dönmüş: Yeniden Jugoplastika
Naumoski'nin kariyerine baktığımızda en başta Jugoplastika'yı görürüz. O zamanlar Yugoslavya iken şimdilerde Hırvatistan sınırlarında kalan takımın efsanevi takımıdır. Sonradan adı Pop 84 olarak değişmişti. Dino Radja'lı, Zan Tabak'lı, Toni Kukoc'li, Perasovic'li kadrolarıyla Avrupa'nın tozunu Avrupa şampiyonlukları yaşamışlardı. 3 sene üst üste Avrupa şampiyonu olan ASK Riga ile birlikte 2 takımdan biri olma unvanını hala koruyorlar.
Naumoski 3 sene üstüste Avrupa şampiyonu olan şampiyon olan takımın son 2 yılında o kadroda vardı. Belki sadece havlu tutuyordu; su servisi yapıyordu geleceğin dünya yıldızlarına ama vardı. Orda süre alamaması ve tabiiki siyasi sıkıntılar onun Efes'e gelmesine olanak sağladı. Naumoski efsanesi o kadronun böylesine güçlü olmasından doğdu. Daha o yaşta sivrlise belki Efes formasıyla onu izleyemeyecektik.O kadroyu toplayabildikleri kadar tekrar toplamışlar bir süre önce. Ben yeni farkettim. Sizlerle de paylaşmak istedim.
Bu da linki:
http://www.sportskoradio903.com.mk/joomla/index.php?option=com_content&task=view&id=1004&Itemid=29
Olur da tercüme eden çıkarsa çok sevinirim. (Ki hiç zannetmiyorum.)
Bi de aşağıdaki fotoğrafı paylaşayı sizinle. Yıl 90. Genç Pece (biz Petsi falan diyoruz ya. O aslında Pece'dir ve Petsi diye okunur) yeni formasıyla acaba bu maçta beni oyuna alacakları mı diye düşünüyor:) Jugoplastika'nın adı değişmiş Pop 84 olmuş belki de sezon tanıtımıdır. Kimbilir...
Ekleme: şöyle bi mesaj geldi. Merhaba,
Haber Makedonca ama Google’nin Sırpça-İngilizce çevirisini kullanarak yarım-yamalak bir şeyler öğrenebildim. Jugoplastika ve Real Madrid efsaneleri bir araya gelmişler. Maçı 89-83 Jugoplastika kazanmış. Pece 2 sayı atarken Radja Madrid potasına 35 sayı yollamış. Kadroları çevirideki şekliyle kopyalayıp yapıştırıyorum:
Jugoplastika: Kukoč, Raja, Perasoviḱ, Naumoski, sheet, Sretenoviḱ, Nagliḱ, Ivanoviḱ, Vrankoviḱ, Buriḱ, Vuliḱ, Dukan, Tvrdiḱ, Sobin
On the bench (Maljkoviḱ, Pavličeviḱ, Skansi, Radoviḱ) Real Madrid: Antunjez, Paniakva, Ereros, Beiran, Diaz, Viljalobos, Lorente, Kargol, Busero, Tarlač, Gaztanaga.
-Çınar-
http://efesliler.blogcu.com/naumoski-basketbola-daha-once-donmus-yeniden-jugoplastika_38195101.html
10.03.2009
Etiketler:
basketbol,
efes,
efes pilsen,
efesliler,
Jugoplastika,
Naumoski,
Petar Naumoski,
pop 84
fenerasyon 84 Efes Pilsen 80
Yaklaşık 1000 kadar kişiyle Abdi İpekçi'de Efes Pilsen'i destekledik. Buna FBÜ taraftarları da şaşırdı. Kötü hakem yönetimi, 1-0 başlamasını istemedikleri Efes Pilsen - FBÜ finali için yapabileceklerini yaptı. Ne Kaya hücum faul yapmıştı, ne de Kerem hatalı yürüme yapmıştı. Hakemlerin bu tutumu ve FBÜ'lü bazı Türk ve devşirme oyuncuların dövüşmek için sahaya çıkması üzerine çok şey yazacak kadar sinirli olsam da burası yeri değil.Efes Pilsen açısından maça damgasını vuran şeyler şöyle:
-1.5 milyon dolarlık Kasun'un hiç bir varlık gösterememesi
-Ergin Ataman'ın yönetim hataları:
*Maça yanlış 5le başlaması: Ender - Cenk 2'lisi yerine Kerem Tunçeri - Charles Smith tercih edilseydi; hatta illa Türk olsun istiyorsan Cenk'in yerine Sinan ile başlasaydı maçın başındaki o 23-7'lik skor oluşmayacaktı. Böylece tüm maç boyunca FBÜ'yü yakalamak için uğraşılmayacaktı.
*Uzatma dakikalarında 5 sayı öne geçmişken oyunu yavaşlatıp rakibi uyutup gerekirse içeri dalmalarla faul alınmasını sağlamalıydı.
-22 top kaybıyla oynanması.
Etiketler:
basketbol,
beko basketbol ligi,
efes,
efes pilsen,
efesliler,
fenerasyon,
fenerbahçe ülker,
mehmet keseratar
Ergin Ataman'dan gaza getirici açıklamalar gelmiş. Milliyet gazetesine ve Ümit Avcı'ya teşekkür ediyorum.Tabi, Ataman'ın iddialı konuşmasına alıştık. Ülker'in başına geçtiğinde tek eksik kupam Yurolig. Onu da burda kazanıcam türünden açıklamaları olmuştu. BJK CT ile de mutlaka Türkiye Şampiyonu olacaktı.
Bunları ayar vermek için söylemiyorum. Sadece şerh koyuyorum. Yoksa severim böyle adamları. En azından Efes'in, Mahmuti tarzı, her maçtan sonra aynı açıklamalardan çok daha iyidir. Olmasını istediklerimizi birinci elden dile getirmesi de ayrıca hoşuma gitti. Sen bunları yap Efesliler tüm tribünlerde, tüm havaalanlarında senin yanında olur.
Linki burda: http://www.milliyet.com.tr/Spor/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=spor&KategoriID=6&ArticleID=1067610&Date=06.03.2009&b=Efsane%20geri%20donecek&ver=00
Röportaj şöyle:
EFSANE GERİ DÖNECEK
Yıllardır suskun olan Efes Pilsen efsanesini canlandırmak için sezon başında tekrar yuvasına döndü, çok iddialı bir kadro kurdu. Euroleague’de başarısız bir sezon geçse de, Türkiye Ligi’nde 21 haftanın 20’sinde galip geldi, Türkiye Kupası’nda zirveye çıkmayı bildi. İşte basketbolumuzun en önemli isimlerinden birisi olarak kabul edilen Ergin Ataman’ın yaşananlar ve geride kalan sezon hakkında söyledikleri...
Fenerbahçe’yi 10 maç sonra yendikten sonra üst üste ikinci galibiyetimizi aldık. Tabii ki bizim ana hedefimiz Türkiye Kupası değildi. Türkiye’deki esas hedef, lig şampiyonluğu... En büyük rakibimiz Fenerbahçe Ülker. Bu nedenle biz bu seriyi devam ettirmek zorundayız. İlk Fenerbahçe maçından önce ‘Bu seri ben yokken oluşmuştu’ demiştim, çünkü belki kulüp isimleri aynı, ama oyuncular ve teknik kadro değişti. Ben kadromuzun Fenerbahçe’ye üstünlük kuracağını düşünüyordum, bunu söyledim. Biz iki maçı da çok net kazandık. Hani kazanırsın, ama son anda olur, bir düdükle olur, öyle bir şey değildi. Oyuncularım, üzerlerindeki 10/0’lık serinin baskısını attı, şimdiki amacımız, rakibin üzerinde böyle bir baskı yaratmak.
Biz ligin en çok sayı atan takımıyız, ama biliyoruz ki büyük maçları savunmayla kazanabiliriz. Bizim çok ciddi bir kadromuz var ve her idmanımız Euroleague maçı gibi. Tempomuzu artırıp, savunma antrenmanlarımızı fazlalaştırarak bu hale geldik. Özellikle Türkiye’deki maçlarda savunmamızla rakiplerimizden ayrılıyoruz.
Euroleague’de başarısız olduğumuzu kabul ediyoruz zaten... Ama Efes kupa kazandığında ‘Artık ne yaparlarsa yapsınlar başarısızdır’ diyenler kendileriyle çelişiyor. Bir taraftan Türkiye Ligi Avrupa’nın en iyi ikinci ligi deniyor, diğer taraftan Türkiye’de kazanılan bir Türkiye Kupası’nı ve aday olduğunuz lig şampiyonluğu küçümseniyor.
Efes’te kalıcı işler yapmaya geldim. Sürekli yabancıları, hocaları değişen bir takım haline dönmüştü Efes. Biz kurduğumuz kadro ile temeli attık. 12 kişilik kadromuzda önümüzdeki yıl bu takımın temelini oluşturacak 8-9 isim var. Bu, başarıyı getirecektir. Sene başında yaşadığımız sıkıntı da buydu. Kolay değil, bu bir takım oyunu ve 7-8 oyuncu değişiyor. Karşımızda Fenerbahçe Ülker var, bir Solomon gitti diye ne kadar konuşuluyor görüyoruz. ‘Efsane geri dönüyor mu’ sorunuza, ‘Efsane geri dönecek’ derim. Herkes bir anda her şey olsun istedi, ama olmadı. Aslında Euroleague’de de olabilirdi, çok şanssızlıklar yaşadık.
Kadromuza baktığımızda Sinan 11. oyuncu durumunda. Ama ligdeki 7-8 maçta ilk 5 başlamıştır. Şu anda 10 kişiyle oynamaya alıştık. Cenk ciddi şekilde devreye girdi, onun gösterdiği aşamadan çok memnunum. 11 ve 12. adam biraz sıkıntı oluyor, bu nedenle Sinan 10 kişinin içine girmeli.
Yanılgı bitmeli
“Kamuoyunda Efes’in hep 7-8 yabancı getirdiği, Fenerbahçe’nin ise gençlere yatırım yaptığı gibi bir hava uyandırılıyor. Ama şu unutulmasın, biz o yabancıları sakatlananların yerine getirdik ve Efes Türkiye Ligi’nde 5 yabancı ile oynuyor. Bugünlere Türk oyuncuların sırtında geldi. Fenerbahçe’de de takdir edilecek şeyler var, ama onlar, Türkiye’de 6 yabancı ile oynuyor. Tanjeviç’e antrenör olarak saygım var. Ama ona karşıyız gibi bir hava oluştu. Nedeni de Tanjevic gençleri oynatır da, Türk antrenörler oynatamaz mantığı. O zaman soruyorum; 40 yaşındaki Mrsiç’in 6. yabancı olarak Türkiye’de oynaması mı gençlere yatırım. Bu çekişmelere gerek yok. İki takımın da başarılı genç oyuncuları var ve bu yanılgının bilinmesini istiyorum”.
Ümit Avcı
http://efesliler.blogcu.com/ergin-ataman-roportaji_37832111.html
06.03.2009
Etiketler:
efes,
efes pilsen,
efesliler,
ergin ataman,
Fenerbahçe,
fenerbahçe ülker,
röportaj,
tanjevic
Bora Hun Paçun Rabotnicki'de(ymiş)

Efesbasket sayesinde öğrendik ki Bora Hun Paçun Rabotnicki'deymiş. Yani Makedonya'da.. Üsküp'te.. Dandik bir ligde ve dandik bir takımda...
Sezona çok iyi başlamıştı. Daçka ile kariyerinin en iyi sezonunu geçiriyordu. 10,1 sayı 4,8 hava topu ortalamayla oynuyordu. Pınar Karşıyaka'ya 17 sayı salladığını da gördük. Kasun'un sakatlığı yüzünden Hammonds ile birlikte kardeş takımdan alındı Efes kadrosuna eklendi. Hammonds sadece Euroleage için alınmıştı ama Bora ligde de olacaktı. Ligde 2 maça iş olsun diye çıkarıldı. Olmadı. Süre verilmedi. Geri de dönemedi. Bir kaç maç saha kenarında Drobnjak ve sakat oyuncularla etrafa mutsuz mutsuz bakarken gördük. Sonra kayboldu. Halkla İlişkiler notu 0'ın altında olan takımımız, anca maçlara çıkınca kendini yalnız hissetmesin diye övgüler de düzerek resmi siteye haberlerini koydu.
Bunun 2 sonucu oldu. Birincisi Beko Basketbol Ligi'nin dengesi bozuldu. Play off yapacağına kesin olarak inandığım Darüşşafaka Cooper Tires'ın içi boşaltıldı. Ligdeki dengelerle oynandı. Bu tür ilişkilere başka bir yazımda değineceğim.
İkincisi Bora'nın kariyeri ile oynandı. Daçka formasıyla, tanıdığı oyuncularla tanıdığı bir şehirde sezon geçirecekti. Başta söylediğim gibi çok da iyi başlamıştı. Ama Ergin Ataman, oynatmayacağını bile bile onu Efes kadrosuna aldı. Oyuncuya yazık etti. Şimdi onun yerine Daçka'da ABDli oyuncular kariyerini parlatıyor.
04.03.2009
Etiketler:
basketbol,
beko basketbol ligi,
Bora Hun Paçun,
Bora Paçun,
efes,
efes pilsen,
efesliler,
spor
Naumoski Basketbola Geri Döndü
Naumoski basketbola geri dönmüş. İtalya'da Serie C'de çoğu genç çocuklardan kurulu bir takımda, Derthona'da top sektiriyor. Bunu para için yapmadığı kesin. O, bir nesle basketbolu sevdirdi. Efes maçlarını izleyip bira içmezdik. Parka, okul bahçesine gider deliler gibi saatlerce basket oynardık. Efes'in Avrupa kupası maçı varken hala basket oynayanlara da şaşar kalırdık. O gittikten sonra basketbolla da Efes Pilsen'le de ilgilenmeyenlerin sayısı milyonları bulur. Kendi de seviyordu basketbolu. Şimdi ununu eleyip eleğini asmamış. Bir yerlerde tecrübelerini gençlerle paylaşıyor. Bizler Abdi İpekçi'den, kısa dönem de Ayhan Şahenk'ten ona hayran hayran bakardık. İtalyanlar aynı parkedeler. Ne kadar şanslı olduklarının bile farkında olmayabilirler. Petar Naumoski'yi umarım bir gün Efes benchinde tekrar görürüz.
Bu arada fena performans da göstermemiş. Sahaya çıktığı 15 maçta 35,5 dakika oyunda kalmış. İstatistikleri maç başına 30 sayı, 4 sayı pası, 4,8 hava topu.. Çalıştırıcılığını geçtim sahada bile iş bulabilir:)Harun Erdenay bile daha geçen seneye kadar Türkiye'de oynuyordu.Her şey yi hoş da 14 numara yakışmamış. Hayatımızda iki tane 7 numara oldu. Biri TRT'deki eski dizi Diğeri de Petar Naumoski:)
http://efesliler.blogcu.com/naumoski-basketbola-geri-dondu_37530861.html
03.03.2009
Etiketler:
basketbol,
efes,
efes pilsen,
efesliler,
Naumoski,
Petar Naumoski,
spor
12 Mart 2009 Perşembe
Yeni Sezon Hazırlıkları Başlıyor.
Efes Pilsen A milli takım kampında kulunan oyuncularından mahrum bir kadroyla İtalya'ya gitti.
http://efesliler.blogcu.com/yeni-sezon-hazirliklari-basliyor_4055621.html
30.08.2007
http://efesliler.blogcu.com/yeni-sezon-hazirliklari-basliyor_4055621.html
30.08.2007
Efesliler Blogcu'da
efesliler.blogcu.com adresinde yazıyordum ama burası daha eğlenceliymiş.. Blogu önce buraya taşıyacağım. Daha sonra güncellemelere devam ederim. Şöyle başlamıştım bloguma:
"Spor denildiğinde futbol, takım tutmak denildiğinden 3 takımdan birini desteklemek zorunda bırakıldığımız bir ülkede yaşıyoruz. Ama bir avuç genç buna hayır diyor. Biz basketbolla yatıp kalkıyoruz. Efes'i tutuyorum demenin "Marslıyım" demekten daha tuhaf olduğu iklimde basketbolun bu ülkede en büyük takımı olan Efes Pilsen'in peşindeyiz. Abdi İpekçi Spor Salonu'nda bir avuç da olsak takımımızı asla yalnız bırakmıyoruz. Hatta bu sene Polonya’da ve Moskova’da da takımımızın yanındaydık. Efes Pilsen’e dair alternatif bir bilgi kanalı olarak burdayız. Burdayım."
Yayınlanma tarihi: 09.07.2007
http://efesliler.blogcu.com/efesliler_3549011.html
"Spor denildiğinde futbol, takım tutmak denildiğinden 3 takımdan birini desteklemek zorunda bırakıldığımız bir ülkede yaşıyoruz. Ama bir avuç genç buna hayır diyor. Biz basketbolla yatıp kalkıyoruz. Efes'i tutuyorum demenin "Marslıyım" demekten daha tuhaf olduğu iklimde basketbolun bu ülkede en büyük takımı olan Efes Pilsen'in peşindeyiz. Abdi İpekçi Spor Salonu'nda bir avuç da olsak takımımızı asla yalnız bırakmıyoruz. Hatta bu sene Polonya’da ve Moskova’da da takımımızın yanındaydık. Efes Pilsen’e dair alternatif bir bilgi kanalı olarak burdayız. Burdayım."
Yayınlanma tarihi: 09.07.2007
http://efesliler.blogcu.com/efesliler_3549011.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)