fenerbahçe ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2010 Perşembe

2010'un İlk Kupası


Maçtan önce ben de pek çok kişi gibi Fenerbahçe Ülker'i favori görüyordum. Özellikle uzun rotasyonu Avrupa'da bile en iyi 3-4 takım arasında böyle bir rakip karşısında bırakın iyi bir pivotu hiç pivotu olmayan Efes'in şansı azdı. Olumlu yaklaşabilmem için de sadece Olympiakos maçında gördüğüm kısaların uzun eksiğini kapatmak için gösterdiği mücadele vardı. Neticede FB Ülker uzun rotasyonunun ne kadar güçlü olduğu belli oldu. Hatta tüm kadrosu o kadar kalıplıydı ki maç içinde bazen lise takımı gibi kalıyordu Efes'li oyuncular. Ama Efes'in oyuncuları da madem kısayız o zaman daha fazla gayret göstermemiz lazım dediler. Başka hiç bir şey rakibin 29 ribaund 2 top çalma ile oynadığı bir akşamda 37 ribaun 6 top çalmayı izah edemez.

Maça zor yetiştim. O yüzden maç başlarken atmayı planladığım konfetileri maç sonuna saklamak zorunda kaldım. Böylesi belki daha iyi oldu.

Maçın başında oluşan fark ve mutlak FB Ülker üstünlüğü son yıllarda alışamasak da artık yadırgamadığımız FB Ülker maçlarından biri olacak diye düşündürdü. Hatta 3. çeyrek bittiğinde oluşan 62-60'lık skor bile bu düşüncemi değiştirmedi. 3 dakika sonra fark yine 11 olunca da tamam dedim. Ben dedim ama Efesli oyuncular demedi. Tarihi denilebilecek uzun yıllar da hatırlanacak bir geri dönüş oldu. Kupayı kazandık ama nasıl oldu tribünden ben anlamadım. Akşam eve gidince FB TV'den maçın son çeyreğini izlemek de ayrıca keyifliydi.

Herkesi ve mücadelelerini tebrik ederim. Gerçekten harika bir gece geçirdik. Önemli maçlara gelenler evlerine döndü. Şimdi Antalya maçı ile birlikte ben yine salondayım... Herkesi beklerim.. Bu takım her maçta desteği hakediyor.

12 Ekim 2010 Salı

Cumhurbaşkanlığı'na Doğru


Türkiye Kupası maçlarını sayıyorum. Bence sezon asıl şimdi başlıyor. Geçen seneye de böyle başlamıştık. Fotoğraftaki gibi.. Ben de o fotoğraftayım.. Hayatımdaki en keyif aldığım 10 Efes maçından biriydi.

Geçen sene play off döneminde şehir dışına çıktığım için uzun süredir canlı canlı Efes maçı izlemiyorum. O açıdan keyfim yerinde. Gerçi maçın İstanbul'da olması abukluk... Ankara'da veya başka bir şehirde olmalıydı. Kulüpler düzeyinde basketbol maçlarında Türkiye'de zirve yapan bu eşleşmeyi başka şehirlerdeki insanların da izlemesi lazımdı. Özellikle Ankaralı Efesliler'in çok büyük hayal kırıklığına uğradıklarını biliyorum. Maçın D-Smart platformunda olması da ayrıca konuşulması gereken bir şey. Umarım uydudan şifreye girmezler de herkes izler...

Maça gelince favori FB Ülker... Oyun kurucu ve forvet pozisyonunda denklik veya az miktarda Efes üstünlüğü varken uzun pozisyonunda durum malum... Lavrinovic, Kaya, Mirsad, Oğuz ve Vidmar'a karşı sadece Roberts ve Dudley.. Biraz da mecburen Nachbar... Gerçi Kerem Gönlüm'ün oynayıp oynamayacağını bilmiyorum. Olympiakos maçından sonra Cumhurbaşkanlığı'nda oynayıp oynamayacağını sorduğumda, belli olmadığını uğraştıklarını söylemişti. Yarın belli olur oynayıp oynamayacağı..

Yani şu anki uzun rotasyonunda durum çok parlak görünmüyor. Hele Furkan Aldemir'in Efes pota altında topladığı ribaundları gördükten sonra mesele daha rahat anlaşılıyor.. Hatta Olin Edirne'deki Smadjiski bile çok rahattı. Olympiakos maçında da durum farklı değildi aslında. Ama bu maçlarda Efes'in olumlu bir yönü de vardı. Takım, uzun sorununun farkında ve olması gerektiği gibi oynamaya çalışıyor. Yani rakip uzunlara top inmemesi için takdir edilesi bir gayret gösteriyorlardı. Ama bu yarın ne kadar işe yarar göreceğiz..

Her neyse... Yarın salondayız.. Formalar hazır.. Atkı ve şapkamda... Hatta konfetiler de... Yarın ola bayram ola...

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Seri Başlasın

Sene başından beri onca maç oynandı. Yapılan 257 adet maç sadece saha avantajının hangi takımda olacağını belirledi. Sene başında yapılan tahmin bire bir gerçekleşti. Diğer takımlar Efes Pilsen'i nerdeyse hiç bir maçta ve her iki takımı da en azından play off'ta bir kez bile alt edemedi. Zaman zaman çekişme yaşansa da asıl sonuç değişmedi. (Tabi yarı final için Banvit ve BJKCT'nin hakkını yememek lazım. İki takım da 1 maç kazansa asla şaşırmazdım..)

Yeni bir play off finali daha izleyeceğiz belki. Kendi içinde yenilikler heyecanlar olabilir. Ama neticede Efes Pilsen - Ülker finalleri yerini Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker finallerine bıraktı. Aslında gelenek değişmedi.

Efes Pilsen hükümet zoruyla kapatılma baskısı altında. Onun dışında takımda Shumpert ve Kasun'un hafif sakatlıkları var. Yine de takım formda. Aylardır maçlarının çoğunda fark atarak rahat galibiyetler aldı. Nispeten zorlandığı Beşiktaş Cola Turka karşısında bile az farklı galibiyetler almadı.

Fenerbahçe Ülker sakatlıklarla boğuştu sene başıdan beri. Sakatlananlar, iyileşenler, kulüp içi ceza alanlar vs. Şu anda bile sahaya hangi oyuncuların çıkacağını bir çırpıda söyleyemiyorum. Bir de futbol takımının en azından taraftar üzerinde yarattığı tramva var. Bu durumun taraftarı üzerinde yaratacağı etkiyi merak ediyorum.
İlk maçta yokum. 2. maçta salondayım. 4. maçta da eğer uçağımda rötar olmazsa salondayım. eğer 5. maça kalırsa, haftasonu olacağından salonda olurum. 6. maça Allah kerim...

9 Şubat 2010 Salı

Bilet Savaşları Başladı

Özellikle son yıllarda futbol kulüpleri Anadolu takımlarının kendi maçlarında taraftarına son derece fahiş fiyatlarla bilet sattıklarından yakınıyorlardı. Haklı bir serzeniş. Hem tespit doğru. Hem de durum son derece haksız. Bu birinci veri.

Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker karşılaşmalarının marka değeri yüksektir. Hatta ligin kendi değeri ile bile yarışabilir. Sadece Efes Pilsen - Fenerbahçe eşleşmeleri bile ayrıca pazarlansa önemli meblağlara satılabilir. Ben de bir basketbolsever olarak bu eşleşmeye, yani iki Euroleague takımının karşılaşmasına 20 lira veririm. Hatta play off maçı olsa çok daha fazlası verilebilir. Bu da ikinci veri.

Bu iki verinin de geçerliliğinden şüphem yok. Amenna... Ama yukardaki fotoğraf ne oluyor? Fenerbahçe Ülker kendi taraftarına bileti 5 liradan satabilirken Efes tarafına 20 liradan satıyor. Tam 4 katı fiyata. Mesela futbol liginde Manisaspor bu hafta kale arkasını kendi seyircisine 20 lira Fenerbahçe'ye 80 lira yapsa Manisaspor'a edilen küfürler burdan aya yol olurdu. Taraftarın küfrünün dışında Fenerbahçe yönetiminin de bu uygulamalara itirazı çok olmuştu. Ve bence çok haklıydılar. O zaman bu ne perhiz bu ne lahana turşusu...

Ayhan Şahenk'teki ilk maç her iki taraf da 20 lira idi. Bence bu parayı da hakediyordu. Ama futbol maçlarında isyan edilen şeyin kulübün başka bir şubesinde aynen yapılması bana tuhaf geliyor.

Efes Pilsen yönetimi bilet fiyatlarını arttırsa anlarım. Doğru bulmam ama anlarım. Kendi evinde seyirci üstünlüğünü Fenerbahçe'ye kaptırmamak için yapmış olur. Yanlış olsa da kendi içinde bir mantığı olur. Neticede sadece finaldeki Fenerbahçe Ülker ile karşılaşmasını düşünerek Abdi İpekçi'yi bırakıp dandik bir salon olan Ayhan Şahenk'e taşınmış bir takım Efes Pilsen. Ama Fenerbahçe'nin bu davranışında hamasetin dışında anlaşılabilir bir yan bulamıyorum. Neticede Efes tarafını bedava da yapsan gelecek kişi çok değişmez. Şimdi bizim gibi maça gelecek azınlığa haksızlık edilmiş olacak.

17 Kasım 2009 Salı

3 Mübareklerin Basketbola Katkısı

Spor Sergi'de birbirini yenip saha dışında kavga etmenin basketbol olduğu dönemleri aşmıştık. Ülker'le zaman zaman sıkıcı ama güzel bir rekabet yaşanmıştı. Rahatça gider maç izlerdik. Futbol dünyası basketbola geri döndü. En büyük zevkimiz basketbolun içine ettiler. Peki bu halt edenlere verilebilecek en fazla ceza ne kadar? 5 önemsiz maçın seyircisiz oynanması.. Daha 5 ay önceki rezalete adeta teşvik edici ceza/ödül karışımı bir şey verince bundan sonra sporculardan birinin bıçaklanmaması durumunda 5 maçlık cezadan daha yukarsı yok.

İşte FBJKGS'nin Türk basketboluna katkısı.. Daha fazlası değil...











8 Kasım 2009 Pazar

Tanjevic Sen Bizim Her Şeyimizsin

Önceden planlanmış bir şey değildi. "Tanjevic İstifa" diye bağırdık. Kimden çıktı fikir bilmiyorum. Kendiliğinden gerçekleşti. Fenerliler de katıldı bize Bazı yerlerde bizim Fenerliler'e destek verdiğimizi yazmışlar. Hayır. Biz başlattık. :)Sonra yine ortak akıl devreye girdi. "Tanjevic sen bizim her şeyimizsin" başladı. Yalan yok.. Gayet komikti. Hala yazarken gülümsemeden edemiyorum. Maçın sonunda "Zavallı Fener beter ol beter" tezahüratı ve maç bitmeden ayrılan Fenerlilere "şişştt şişştt nereye?" bize edilen küfürlere cevaptı. Normalde rakiple atışılmaz.

Saat 1'de salonun önündeydik. Biz beklerken küçük bir grup Fenerbahçeli yanımıza gelip küfürlü tezahürat yapıp durdular. Muhatap Galatasaray, Beşiktaş, Sabri Sarıoğlu ve Cem Garipoğlu'ydu. Alan genişçe bir oda olduğundan kafamız şişti. Ayhan Şahenk'in ilkelliği güzel muhabbete de vesile oluyor. Oyuncular taraftarla aynı yerden ama yan kapıdan içeri giriyor. Smith ile Kasun geldi. Nachbar'la Rako... Shumpert'la Thornton.. Ermal tekti.. Ender Ömer Aşık'la kolkola girdi içeri. Varmış bi samimiyetleri.

Maçın ilk yarısı ne kadar kısır zevksizse 2. yarısı da o kadar zevkliydi. 3. çeyrekte karşılıklı mücadele varken Efes'in son çeyrekte vurup geçmesi, Nachbar'ın artık devreye girmesi, giren dış şutlar, Sinan'ın her Fenerbahçe Ülker maçındaki klasik oyunu, ön alan baskısı hepsi keyifliydi. İlk yarında Efes Pilsen'in hiç üçlük atmamış olması, fenerbahçe'nin ise sadece 1 üçlüğünün olması da ilginç bir ayrıntıydı.

Maç Ergin Ataman'ın 4 kısa tercihi nedeniyle gidebilirdi aslında. Bir kaç kırılma anında Fenerbahçe Ülker'liler kritik dış atışları sokamadılar. Kasun maçın başında, Ermal ortalarında biraz göründü. Onun dışında takım Kaya'nın üstüne kalmış durumda. Bunun cezasını da bir kaç pozisyonda gördüler. Yanılmıyorsam 2 pozisyonda kaçan serbest atış üçlük olarak geri döndü. Tribünde FB Ülker'in 2. serbet atışları inşallah girer diye dua edenler vardı. Çünkü ribaundu kaybetme ihtimali daha yüksekti.

Ergin Ataman bu kumarı oynadı. Ribaud zaafiyetini riske etti ve kazandı. Kazanan haklıdır.
Maçta dangalağın biri getirdiği Galatasaray formasını açıp Fenerbahçeliler'e gösterdi. Ben bunu anlamıyorum. 2 hafta sonra Efes - GSCC maçında ne yapacak acaba?

Bugün Sinan Güler'in doğumgünüydü. Efesliler'den bir arkadaşımızın da doğumgünüydü. Maçtan sonra kutladık. Üzerinde pota ve basketbolcular olan bir pasta kestik. Oyunculara da ikram ettik. Çok hoşlarına gitti. Kasun ve Gricek kankaymış. Efesli oyuncuların dışında Gricek de yedi. Afiyet olsun..
Bir de televizyon gösterdi mi bilmiyorum ama Oktay Mahmuti de salondaydı. Hem de Fenerbahçe Ülker söylentilerinin çıktığı bir dönemde..

16 Ekim 2009 Cuma

Şampiyonluk Bizim Kupa Bizim Diğer Kupa da Bizim

Ergin Ataman'ın dediği gibi Türkiye'nin en iyi takımının kim olduğunu herkes gördü. Sezonun 3 kupasını da kazanmış olduk.

Benim bildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Türkiye Ligi ve Türkiye Kupası olmak üzere iki farklı organizasyonun şampiyonları karşılarşır. Fenerbahçe Ülker kupaya play off finalisti olarak katıldığına göre Efes Pilsen diğer organizasyon olan Türkiye Kupası'nın şampiyonu olarak katılmış oldu. Bu bence abukluktur.

Maça İstanbul'dan otobüsle 27-28 kişi olarak gittik. Maçtan önce maske sürprizimizin yine bizim hatamız sonucu basına sızmasının üzüntüsü vardı. Biz de ikinci bir hamle yapıp Kambala maskeleri yaptırdık. Özellikle Kambala maskeleri o kadar aceleye geldi ki sadece basılı hali vardı. Gözlerini falan otobüste biz kestik. Kerem maskelerinin de sadece lastik takma işini biz yaptık. Az önce Hürriyet'e bakıyordum. Şöyle bir haber yazmışlar. Haberin maskelerle alakalı kısmı külliyen yalan. Efes Pilsen yönetiminin maske ile hiç bir alakası yok. Onlar da basından öğrenmiş. Maç sabahı Ziya abi gelip maske meselesinin doğru olup olmadığını sordu. Yapmasak iyi olur dedi. Biz salonda maç öncesi hala Kerem Gönlüm maskelerinin lastiklerini hazırlarken Çetin Çeki'den maske işini iptal etmemiz ricası geldi. Rakibin pankartlarının da açılmasına izin verilmediğini söyledileri. Önce makul geldi. Madem pankart yok biz de uyarız diye düşündük. Ama FB Ülker tribünlerinden muhtelif pankartlar açılınca biz de kaldırdığımız Kerem maskelerini çıkardık. İndirin uyarısı geldi. Tamam dedik. Maçın ilerleyen zamanlarında FB Ülker tarafından başka pankartlar açılınca Kambala maskelerini meydana çıkardık. Diğer pankartklarımız şöyleydi: "Yuvana hoşgeldin Kuqo" "Kerem Gönlüm'üzde" "Şampiyonluk Bizim Kupa Bizim"

Otobüs yolculuğu zevkliydi ama şoförümüz çok yavaştı. Ankara'ya varmamız da Ankara'dan dönmemiz de normalin üzerinde zaman aldı.
Maç sabahı kulüpte koşuşturmaca olduğunu Ermal'in belgelerinin maça yetiştirilmeye çalışıldığını, hatta ne olur ne olmaz diye acilen yaptırılan formasının da bir arabayla sabahtan yola çıkarıldığını öğrenmiştim. Ama Ermal'in sahada olacağına dair bilgimiz yoktu. Salona girdiğimizde ilk sürpriz Ermal'i sahada ısınırken görmemiz oldu. Böylece pankart işe yaramış oldu. Salonda olur mu dediğimiz Ermal'in sahada olmasına herkes çok sevindi.

Maçta sıkıntı yoktu. Gergin bir ortam olsa da birlikte içeri girdiğimiz Fenerlilerle hiç bir sıkıntı yaşamadık. Salonda da küfür çok az oldu. Tabi bazı elemanların uzaktan sizi bitiricez tarzı parmak sallamalarının üzerinde durmuyorum. Hangi gençlik kulübünün maçına gitsek başımıza gelen şeyler.

Ankaralı Efesliler İstanbullular'dan aşağı değildir. İyi bir organizasyon yapılmış. Salonda kaydadeğer bir topluluk vardı. Ankaralı Efesliler'e teşekkür ediyorum.

Maça ilişkin yazılabilecek çok şey var. Ama harika bir gün geçirdik. Sabahın 5'inde eve varabildiğim için kendime tam gelemedim. Sesimi de Ankara'da bıraktım. Zaman geçtikçe yazarım. Belki maçı da değerlendiririm.
Aşağıdaki fotoğrafta ben de varım. Ama maskeliler arasındayım. Görünce paylaşayım dedim.

23 Haziran 2009 Salı

Euroleague 2010 Takımları Belli Oldu.

Euroleague 2009-10 sezonundan mücadele edecek takımların büyük çoğunluğu belli oldu. Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda yer alacak 22 takım şöyle oluştu:
Kalan 2 takım ise aşağıdaki takımların oynayacakları ön eleme maçlarından sonra belli olacak.

Gruplar ise temmuzun 8'inde yapılacak kura çekimiyle belirlenecekmiş. Hem Efes Pilsen'e hem de Fenerbahçe Ülker'e şimdiden başarılar.

18 Haziran 2009 Perşembe

Torino, Aris, Fenerbahçe Ülker ve Ceza

5. maçta olan olaylardan sonra verilen cezalar ceza beklentisini oldukça düşürdü. Yine de tarihi bir veri vereyim. 1993'te Torino'daki Aris maçında da bu maçta olduğu gibi linç girişimi olmuştu. Ama Aris maçında saldıranların sayısı daha fazlaydı. Efesli oyuncular soyunma odasına kaçtıktan sonra Fenerbahçeliler tüm sahayı kısa süreliğine ele geçirdiklerindeki kadar Arisli Efesliler'e saldırmıştı. O olay üzerine verilen ceza Avrupa Kupaları'ndan 2 yıl mendi. Daha sonra ceza 1 yıla indirilmişti.

Türkiye Basketbol Federasyonu'dan Fenerbahçe ile ilgili adil bir ceza beklemiyorum. Verilecek cezaların adil olması için Fiba ile kıyas etmek gerekir. Biz ancak 5.maçta çıkan olaylara verilen cezalarla kıyas edebileceğiz. Dolayısıyla Türk sporu ve basketbol adına hayal kırıklığı yaşamamak için beklentileri düşük tutmak lazım.

Aris - Fener Elele Hep Beraber Tribüne: 2. Torino Faciası

16 mart 1993'te Torino'da Kulüpler Kupası finalinin bitimiyle Yunanlar Efes Pilsenliler'e saldırmışlardı. Aradan 16 yıldan fazla geçti. Efes Pilsen düşmanlığı değişmedi. 17 Haziran 2009 tarihinde yaşananlar hiç bir zaman unutulmayacak. Efes Pilsen şerefli mücadelesine devam ediyor. Düşmanların adı, milliyeti değişmiş; zihniyet baki kalmış.

1993'te sahada olanlardan Ufuk Sarıca kenardaydı. O zaman da Yunanlara karşı iyi direnmişti. Eline ne geçtiyse kendini korumak için fırlatmıştı. Sandalye attığını hatırlıyorum. Fenerlilere de aynı şekilde direndi. Kaya'ya ve Ergin Ataman'a saldıran göbekli kırmızı tişörtlü evrimini tamamlayamamış yaratığın kafasında patlattı su şişesini. Saldırı görüntülerini yavaş çekimde izlerken farkedince tarih tekerrür etti demekten kendimi alamadım.
İpekçi'de şampiyonluk iyi oldu. Yeni hedef Ataşehir'de şampiyonluk..

17 Haziran 2009 Çarşamba

Efes Pilsen Seve Seve Şampiyon

Yüzlerce şerefsizin aynı ortamda toplanması çok karşılaşılan bir durum değildir. Ama azmedince bir araya gelebiliyormuş. Rakip oyunculara, teknik yönetime, yöneticilere, bir avuç Efesliler'e saldıranların bila istisna hepsi için şeref sadece eski bir futbolcu ismidir. Hepiniz orospu çocuğusunuz diye bağırıyorlardı Efeslilere. Takımlarını desteklemeye gelen Efesliler ve Efes kulübüne dahil olmak mıdır orospu çocukluğu; yoksa Türk polisine saldırmak, Ergin Ataman'ın kızlarını korku dolu gözlerle şaşkın şaşkın etrafına baktırmak, takımını desteklemeye gelenleri ve sporcuları linç etmeye çalışmak mıdır orospu çocukluğu? Ben soruyorum. Cevap da vermiyorum. Fenerbahçe Ülker organizasyonunun; rakip taraftarı ve oyuncuları hedef gösteren Nedim Karabaş ve arkadaşlarının; önceki maçta çıkan olaylardan tırsan ve ceza veremeyen -var olup olmadığı belli olmayan- TBF'nin Türk basketboluna armağanıdır maç sonu görüntüleri.

13 oldu. 2 avans 4'te biter. Bunu sadece Efes yapabilir.

33 yılda 13 şampiyonluk... Ligin efendisi kimmiş herkes bir kez daha anladı. İtaat edin kurtulun!

Açıklamaya Bak Hizaya Gel

"Benim taraftarlarımızdan beklentim: Efes Pilsen taraftarları ne yaparsa yapsın bizim taraftarımızın onlara cevap vermemeleri."
Nedim KARAKAŞ

Vay vay vay... Biz neymişiz de haberimiz yokmuş. Yakarız ulan bu gezegeni:)

Küfür yiyen biz. Tehdit edilen biz. Kafasına su şisesi (dolu olarak) yiyen biz. Ama uyarılması gereken de biz.

Çene ishali diyorum. Başka da bir şey demiyorum.

6. Maçın Hakemleri Belli Olmuş

Seri hakemleri öğütüyordu. Ama maçlara verecek üst düzey hakem kalmayınca eskilere dönmüşler. Recep Ankaralı, Engin Kennerman ve Murat Biricik 6. maçı yönetecek.

Recep Ankaralı 4. maçta çok fazla ve her temasa faul çalarak oyunu akışını, zevkini bozmuştu. Bu maç için emniyet sübabı vazifesi görmesi isteniyordur belki. Efes Pilsen'in hakemlerden şikayetçi olduğu maçlardan 2 hakem, (Engin Kennerman'a 2. maçta ben de çok sinirlenmiştim. Ama maçı efes hakemlerden değil koçundan dolayı kaybetti.) Fenerbahçe Ülker'in şikayetçi olduğu maçlardan ise 1 hakem alınmış. Hadi komplo teorisine..
Kaynak: Şimdilik Turkbasket

16 Haziran 2009 Salı

5. Maçın Cezaları Belli Oldu

Disiplin Kurulu toplanmış. 6. maçtaki olaylarla ilgili kararını açıklamış.

Cezalar şöyle:

Para cezası: 22.500 (Sorun değil. Efeslilerin 110 TL'lik maç biletlerinden zaten karşılanacak.)

Rasim Başak: 6 maç müsabakalardan men

Peki ötesi:

Hakemlere küfür eden Mirsad Türkcan: Yanaklarından iki öpücük.

Hakeme hakaret edip arkasından iten Bogdan Tanjevic : Babacan bir tavırla sırt sıvazlama (Ne de olsa milli takım koçu)

(4. maçta) Hakem odasının önünde bekleyip hakemlere bağırıp çağıran, (5. maçta) koridorda Ergin Ataman'a hakaret eden Aziz Yıldırım: İçten tebessüm

"Bu federasyonu biz nasıl getirdiysek, aynen indirmesini ve göndermesini de biliriz.. İnsanın sabrını zorlamasınlar." diyen Murat Özaydınlı'ya ceza mı? Güldürmeyin adamı. Federasyon hakkında konuştuğu için ceza almak Ergin Ataman'a mahsustur. Sadece Ergin Ataman federasyonu rencide edebilir.

Çene ishaline tutulan Nedim Karakaş, Remzi Dilli ve Mahmut Uslu ile ilgili ceza Murat Özaydın'la eş değerdedir.
Yani ihale zavallı Rasim Başak'a kaldı..

15 Haziran 2009 Pazartesi

Efes Tarafı 110 lira

6. maç, Efes Pilsen tarafı tam 110 lira. O da gişeden satılacakmış. Türkiye'de ABD milli takımı ile oynanan maçlarda saha içi biletleri yanılmıyorsam bu kadardı. Resmi maçlar açısından düşünürsek Türkiye basketbol tarihinin en pahalı basketbol maçı bileti. Anlaşılan kılıçlar çekilmiş.

Bir Kurala Bakış: Sportmenlik Dışı Faul

FİBA Oyun Kuralları 2008 - FİBA Yorumları:

Madde 36: "Topun dışarıdan oyuna sokulması sırasında, top, hakemin ellerindeyken veya topu oyuna sokacak oyuncunun ellerinden çıkarken, sahadaki bir oyuncuyla, topu oyuna sokan takımın sahadaki bir oyuncusu arasında bir temas oluşursa, bir faul çalınacak ve bu sportmenlik dışı faul olarak değerlendirilecektir."

Ben TBF'nin sitesinden indirebiliyorum. Ya takımlarımız?

14 Haziran 2009 Pazar

İlk Kez Kazananı Bildim. Seri 3-2


Önceki 4 maçın tamamının tahmininde yanılmıştım. Bu maç için favorim Efes olsa da tahminde bulunmaya çekiniyordum açıkçası. Tersi çıkmasın uğuru yaptım kendimce.

Maç hakkında daha konuşuruz. Öncelikle FB Ülker'e kendi evinde oynadığı 2 maçı kaybettikten sonra durumu 3-2'ye getirecek Türkiye'de başka hiç bir takım yok. Bunu sadece Efes Pilsen başarabilirdi. Takımımla gurur duyuyorum.

Ergin Ataman'ı beğenirim. PTT'de, Pınar Karşıyaka'da, Örs'ün gönderilmesinden sonra Efes'te, Siena'daki performansına büyük saygı duyuyorum. Ancak bu final serisinde yanlış oyuncu seçimleriyle beni bezdirdi. Ama daha da önemlisi ağız ishaline düşmüş gibi gereğinden fazla saldırgan açıklamaları beni bile rahatsız etti. Yaptığı iş kadar maç sonralarındaki halleriyle de saygıyı haketmeli.

Fenerbahçe Ülker 3-2 geride ama kaybettiği maçlardaki oyun karakteri ile seriyi buraya geldikten sonra bile çevirebilecek bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi. Efes Pilsen'li oyuncular şampiyon olduk artık havasına girerlerse ne olduğunu bile anlayamazlar.

Son bir laf da Rasim Başak'a... Normal sezon ikinci maçından beri onun salonda olduğu maçlardan hiç hazzetmiyorum. Artık hakettiğini almalı. Ama kulübün başkanı devre arasında hakemlerin odasını basıyorsa oyuncusu ne yapmaz...

Doğmamış Çocuğa Mektup


Ajansspor 5. maçı çoktan oynatmış bile. Belki uyanırlar da kaybolur diye görüntüsü yukarda. Haber de burda

13 Haziran 2009 Cumartesi

Efes Pilsen ve Dış Atışlar

İlk maçın bitiminde, yaşadığım hayal kırıklığından sonra ilk söylediğim şey dış şut sokabildiğimiz takdirde maç kazanabilecek olduğumuzdu. 24'te 4 üçlük vardı ilk maçta. Yani kaçan 20 üç sayılık atış.. İkinci maçta da sadece 4 tane üçlük sokabilmişti Efes. (İkinci maçın kaybedilmesinde maç yazısında da belirttiğim başka nedenler olsa da çok önemli bir faktördü)

Bu iki maçtan sonra Efes Pilsenli oyuncular dış şut sokmaya başladı. Açıkçası öyle alışmıştım ki atamamalarına ben de şaşırıyordum şutlar girdikçe.

3. maçta Efes 7 tane üçlük soktu. Yani 3. maçta ilk iki maçtan 3 fazla. Zaten ilk 2 maçı 2, 3 sayı farkla kazandığını düşününce, 7 farkla kazanılan maçtaki bu fazladan 9 sayının değeri daha iyi anlaşılır.

4. maçta Efes'in atttığı üçlük sayısı 9 oldu. Hem de pek çoğu maçı ikinci bölümünde ve FB Ülker'in Efes'i yakalamasına ramak kaldığı dönemlerde geldi. Fark da 9'a çıktı.

Bakalım 5. maçta Efes Pilsen'in dış şut performansı nasıl olacak?

11 Haziran 2009 Perşembe

Yine Yanıldım: 2-2

Seride 4 maç oynandı. 4. kez kazanan takımı bilemedim.

Efes'in maça çıkışındaki rahatlık açıkçası beni rahatsız etti. Salonda çok maç izledim. Ortalama bir normal sezon maçına çıkar gibiydiler. Maç da genelde öyle geçti.. Efes normal sezon maçlarında dönem dönem zorlanır. Ama bilirim ki biraz kendini sıktığında kazanır. İlk 3 maçın aksine maç böyle geçti. Efes rahat kazandı. Fenerbahçe Ülker çok savruktu. Yine de nerdeyse tüm maç boyunca, bir kaç üçlükle geri dönebilecekmiş gibiydi.

Maçın en gözüme batan isimleri hakemlerdi. Ankaralı belli ki sertliğe izin vermeyeceğiz demiş. Çok fazla maçın içine girdiler. Oyunun üstüne çıktılar. Her müdahale faul.. Oyunun devamlılığı zedelendi. Kaliteli olmasa da zevkli olacak maçı duraklata duraklata oynattılar. Ama maçı hakemler mi alıp verdi? Bence alakası yok. Ergin Ataman'ın sızlanması da Mahmut Uslu'nun tehditleri de bence ayıp örtmek içindi. Hata yapan hakeme sarıldı.

Maçtan sonra olaylar oldu. Efesliler'e saldırdılar. Arkadaşları aradım. Kız arkadaşlardan birine cisim gelmiş. Futbol taraftarı bu malesef... 2. maçta Efesliler'e destek veren Derbentliler de FB Ülkerli oyunculara atmışlardı. Ama araya girdik. Çok fazla şey atılmasını engellemeye çalıştık. Başarılı da olduk. 4. maçtaki gibi işlerin çığrından çıkmasını engelledik. Bunlar çok fazla insanı basketbol sahalarından soğutan şeyler... Şimdi merak ettiğim şey şu: Fenerasyon pankartından dolayı Efes Pilsen'e uyarı verildi. Bu olayların cezası ne olacak?

Sıra geldi 5. maça.. Tahmin yapmaya korkuyorum. İstanbul'da olmayı da çok istiyorum...