13 Mart 2009 Cuma

17 ekim 2007 FB Ülker maçı ön analizi

Bu maçta saha dışı faktörlere dikkat edilmeli. Efesliler maçı hemen saha kenarında izleyecek. Ömer Onan'ın Nicholas'a yaptıklarına yapacaklarına dikkat edin. Sürekli çekerek, iterek yaptığı faullü ve ancak hoşgörülen savunmaya hakemler Euroleague hakemi gibi davranırsa Ömer çabuk faul sorununa girecektir. Ama her zaman olduğu gibi muamele edilirse Drew'in oyunu bozulacaktır. O kadar müsamahadan sonra verilen 1 tane faule Ömer aşırı tepki verecek seyirciler de provoke edilecektir.

Vidmar Tanjevic'in bombası. Onun sahada olduğu dakikalar bizim için çok değerli. Israrla onun üstünden hücum edilmeli. Savunmadayken de dış şut deneteceğimize topun olan inmesi sağlanmalı. Oyun ne kadar Vidmar'ın çevresindeyse o kadar avantajlıyız demektir.

3lükler yine maçın kaderini belirleyecektir. Yapılan onca savunmaya karşın İbrahim ve Mrsic'in 3lükleri tüm düzenimizi bozuyor. Hadi bunları engelleyemedik. Buna Mirsad'ın katılmasını engellemeliyiz. Kerem oyundayken pek dışarı çıkamıyor. O yüzden Mirsad'ı mümkün oldukça Hutson'la tutmalıyız. Top ona dışarı verildiğinde uzun oyuncumuz yoksa kısalar rahatsız edici koşular yapmalı. Oyak maçında Oğuz Savaş'ın da 3lük veya yüksek posttan şut atabildiğini gördüm. Cumhurbaşkanlığı'nda pek kullanmamıştı ama en azından orta mesafeli şut tehlikesi olan bir uzun. Top pota altındayken uzunlarımız rakibe üstün ancak topla dışarda buluştuklarında Hutson dışında hareketli uzunumuz yok. Dışardan şut sokabilen uzunumuz nerdeyse hiç yok.

Uzunlara yüksekten top indiremediğimizde şuttan ziyade içeri dalmayı denemeliyiz. Geçen senenin aksine artık daha çok penetre eden bir takımız. İçeri daldığımızda turnike bulabiliyoruz. Ya da Ankara'daki maçta olduğu gibi yardıma gelen FBÜlüler sayesinde uzunlarımız boş pozisyonda yakın mesafeden topu potaya bırakabiliyoruz. Ender'in ve ikinci yarıda zaman zaman Nicholas'ın etkili olduğu dönemlerde bu iki oyunu da çok sıklıkla uyguladık ve kolay sayı bulduk.

Maç başında konsantrasyon eksikliğine düşmememiz gerekiyor. Maçın büyük kısmını geride götürmenin fiziki ve psikolojik etkileri tüm maç boyunca performansımızı etkiliyor. Uğraşıp geri döndüğümüzde ise ya tekrar geri düşersek stresi yaşanıyor. Zaten son maçların hayaleti başımızda.

Ne söylersek söyleyelim işe yaramayacak şey ise serbest atışlar. NBA'de charity line derler serbest atış çizgisine. Charity iyilik, yardım, hayır işi gibi anlamlar taşır. Savunma olmadan kolay sayı imkanıdır. Umarım yüzdemizi yükseltiriz.

http://efesliler.blogcu.com/17-ekim-2007-fb-ulker-maci-on-analizi_4374451.html

15.10.2007

14 ekim 2007 @ Kepez (BBL)

Maçın istatistikleri yayınlandı. 1,5 gün sonra yayınlanmış olması tam anlamıyla rezalet. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kaybetmemizin asıl nedeni dış şutlarda yeterince iyi olmamamızdı. Her şeye rağmen kazanabilecekken kaybetmemizin nedeni ise serbest atışlardaki düşük yüzdemizdi. Kepez maçına bakıyorum. %64 ile serbest atış kullanmışız ki %75'in altındaki her oran düşüktür. Üçlüklerde de durum geçen maç gibi. 10'da 3 ile %30 oranımız var. Rakip Kepez iken bu yüzdeler olmasına rağmen içeri dalmalarla ve hızlı hücumlarla hedefe ulaşırsın. Ama zirveye oynayan takımlara karşı kazanamazsın. Nicholas 12 asist yapmış Wright ise 0. Bu işe çözüm bulmak lazım. Nicholas'ın takımda kalması bu senenin en iyi transferi olmuş. Yeni oyunculardan da Hutson harika performansıyla göz dolduruyor. Woods ise ikinci derecede hayal kırıklığı olmaya devam ediyor. Boyu sayesinde kollarına takılan ribaundlar olmasa hiç bir varlık göstermemiş diyeceğiz.

http://efesliler.blogcu.com/14-ekim-2007-kepez-bbl_4371196.html
14.10.2007

Minnesota maçı..

Engin Özerhun'dan Minnesota maçının arka planına dair bazı bilgiler öğrendim. Bir daha NBA takımı getirmek istemediğini söyledi. Çok uğraştırmışlar. Bitmez tükenmez istekleri varmış. Her şey için kesin kurallar, fazlasıyla profesyonel tavırlar bitmeyen istekler bıktırmış. 3 gün boyunca maç öncesi oyuncuların tanıtımı için uğraşmışlar. Bir o kadar da televizyonda verilecek bilgilerin grafikleri için uğraştırmışlar. Tutturmuşlar kapılar 18:30'da açılacak diye. Bizimkiler iftar saati diye istememişler. Sonuçta biraz daha geç açılmış kapılar. Çok fazla yemek yiyorlarmış. Hem de Çırağan'da yiyince bayağı batırmış masrafları. Murat Murathanoğlu da ömrümden ömür gitti diyormuş. 1 haftadır adamı esir etmişler. Oyuncular tanıtılırken birisi de elinde kronometre isimleri ne kadar sürede okuduğuna bakıyormuş. Uzun okuyunca uyarıyormuş.

Ayrıca öğrendim ki Euroleague yönetim kurulunda yer alan 5 kulüpten biri Efes Pilsen'miş. Gurur duydum. Engin Özerhun İspanya'da yönetim kuruluna katılmış. Real Madrid Toronto Raptors maçını izlemiş. Kerem Tunçeri ilk 5 başlamasına rağmen pek iyi oynayamamış.

http://efesliler.blogcu.com/minnesota-maci_4362064.html
13.10.2007

Cumhurbaşkanlığı Kupası 10 Ekim 2007

Maçtan şimdi çıktım. Salonun 4'te birinde Efes taraftarı vardı. İkinci yarıda harka tezahürat yaptık. Nicholas'ın biraz silkinmesiyle takım maça asıldı. Wright hiç bir şey yapmadı. Serkan da öyle. Woods nerdeyim ben der gibiydi. Ama boyu sayesinde bir kaç olumlu hareket yaptı. Bu 3 önemli pozisyondaki oyuncularımız pozitifi bırakın negatif etki etmelerine rağmen maça tekrar ortak olduk. Ender kendine gelmiş. En azından Efes'ten giden Ender değil.

Maç başındaki konsantrasyon eksikliği yüzünden geri düştük. Başlarda oyuna kafalarını verememiş gibiydiler. Sonra asıldık. Öne geçtik. Ama hücum edemediğimiz için FB Ülker geri geldi. Ömer Onan tüm maç boyunca Nicholas'ı çekiştirdi, itti durdu. Top ondaolmadığında da bu böyleydi. Hakem son ana kadar hoş gördü. Maç sonuna doğru faulü verince o kadar şaşırdı o kadar şaşırdı ki şaşmalara doyamadı. Ağzından bi küfür çıktı. Hakeme küfredince bir de teknik faul aldı. Ayrıca hakemlerden biri geldi Ermal'a otur yerine son kez uyarıyorum. Yoksa teknik faul çalarım dedi. Adamın morali bozuldu. Daha sonra oyuna girdi. Yaptığı bir hata üzerine Blatt'in çok sert uyarısıyla kenara alındı. Morali daha da bozuldu.

Maçı kaybetmemizin ana nedeni olmasa da herşeye rağmen kazanabilmemizi engelleyen faktör faul atışları oldu. Kaç atış kaçırdığımızı bilmeden yazdıyorum. Ama çok da kritik olmayan anlarda bol bol kaçırdığımız serbest atışlar gayret gösterip kafa kafaya geldiğimiz anlarda keşke dedirtti.
Takıma wright'ın pek bir katkı sağlayamayacağı şimdiden görünüyor. Hutson ve Gregory iyi transferler olmuş. Woods'a hala biraz şans veriyorum. Serkan'daki sorun ne bilmiyorum.
Ankara'da keşke İstanbul'da da olsa dedirten cinsten bir taraftar topluluğumuz vardı. Ben de ikinci yarıda amigoluğa soyudum. Ama amlamışım. Belime giren ağrı yüzünden son 5 dakikada hiç bir şey yapamadım.

Devre arasında oyuncular ellerinde ufak basketbol toplarıyla geldiler. tribünlere gönderdiler. Kerem Gönlüm ise doğrudan bana yöneldi ve topu bana verdi. Güzel bir anı olacak.
Takım, Wright, Woods ve Serkan'ın nerdeyse hiç bir katkı sağlamamasına rağmen inançlarını kaybetmedi. Geçen sene olmayan bir kardeşlik, arkadaşlık ortamı var gibi geldi. Ama Serkan'da ne var bilmiyorum. Kenarda, suratı geçen sene Haislip'in suratı gibiydi. Bir mutsuzluğu ya da halinden memnuniyetsizliği var. İsteksiz oynadı demiyorum. Bir şeyler yapmaya çalıştı. Ama oyundayken de kenardayken de suratının şekli hiç hoşuma gitmedi.

http://efesliler.blogcu.com/cumhurbaskanligi-kupasi-10-ekim-2007_4350902.html
10.10.2007

Mark Jackson Olympiakos'ta

Olympiakos eski oyuncumuz Mark Jackson ile anlaşmış. Bu adam bize geldiğinde takım baştan aşağı değişmişti. Bu değişimden Yeni Sezon Yeni Oyuncular yazımda bahsetmiştim. O sene gelen yabancılardan biri de Mark Jackson'dı. Efes 7 maç dayanabilmişti ona. Takımdan gönderildi. Sonra NBA'de gördük adını. Hem de iyi süreler alarak iyi istatistikler tutturarak. NBA istatistiklerinin zirvesinde olduğu dönemlerde bir röportajını okumuştum. Türkiye'de iyi para kazandığını, çok genç olduğu bu dönemi hem kariyeri açısından hem de maddi olarak iyi değerlendirdiğini söylüyordu.

Madem konuyu o dönemden açtım, devam edeyim. Mark Jackson gönderilince bir süre yeni yabancı getirilmedi. Ama bir Galatasaray maçında bizim uzunlar Benjamin Handlogten ve Quadre Lollis karşısında ezilip maçı da kaybedince yeni bir uzun aramışlardı. Pek kimse hatırlamaz Stephen Howard diye bir adam getirilmişti. 1 maç oynadı nedendir bilmiyorum o maçtan sonra gönderildi. Sezonun ortasında kaliteli bir başka yabancı uzun bulunamadığından Rickie O'neil Winslow alındı. Yaşı asgari 23-24 olanlar onu yıllarca oynadığı PTT'den hatırlayabilirler. Yamulmuyorsam sezonun ilk kısmında herhangi bir takımla anlaşamadığından boş durumdaydı. O Mark Jackson'dan daha iyi performans göstermedi aslında. Ama sezona onunla devam edildi. Ve Efes Pilsen'in ilk Final 4 posterine de girdi. 2000 Final 4'undaki Rickie O'neil Winslow'un hikayesi böyle gelişmiştir.

http://efesliler.blogcu.com/mark-jackson-olympiakos-ta_4341287.html
09.10.2007

12 Mart 2009 Perşembe

Efes Pilsen Daçka'yı da Ezdi Geçti

İlk 2 günün mağlubiyeti ve galibiyet olmayan karşılaşmada Efes Pilsen'imiz ilk yarısını 46-32 önde kapattığı maçta ikinci yarıda rakibini sürklase ederek maçtan 34 sayı farkla galip ayrıldı: 92-58. Sadece 16 saat arayla maç yapmak zorunda bırakılan takımımız buna rağmen harika bir performans gösterdi ve 2007-08 sezonu için ümit verdi. Kenny Gregory 19 sayı ile takımımızın en değerli oyuncusu olurken Pınar Karşıyaka maçında beklenen oyunu sergileyemeyen Loren Woods maçı 18 sayıyla tamamladı.

Maça Efes Pilsen Ender, Woods ve Mustafa’nın bulduğu basketlerle başlarken, Darüşşafaka bu sayılara Melih ve Hamilton ile cevap verdi. Maçın 4. dakikası 10-4 Efes Pilsen üstünlüğünde geçilirken lacivert beyazlılar Hutson’ın ile skor üretti. Hakan’ın basketleri ile hücumda iyi organize olan Darüşşafaka rakibinin farkı açmasına izin vermedi ve ilk periyodu Efes Pilsen 22-18 önde tamamladı. İkinci periyoda 2 takım da karşılıklı basketlerle başladı. Gregory’in 3 sayılık basketinin ardından pota altında Kerem, dışardan da Nicholas ile skor bulan Efes Pilsen 15. dakikayı 10 sayı farkla 32-22 üstün geçti. 6 dakika boyunca potasında sadece 4 sayı gören lacivert beyazlılar Ermal ve Hutson ile etkili oldu. Farkı eritmeye çalışan Darüşşafaka Mesut ve Barış ile basketler buldu. Nicholas-Woods ikilisini durdurmakta zorlanan yeşil siyahlıların boyalı alan içerisindeki savunma zaaflarını iyi değerlendiren Efes Pilsen ilk yarıyı 46-32 önde tamamladı.

İlk 2 maçın suskun ismi Loren Woods, 10 sayı ile maçın ilk yarısının en skorer oyuncusu durumunda. Ayrıca 2'si hücum olmak üzere 5 ribaunt aldı, 2 asist yaptı. Bu istatistikleri 10.39 dakikada gerçekleştirdi. Ve daha ilginci bu sayıya hiç atış kaçırmadan %100 isabetle ulaştı.

İlk yarı için bir diğer olumlu istatistik de serbest atışlada... 14'te 13 başarılı serbest atış yaptık. %77.7 ile oynadığımız ilk 2 günden sonra bu maçta serbbest atış yüzdemiz ilk yarı itibariyle %92,8.

İkinci yarıya da Efes Pilsen Hutson ile etkili başladı. Farkı 20 sayıya kadar çıkartan lacivert beyazlılar oyunun kontrolünü elinde tutarken, 25. dakikayı 56-40 önde geçti. Wright’ın da skora katkısı ile üstünlüğünü koruyan Efes Pilsen karşısında üçüncü periyodun son dakikalarında Darüşşafaka, Barış ile farkı eritmeye çalışsa da son periyoda lacivert beyazlılar 61-47 önde girdi. Karşılaşmanın final periyoduna Hutson-Ender ikilisinin basketleri ile başlayan Efes Pilsen, son 5 dakikasına 75-50 önde girdiği maçtan 92-58 galip ayrıldıİlk yarıda 1 serbest atış kaçıran Efes Pilsen'imiz ikinci yarıda kullandığı serbest atışlardan hiç birini kaçırmadı ve 22'de 21 ile %95 serbest atış yüzdesi tutturdu. Kupanın ilk maçlarında dış atışlarda etkili olurken bu maçta 21'de 5 üçlük attık. Ancak 2 sayılık atış yüzdemizi yükselterek %58'e çıkardık. Bunda uzun oyuncularımız Loren Woods ve Andre Hutson'ın yüksek yüzdeli atışları etkili oldu.

Opel Türkiye Kupası C Grubu’nda son gün oynanan ilk maçın ardından basın mensuplarının yaptığı değerlendirme sonucunda maçın yıldızı Efes Pilsen takımından Andre Hutson oldu. Hutson ödülünü Opel Ordu Bayi Satış Müdürü Osman Yeşilyurt’un elinden aldı.

Maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında çalıştırıcımız David Blatt 3 maçı da kazandıkları için mutlu olduklarını söyledi. Blatt, “Sezona büyük zorluklar yaşamadan başladığımız için ve Ordu’da oynadığımız 3 maçı kazandığımız için mutluyuz. Bunun yanında gelişme göstermemiz gereken yönlerimiz olduğunu da biliyoruz ancak kazanarak öğrenmek kaybederek öğrenmekten çok daha iyi. Ordu’da çok güzel bir 4 gün geçirdik. Salondaki atmosferin enerjisi ve maçlarımıza olan ilginin yoğunluğu çok güzeldi. Türkiye’de futbol ile birlikte basketbolun da bu kadar ilgi görmesi sevindirici” dedi.

http://efesliler.blogcu.com/efes-pilsen-dacka-yi-da-ezdi-gecti_4310967.html
04.10.2007

PINAR KARŞIYAKA'YI DA RAHAT GEÇTİK

Opel Türkiye Kupası'nın ikinci gününde Pınar Karşıyaka'yı da rahat geçtik: 87-68. Özellikle ikinci yarının üçüncü dakikasından itibaren farkı açan takımımızda tüm oyuncular şans buldu. Andrew Nicholas 18 sayıyla en skorer oyuncumuz olurken attığı sayıların 10'unu serbest atışlardan kazanmış olması ve hiç üçlük atamaması günün en ilginç istatistiği oldu. Pınar Karşıyaka'da eski Efes Pilsen'li 3 oyuncu Barış Ermiş, Valentin Pastal ve Asım Pars forma giydiler.

Maça 2 takım da hücumda tutuk başlarken Efes Pilsen ilk sayılarını Woods’un bulduğu basket ile kazandı. Gregory ve Ender’in basketlerine Asım ve Hosley ile cevap veren Pınar Karşıyaka Marshal’ın pota altından bulduğu basket ile skorda dengeyi kurdu ve 5. dakika 6-6 beraberlikle geçildi. Nicholas’ın 3 sayılık basketinin ardından Hosley ile pota altından bir basket bulan Pınar Karşıyaka, Gregory’in sayılarına engel olmadı. Neal’in kazandırdığı 3 sayılık basket ile skordaki dengeyi koruyan İzmir temsilcisi 1 dakika içinde Huston-Wright ikilisinin etkili oyunu sonucunda potasında üst üste basketler gördü. İlk periyodu Efes Pilsen 20-14 önde tamamladı. İkinci periyoda Neal’in üst üste bulduğu 3 sayılık basketlerle iyi başlayan Pınar Karşıyaka, karşısında Kerem ve Hutson ile Efes Pilsen skor üretti. Üst üste top kayıpları yapan rakibi karşısında bu kez de Nicholas ile skor üreten İstanbul temsilcisi maçın 14. dakikasında farkı 11 sayıya çıkarttı(30-19). Marshall’ın hücumdaki gayretli oyunu ile farkın daha fazla açılmasına izin vermeyen İzmir temsilcisi Nicholas-Woods ikilisini savunmakta oldukça zorlandı. Hosley ve Valentin ile hücum organizasyonlarında başarı sağlayan İzmir temsilcisi farkı tek haneli rakamlara çekmeyi başardı ve ilk yarıyı Efes Pilsen 41-34 önde tamamladı.

Mücadelenin ikinci yarısına iki takım da karşılıklı basketlerle başladı. Pota altını iyi savunarak rakibini hataya zorlayan Pınar Karşıyaka maçın 23. dakikasında farkı 2 sayıya kadar indirdi(46-44). Ender’in 3 sayılık basketi ile skordaki suskunluğunu bozan İstanbul temsilcisi Nicholas ile de skor üretmeye başladı ve rakibinin farkı daha fazla eritmesine izin vermeyerek 26. dakikada skoru 56-47’ye taşıdı. Wright ve Mustafa ile sayılar bulan lacivert beyazlılar son periyoda da 67-55 önde girdi. Son periyoda serbest atışlardan bulduğu 4 sayı ile başlayan Efes Pilsen sadece Türk oyuncuları ile mücadele eden rakibi karşısında dış atışlardan bulduğu basketlerle etkili oldu ve farkı maçın 34. dakikasında 18 sayıya kadar çıkarttı(75-57). Farkı ve maçtaki üstünlüğünü koruyan Efes Pilsen maçtan da 87-68’lik skorla galip ayrıldı.

Opel Türkiye Kupası C Grubu’nda ikinci gün oynanan son maçın ardından basın mensuplarının yaptığı değerlendirme sonucunda maçın yıldızı Efes Pilsen takımından Drew Nicholas oldu. Nicholas ödülünü Ordu Basketbol İl Temsilcisi Halil Yılmaz’ın elinden aldı.

SALON: Kemal Yazıcıoğlu Spor SalonuHAKEMLER: Fatih Söylemezoğlu-Ozan Çakar-Alper ÖzgökEFES PİLSEN(87):Drew Nicholas 18, Loren Woods 8, Cenk Akyol 3, Kenny Gregory 13, Mustafa Abi 3, Kerem Gönlüm 6, Rashad Wright 9, Serkan Erdoğan, Ermal Kurtoğlu 6, Ender Arslan 15, Andre Hutson 6 PINAR KARŞIYAKA(68):Gökper Gen, Asım Pars 5, Barış Ermiş 5, Berkay Sahillioğlu 3, Erhan Yetim 2, Gary Neal 8, Can Terzioğlu, Volkan Çetintahra 8, Valentin Pastal 8, Quinton Hosley 16, Sean Marshall 131.PERİYOT:20-142.PERİYOT:21-203.PERİYOT:26-214.PERİYOT:20-13

Maçtan sonra düzenlenen basın toplantısında çalıştırıcımız David Blatt maçtaki tüm periyotları kazanmayı başardıklarını belirterek, “En iyi maçımızı oynamadık. Ancak tüm periyotları kazanarak orta karar bir oyun sergiledik. Kazanacak kadar oynadık. Pınar Karşıyaka çok iyi bir takım ve iyi mücadele ettiler. Biz kendi oyunumuzu bu gün istediğimiz gibi sergileyemedik. Bu akşamdan gereken dersleri çıkartacağız” dedi.

http://efesliler.blogcu.com/pinar-karsiyaka-yi-da-rahat-gectik_4306740.html
03.10.2007