cska moskova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cska moskova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2009 Cuma

Efes Pilsen: 73 - CSKA Moskova: 83


Efes Pilsen bu sefer CSKA'ya yenildi. TÜBAD turnuvasını da düşününce 7 günde 5 maç takımı sanki biraz yormuş. Maça geç gidebildim. Girdiğimde de fark oluşmuştu. Efes farkı eritmeye çalıştı. Bir kaç kez fark kapanacak noktaya geldi. Ama oralarda da dış şutlar girmedi. Hala Rakocevic'e uygun şut imkanı üretilemiyor. Nachbar aslında iyi şutör. Ama o da devreye giremedi. Zaten hem Nachbar hem de Santiago henüz takımın oyununa adapte olmuş durumda değiller.

Maçtan en ilginç gelen nokta Ergin Ataman'dı. Zıp zıp zıplayan oyunun her anına müdahale etmek isteyen bir adamdır Ergin Hoca. Hatta ilk maçta pozisyon pozisyon, oyuncu oyuncu direktiflerini göndermişti. Bu maçta ise yerinden hiç kalkmadı. Tüm maç boyunca kollarını göğsünde kavuşturup maçı izledi. Ufuk Sarıca takımın başında gibiydi. O da tam anlamıyla koç gibi davranmadı. Yani dünkü maçta Efesli oyuncular nerdeyse koçları olmadan kendi bildikleri gibi sahadaydılar. Dün fazla sinirliydi Ergin Ataman. Bağırıp çağırmıştı. Taktik yazdığı levhayı yere çarpmıştı. Bugünkü silik halinin dünle alakalı olduğunu düşünüyorum.

Efes Pilsen belki yorgunluktan belki de Ergin Ataman'ın tavırlarından dolayı maçı çok fazla sahiplenemediler. Kritik anlarda ise şutlar girmeyince fark kapanmadı. Maç CSKA'ya gitti. Yalnız bu kötü günde bile Efes Pilsen'in potansiyeli açık bir şekilde görünüyor. Yeni transferler takıma adapte olursa Efes Pilsen'in genel olarak çok iyi bir performans göstereceği belli oldu. Genel olarak diyorum çünkü takımda 4 numara sıkıntısının olduğu Nachbar'ın bu pozisyonun adamı olmadığı, 3 numarada oynaması gerektiği anlaşılıyor. Kerem Gönlüm'ün alacağı cezaya göre bir transfer gelebilir mi acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

CSKA hala dış oyuncularıyla kazanıyor. Takımın bütçesi azalınca sadece uzun oyuncuları göndermişler sanırım. Siskauskas ve Holden'ı izlemek benim için keyifliydi. Severek izlediğim Planinic de bu maçta sahaya çıktı ama bir varlık gösteremedi.

Ayhan Şahenk'te ortam güzeldi. Dünkü maçta olup bu maça gelen çok arkadaşımız olmasına rağmen seyirci sayısı fazlalaşmıştı. Sanırım bir yerden öğrenciler gelmiş. Efesliler'den daha önce görmediğim arkadaşlarla da tanıştık. Büfede satılan sosislilerin de tadına baktık.

Hazırlık maçları bitti. Türkiye Kupası ile de olsa sezon başlıyor.

8 Ekim 2009 Perşembe

Efes Pilsen: 81 - CSKA Moskova: 74

Abdi İpekçi'ye uzun süre gitmediğimde orayı özlerim. Ne de olsa basketbolla olmasa bile canlı canlı basketbol maçı izlemekle orda tanıştım. Ama Ayhan Şahenk'i bir türlü benimseyemedim. Uzun bir aradan sonra Efes Pilsen CSKA maçı için Ayhan Şahenk'teydim. Salonda olmak güzel. Efesliler.org'dan arkadaşlarımı salonda gördüğüm için de ayrıca keyif aldım.Ama İpekçi'nin localarında maç izlemenin keyfini hiç bir şey vermiyor.

Salonda ortalama bir lig maçında olduğu kadar seyirci vardı. İki Euroleague takımının mücadelesinde daha fazla insan olmalıydı. Ama sonuçta sporu değil spor kulüplerini seven bir ülke olduğumuzdan bu normal.

Maç 7'de başladı. 6'da işten çıkıp 7'de Ayhan Şahenk'te olabilmek kolay bir şey değil. Yine de ben çok fazla geç kalmadım.Benim gibi geç gelen arkadaşlar oldu. Maçın ikinci yarısına yetişebilen de vardı.

Maç yazısı yazmayı pek beceremem. Ama gözüme çarpan bir kaç husus var. Onları paylaşayım.

Öncelikle CSKA'nın uzun rotasyonu çökmüş. Kısa geçmişte Van Den Spiegel, David Andersen, Terrence Morris, Erazem Lorbek, gibi adamları gördüğümüz pota altındaki oyuncuların hiçbiri yoktu. Açıkçası sahaya çıkan uzunu da tanıyamadım. Arkasında adını güçlükle okudum. Sokolov'muş. Gerçi adını öğrenmem bir şey ifade etmedi. Çünkü hatırlayamadım. Ama Efes Pilsen pota altında yeterince etkili olmadı. Santiago'nun henüz yeterince forma girmemiş olduğu açık. Kasun geçen seneki seviyede. Kaya Peker dönem dönem öyle patlamalar yapıyor ki kariyerinin en olgun dönemlerinde. CSKA pota altındaki zaafının farkında olduğundan pota altına top indirilmemesi için olağan üstü gayret gösterdi. Çoğu zaman da başarılı oldu. Santiago'nun adı hala etkili sanırım. Özellikle Santiago klasik pivot hareketlerini yapabileceği tarzda pası çok az alabildi. Efes Pilsen'in ordan yeterince en subjektif nedeni ise potaların sert olmasıydı. Santiago, Kaya ve Kasun'un kaç tane basit ve boş turnikesi potanın içinden çıktı hatırlayamıyorum. Ayrıca savunma anlamında Kerem'in yokluğu çok hissediliyor. Kasun ve Santiago'da şimdilik savunma sertliği yok. Kaya'nın oyunda olması sertlik seviyesini hemen bir üst düzeye çıkarıyor.

CSKA'nın uzunlarına inat kısa rotasyonu hala harika. Genelde pota altı mücadeleleri göze hoş gelir. Ama bu maçta üç sayı çizgisi etrafındaki mücadele de hoşuma gitti. Bir tarafta Siskauskas, Holden, Langdon diğer tarafta Rakocevic, Shumpert, Smith

Nachbar çok fazla süre almadı. Biz tribünde sohbet muhabbet ve de makara halindeyken sanırım bir hata yaptı. Alınan molada Ergin Ataman çok kızdı. Bağırıp çağırdı. Taktik çizilen levhayı Nachbar'la arasında bir yere doğru attı. Nachbar'ın yüzü düştü tabi böyle olunca. Ergin Ataman bir daha da oyuna sokmadı Nachbar'ı.

Rakocevic çok çok iyi bir 2 numara. Ama 1 numarada olmuyor. Oyun kurucu olarak sahada olduğu anlarda bence çok sırıttı. Rakocevic'in oynatması değil oynatılması gerekiyor. Ender Arslan bunu pek beceremedi. Umarım Kerem Tunçeri başarır.

Shumpert'ten söz etmezsem hakkaniyetsizlik yapmış olurum. Eli hiç titremedi. Gösterişsiz bir oyunu var. Sahaya çıkıyor ve yeksenak bir şekilde vazifesini yapıyor. Geçen sene final serisinde maçı nasıl bıraktıysa aynı şekilde devam ediyor.

Efes son hücuma 23 saniye gibi bir süre ve 2 sayı geride başladı. Nedense 17, 18 saniye gibi bir sürede hücuma başladılar. Ve bir kaç şutla zor buldular sayıyı. Sanırım CSKA'nın faul hakkının dolmamasından dolayı faul yapacağını ve bu sırada atılan şut da girerse basket faul olacağını düşündü Ergin Hoca. Faul olmazsa zaten normal hücuma devam edeceklerdi. Olursa ekstra bir sayı imkanıyla öne geçecekti. Ama beklenmeyen oldu. Efes 3 kere hücum etti. CSKA ise hiç faul yapmadı. Dolayısıyla Efes'in taktiği tutmadı. Son hücum için 8 saniyesi kaldı CSKA'nın. Sayı bulamayınca maç uzatmaya gitti.

Uzatma dakikalarında Efes lehine verilen bir karar CSKA'nın gardını düşürdü. Konsantrasyonlarını kaybettiler. Üst üste gelen sayılara karşılık vermediler. Langdon'ın son çeyrekte sakatlanması da bundan etkili oldu. Uzatmalarda oluşan fark Efes'in sadece olağan üstü dış atış kabiliyetinden değil CSKA'nın maçı bırakmasından da kaynaklandı.

Bir takımda iki tane Kerem olması olasılığı çok düşüktür. Hele ligin kalanında başka Kerem olmadığını düşününce... İkisinin de oynamama olasılığı daha düşüktür. Ama iki Kerem de salondaydı. Kerem Gönlüm'e yapılan tezahüratlar hoşuna gitmiştir umarım. Morale ihtiyacı vardır.

Bu akşam yine Ayhan Şahenk'teyim. Bu arada yeni formalarımızı aldık. Onun hakkında da sonra yazarım.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Efes CSKA Karşısında

Geçen sezon play offlar öncesinde Efes güçlü bir rakiple karşılaşmak için Moskova'ya gidip CSKA ile iki hazırlık maçı yapmıştı. CSKA da o maçlarla Euroleague Final 4'a hazırlanıyordu. Şimdi Moskova takımı iade-i ziyaret için İstanbul'a geldi. Bu akşam ve yarın akşam 7'de iki hazırlık maçı yapacaklar. Maçlar Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda ve ücretsiz.

Geçen sezonun hemen başında Panathinaikos'la da karşılaşmıştı Efes. Korkak tavuk Nicholas'ı ıslıklamak için iyi fırsattı. Arkadaşlar fırsatı kaçırmamıştı. Ben ise askerdeydim.

Bu sefer İstanbul'dayım. CSKA karşısında yeni ve güçlenmiş Efes Pilsen'i ilk defa canlı canlı izleme fırsatım olacak. Gerçek bir rakiple ilk defa karşılaşacağından Efes'in potansiyelini de test etmiş olacağız. Ayrıca yeni açık mavi formamı da teslim alacağım. Güzel bir ortam olacağından eminim. Geçen seneki finalden beri bir araya gelemediğimiz Efesliler.org'dan arkadaşlarımı görmek için iyi bir fırsat olacak. Tüm basketbolseverleri de maça bekleriz.

20 Nisan 2009 Pazartesi

Efes Pilsen CSKA Moskova ile Karşılaşıyor (2)

Resmi site beni utandırdı. Maç yapılmadan önce hazırlık maçının haberini yayınladı.

Ben maçla ilgili bilgi kırıntılarını paylaşmıştım. Sitede verilen bilgiler sayesinde önceki haberimdeki iki hatayı tashih ediyorum.

1) Bir değil iki tane hazırlık maçı olacakmış.

2) 22 Nisan çarşamba oynanacak yazmıştım. Maçlar perşembe ve cuma günleri oynanacakmış.

Efes Pilsen CSKA Moskova ile Karşılaşıyor

Efes Pilsen Moskova'ya gidiyor. 22 Nisan Çarşamba günü Moskova'da Cska Moskova ile karşılaşacak. Haber değerini geçtim yayın değeri bile olan bir maç aslında. Sonuçta Euroleague şampiyonu ile ve bu sene Final 4''un en iddialı takımıyla maç yapılacak. Ama muhtemelen maçın ertesi günü bir kaç satır yazıyla avutacaklar bizi.

Maç hakkında gün ve takımdan başka bilgi yok. Önce İtalya'da bir takımla maç yapacaklarmış. Sonra iptal olmuş rota CSKA'ya dönmüş. CSKA açısından Final 4 öncesinde önemli bir hazırlık olacak.

Efes hafta içi hazırlık maçlarını sık sık yapar. Genelde rakipler Türkiye'ye gelirdi. Bu sefer tersi olacak. Efes açısından play off'lara hazırlık mahiyetinde bir maç. Ligde son 5 hafta itibariyle sert rakip kalmadı. Basketbol programlarında iki kelam etmeye bile değer görülmeyen maçlar Efes'i play off'lara hazırlayamazdı. Ciddi bir rakiple kapışsınlar. Şu anki gerçek durumlarını bir görelim. Hem belki bu sezon CSKA'ya karşı alınan ağır mağlubiyetlerin hafiften de olsa öcü alınmış olur:)