8 Kasım 2009 Pazar

Tanjevic Sen Bizim Her Şeyimizsin

Önceden planlanmış bir şey değildi. "Tanjevic İstifa" diye bağırdık. Kimden çıktı fikir bilmiyorum. Kendiliğinden gerçekleşti. Fenerliler de katıldı bize Bazı yerlerde bizim Fenerliler'e destek verdiğimizi yazmışlar. Hayır. Biz başlattık. :)Sonra yine ortak akıl devreye girdi. "Tanjevic sen bizim her şeyimizsin" başladı. Yalan yok.. Gayet komikti. Hala yazarken gülümsemeden edemiyorum. Maçın sonunda "Zavallı Fener beter ol beter" tezahüratı ve maç bitmeden ayrılan Fenerlilere "şişştt şişştt nereye?" bize edilen küfürlere cevaptı. Normalde rakiple atışılmaz.

Saat 1'de salonun önündeydik. Biz beklerken küçük bir grup Fenerbahçeli yanımıza gelip küfürlü tezahürat yapıp durdular. Muhatap Galatasaray, Beşiktaş, Sabri Sarıoğlu ve Cem Garipoğlu'ydu. Alan genişçe bir oda olduğundan kafamız şişti. Ayhan Şahenk'in ilkelliği güzel muhabbete de vesile oluyor. Oyuncular taraftarla aynı yerden ama yan kapıdan içeri giriyor. Smith ile Kasun geldi. Nachbar'la Rako... Shumpert'la Thornton.. Ermal tekti.. Ender Ömer Aşık'la kolkola girdi içeri. Varmış bi samimiyetleri.

Maçın ilk yarısı ne kadar kısır zevksizse 2. yarısı da o kadar zevkliydi. 3. çeyrekte karşılıklı mücadele varken Efes'in son çeyrekte vurup geçmesi, Nachbar'ın artık devreye girmesi, giren dış şutlar, Sinan'ın her Fenerbahçe Ülker maçındaki klasik oyunu, ön alan baskısı hepsi keyifliydi. İlk yarında Efes Pilsen'in hiç üçlük atmamış olması, fenerbahçe'nin ise sadece 1 üçlüğünün olması da ilginç bir ayrıntıydı.

Maç Ergin Ataman'ın 4 kısa tercihi nedeniyle gidebilirdi aslında. Bir kaç kırılma anında Fenerbahçe Ülker'liler kritik dış atışları sokamadılar. Kasun maçın başında, Ermal ortalarında biraz göründü. Onun dışında takım Kaya'nın üstüne kalmış durumda. Bunun cezasını da bir kaç pozisyonda gördüler. Yanılmıyorsam 2 pozisyonda kaçan serbest atış üçlük olarak geri döndü. Tribünde FB Ülker'in 2. serbet atışları inşallah girer diye dua edenler vardı. Çünkü ribaundu kaybetme ihtimali daha yüksekti.

Ergin Ataman bu kumarı oynadı. Ribaud zaafiyetini riske etti ve kazandı. Kazanan haklıdır.
Maçta dangalağın biri getirdiği Galatasaray formasını açıp Fenerbahçeliler'e gösterdi. Ben bunu anlamıyorum. 2 hafta sonra Efes - GSCC maçında ne yapacak acaba?

Bugün Sinan Güler'in doğumgünüydü. Efesliler'den bir arkadaşımızın da doğumgünüydü. Maçtan sonra kutladık. Üzerinde pota ve basketbolcular olan bir pasta kestik. Oyunculara da ikram ettik. Çok hoşlarına gitti. Kasun ve Gricek kankaymış. Efesli oyuncuların dışında Gricek de yedi. Afiyet olsun..
Bir de televizyon gösterdi mi bilmiyorum ama Oktay Mahmuti de salondaydı. Hem de Fenerbahçe Ülker söylentilerinin çıktığı bir dönemde..

6 Kasım 2009 Cuma

3 Maç 2 Yenilgi

Bazı maçlar insanın canını o kadar sıkar ki üzerine bir kelime bile konuşmak istemezsiniz. Televizyonda, gazetede o maça dair bir haber gördüğünüzde hemen geçmek istersiniz. Unicaja Malaga maçı da öyle bir maç malesef. Söylenecek sözler olsa da söylemeye isteğim yok.

Maçın tek olumlu tarafı Almanya'dan maça giden Ahmet Abimizi Malaga'da sırtında Rakocevic formasıyla görmek oldu. Kalanı sâfi can sıkıntısı moral bozukluğu.

Şimdi bu moral bozukluğu 2 gün sürer. Pazar olsun da Fenerbahçe Ülker maçına gidelim. Gerçi o maçta alınacak bir galibiyet bile bana yetmez ya neyse..

5 Kasım 2009 Perşembe

Unicaja Malaga Maçı Öncesi

Efes Pilsen normal sezonun en kritik maçlarından birine çıkıyor. Maçı kazanırsa ilk 3 maç sonunda 2-1 yapan 4 takıımdan biri olacak. Gücünü ve yerini belli edecek. Kaybederse grubun zayıf ve kaybedenler kısmında kalacak. Yani Unicaja Malaga, Olympiakos ve Rytas'la mı yoksa Partizan ve Orleans'la mı olacağını anlayacağız. Gelecek hafta Olympiakos deplasmanına gidilecek olması olası bir mağlubiyeti içinde çıkılmaz durumlara götürebilir.

Ne yazıkki kazanmak zorunda olduğumuz bir maça çıkacağız. Eğer Efes Rytas'a kaybetmeseydi bu maçtaki mağlubiyet tolare edilebilirdi. Ama malesef ekstra bir deplasman galibiyetine mecburuz. Bu maçı kazanamazsak Yunanistan'dan galibiyet çıkarmamız gerekecek.

Daha önce de yazdım Unicaja Malaga sağlam takım. Kazandıkları iki Euroleague maçında olduğu kadar kaybettikleri 5 ACB maçında da iyi takımdı. Geçen seneye göre zayıflamış olsa da tehlikesiz diyemeyiz. Tehlikesini Olympiakos'a gösterdiler zaten.

1 kere yenildik şimdiye kadar. Blatt'li senedeydi. Efes Dark sahadaydı. Unicaja, N'dong'lu, Haislip'li, Cabezas'lı, hatta Santiago'lu ve geçen ayın MVP'si seçilen Bojan Popovic'li kadrosuyla kazanmıştı. Gerçi o kadro bile İstanbul'dan çıkamamıştı ama Efes Pilsen'e karşı tek galibiyetleri o zamandı. Zaten son karşılaşma da o mağlubiyetle olmuştu. Skor şu an 5-1. Efes deplasmandaki galibiyetlerini de hep 1 sayı ile almış. Yani Malaga kolay deplasman olmamış hiç bir zaman.

4 numara, yani Efes Pilsen'in en zayıf olduğu pozisyondaki Freeland takımın en etkili oyuncularından. Kaya Peker'in Freeland karşısında hem hücumda hem de savunmada göstereceği performans maçın kritik eşleşmelerinden biri olacaktır. 4 kısaya döndüğümüzde Nachbar onunla eşleşmek zorunda kalabilir. İşte bu bizim yumuşak karnımız olur. Bu kumar Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda tutmuştu. Ama kumarın aktörü Thornton'du. Belki o da denenebilir. Nachbar, uzun pozisyonunda Malaga'da ne kadar etkili olabilir bilemiyorum.

Santiago eski takımına karşı oynayacak. Potaaltında Kasun ve Ermal de var. Unicaja'nın pota altında ise Freeland'ın dışında sadece Archibald var. İki uzunu da çok kaliteli ama dediğim gibi. 2 kişi... Printezis'in olmaması pota altında zaafiyete neden olacaktır. Ama biz ilk 2 maçta yapmadığımızı yapar da pota altına top indirir miyiz o kadarından emin olamıyorum.

Bir de Lima diye bir Brezilya'lı görünüyor kadrolarında. Tanımıyorum. İlk 2 maçta hiç forma giymemiş. ACB'de 5 maçın sadece birinde sahaya girmiş. Necidir, oynayacak mı bilemiyorum.

Dış oyuncular belli seviyede. Tek tek anlatmaya gerek yok. Burda kafa kafaya diyebiliriz. Yalnız rakipte Rakocevic ayarında kimse yok. Teorik olarak fark yaratabilecek oyuncu oymuş gibi geliyor. Tabi onun üzerinde yoğun bir savunma önlemi olacağından şüphem yok.

İlk 2 maçtaki en skorer oyuncumuz olan Shumpert'in maçta oynamayacak olması da ayrıca kayıp. Hem 4 numarayı Nachbar'a göre daha başarılı olması hem de son zamanlardaki performansı nedeniyle kayıp... Son 1 ayın Kaya ile birlikte en iyi oyuncusuydu. Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi onun yokluğunun Nachbar'ın sahneye çıkmasına imkan vereceğini ümit ediyorum. Tahmin etmiyorum. Sadece ümit ediyorum.

Maç 21.45'te Sky Türk'te.. Biz ekran başında olacağız. Avrupa'daki Efesliler'den bir arkadaş maçta olacak. Çektiği fotoğrafları temin edebilirsem burdan paylaşırım.

Bir de not: Dün akşamki Fenerbahçe Ülker maçındaki seyirci sayısından yine utandım. Fenerbahçe Ülker maçlarına gitmeye karar verdim. 1 kişi 1 kişidir.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Shumpert - Nachbar - Printezis

Unicaja Malaga'da Printezis ile ilgili olarak, Efes kadrosundaki Shumpert'ın karşılığı olduğunu ve maçta oynamayacağına sevindiğimi yazmıştım. Tamam, orda da yazdığım gibi, herhangi bir sporcunun sakatlanmasına sevinecek değilim. Her ne kadar Avrupa Şampiyonası'nda Ersan'a dirsek atıp atıp çenesini yardığı için Printezis'e kıl olsam da sakatlanmasına üzüldüm. Ama sakatlığından dolayı yarın Efes Pilsen karşısında forma giyemeyecek olmasına sevinmiştim.

Allah büyük. Ve sopa değil aracılar kullanıyor. Efes'te de sakatlık oldu. Hem de benim tam karşılaştırdığım Preston Shumpert sakatlandı. Oynayıp oynamayacağına dair bilgim yok. Ama daha önce de yazdığım gibi özellikle elinden kolundan sakatlanan oyuncular fiziken iyileşse de üzerlerindeki ürkekliği atmaları biraz zaman alıyor.

Efes Pilsen'de Shumpert ve Nachbar aslında aynı pozisyonda oynuyorlar. İkisi de 3 numara. Ergin Ataman'ın 4 kısa sisteminde ikisi de 4 numara pozisyonuna kayıyorlar. Aslında Shumpert kayıyor da Nachbar için aynı şey geçerli değil. O, hem az süre almasından hem de bu pozisyonun adamı olmadığından dolayı etkin olamıyor. Belki de Shumpert kadar içinden gelmiyor..

Nachbar'ın suratına bakan herkes onun mutlu olmadığını anlar. Somurtarak, veya sabah zorla işe gelmiş memur bakışıyla çıkıyor maçlara. Heyecan duyduğuna dair yüzünde bir mimik yok. Bir yıldız sıfatını taşıyarak geldiği takımda şu an rol oyuncusu bile değil. İğreti duruyor. Takıma ait olmayan bir öge gibi sırıtıyor. Belki de Efes Pilsen'e gelmeden önce adını bile duymadığı ABD'li bir oyuncunun kendisinden daha iyi oynamasından kendisinden daha fazla sorumluluk olmasından bile rahatsız.

Bu noktada Shumpert'ın sakatlığında Nachbar'ın çok daha fazla süre ve sorumluluk alması için bir fırsat olabileceğini düşünüyorum. Artık kendi pozisyonunda tek adam. Ergin Ataman ona daha fazla süre vermeli. Nachbar'ın, takımın bir parçası olması sağlamalı. Belki bu maça ilk 5 başlatıp güvenini göstermeli. Çünkü Nachbar kenarda çürütülecek bir oyuncu değil.

3 Kasım 2009 Salı

Efes Pilsen'in Malaga Programı

Perşembe günü İspanya'da Unicaja Malaga ile karşılaşacak Efes'in yolculuk ve faaliyet programı şöyle:

4/11/2009 Çarşamba
07.50 h. İstanbul - Zürih (TK 1907)
10.40 h. Zürih - Malaga (LX 2110)
13.15 h. Malaga'ya Varış
20.00 h. Antrenman

05/11/2009 Perşembe
11.00 h. 11.00 h. Antrenman
20.45 h. Unicaja Malaga - Efes Pilsen maçı Canal Sur 2 ve Sky Türk'ten canlı yayın.

Konaklama : Hotel Vincci Malaga

Cuma 06/11/2009
13.55 h. Malaga -Zürih (LX 2111)
18.00 h. Zürih - İstanbul (TK 1910)
21.50 h. İstanbul'a Varış

Tüm saatler yerel.
LX kodlu uçuşlar Swissair.
TK kodlu uçuşlar THY

İstanbul dışı deplasman olarak defalarca Ankara'ya gittim. Son 10 yılda Ankara'da Cumhurbaşkanlığı maçı olup da izlemediğim sanırım hiç yoktur. Son Cumhurbaşkanlığı maçında da kalktık İstanbul'dan gittik. Daha önce de yazmıştım. Döndüğümde turşu gibiydim. Zor geldim kendime.

Biz, biniyorlar uçağa 2 saat sonra salondalar zannediyoruz ama kazın ayağı öyle değil. Aktarmalar, havaalanında beklemeler, otobüs yolculukları falan... Tabi oyuncular profesyonel. Ona göre hareket etmeleri gerekiyor. Zaten benim gibi olmamaları için gerekli şekilde yönlendiriliyorlardır. Yine de can dayanmaz arkadaş. İstanbul'a rötar olmadığı varsayımıyla gece 10'da gel. 36 saat sonra Fenerbahçe Ülker maçına çık. 2 gün sonra bir daha bin uçağa Yunanistan'a git...

İlk Yenilgi Geldi

Öncelikle söylemeliyimki maçı izlemedim. Hatta sabaha kadar maçın sonucunu öğrenme imkanım bile yoktu. Ama nedense Fenerbahçeli arkadaşlar iletişimin gücünü kullanmakta çok istekliler. Sanırım insanların etrafında Efes kaybedince kızdırabilecekleri bir tek beni gördüklerinden telefonum normalden fazla mesai yaptı.

Efes henüz hazır değil. Bir şeylerin oturmadığı belli. Bunun için takımı uzun uzadıya incelemeye gerek yok.

Maçın kaybedilmesinden çok Shumpert'ın sakatlanmasına üzüldüm. Son zamanlarda Efes'in en formda şutörüydü. Partizan maçında, topla biraz uygun pozisyonda buluşturulursa ne kadar rahat şut soktuğunu görmüştük. Unicaja maçında sahada olsa bile saatlığının etkisinden kurtulacağını zannetmiyorum. Thornton'un parmağındaki sakatlık çoktan geçti. Ama verdiği ürkeklik hala geçmedi.

Maç istatistiğine elime alınca hemen iki şeye baktım. Uzunların sayı-ribaund performansı ve Nachbar'ın oynadıysa ne yaptığı?

Kaya yine formda. En azından pota altından sayı bulmadaki en önemli opsiyonumuz. Kasun henüz bu durumda değil. Ermal zaten az süre almış. Onda da pek etkileyici istatistikleri yok. Sanırım diğer iki kişiyi dinlendirmek için kullanmış.

Nachbar yine ortalarda yok. Tamam Rakocevic olmasını beklemiyoruz ama Kakiouzis'ten de daha fazla fayda vermesi lazım. Açıkçası Yunan oyuncu daha fazla katkı veriyordu takıma.

Skorun ilerlemesine baktığımda Efes maçı kazanabilecek duruma gelmiş. Telekom karşılık verip maçı kazanmış. Attıkları 15 tane üçlük etkileyici. Kendi başına maç kazandırabilecek bir durum. Ama devamlı olması mümkün değil.

Efes için artık sezon başı repliğinin terkedilme zamanı geldi. Artık sezon başladı. Türkiye Kupası, Beko Basketbol Ligi, Euroleague derken sezon başı sıkıntılarını atmaya yetecek makul seviyede maç oynandı. Kepez mağlubiyetini sezon başı deyip geçebilirim. Ama perşembe günkü Unicaja ve pazar günü oynanacak FB Ülker maçlarının mazereti bu olamaz. Artık sezon başladı. Koçun takıma ve oyunculara radikal bir şekilde müdahale etmesi lazım.

Bir not: Telekom'un forması güzelmiş.

1 Kasım 2009 Pazar

Unicaja Hem Maçı hem de Printezis'i Kaybetti


Unicaja deplasmanda Cajasol ile oynadığı maçı 63-61 kaybetti. Maçtan öte Yunan oyuncusu Printezis'i de kaybetmesi oldu. Printezis omzunu kırdı. Haber burda. Aslında televizyonda sanki kafasını kırmış gibi görünüyordu. Yere çok kötü çarptı kafasını Bu hafta oynanacak maçta takımda olamayacak.

Printezis Efes'teki Shumpert'ın karşılığıydı. Zaman zaman 4 numara oynayabilen bir 3 numara. Hiçbir sporcunun böylesi bir duruma düşmesine sevinmem. Umarım en kısa sürede iyileşir. Ama Efes maçında sahada olmaması güzel. Çok etkili bir oyuncu.

TRT sağolsun izleyebildik maçı. Yenildiklerine bakmayın. Hatta İspanya liginde ilk 5 maçlarında 0 çekmelerine de bakmayın. Unicaja çok sağlam takım. Cajasol'u yenselerdi de kimse şaşırmazdı. Hatta yenememelerine şaşırdım. Partizan ve Olympiakos galibiyetleri tesadüf değildi.
Perşembe günkü maç ortada. Favori yok. Efes yine yolculuklarda... Pazartesi Ankara'dan gelip perşembe İspanya'da olacak. Kim Telekom maçını pazartesiye koyduysa hata etmiş. Takımın biraz daha dinlenmeye ihtiyacı var.