16 Nisan 2009 Perşembe

Pertevniyal Elendi, İyi oldu..

TB2l'de Pertevniyal, Tofaş'a elendi ve 1. lige çıkamadı. İyi oldu. Daçka ve Ekrem Hoca'nın zaten düşmeye niyeti yok. Bora gönderilmese Play Off bile yapabilirlerdi. Seneye Efes Pilsen - Darüşşafaka Cooper Tires - Pertevniyal 3'lüsünü düşünmek bile istemi yorum. Tamam Efes Pilsen açısından iyi olabilir ama burda takımdan çok ligi düşünmek lazım.

Efes, Darüşşafaka'dan hem Bora'yı hem de Hammonds'ı alıyor. Ligin dengesini alt üst ediyor. Sonra gönderebildiğini geri gönderiyor. Efes alt yapısından gelen Melih Mahmutoğlu bir bakıyorsun Daçka formasıyla karşında ertesi gün Pertevniyal formasıyla.. Ama hepsi antrenman için Merter'de...

Tıpku bir kaç sene önce Play off'lara yürüyen, Efes Pilsen'i bile yenen Alpella'nın en iyi oyuncusu Ömer Aşık'ı alıp ligin yapısını değiştiren Fenerbahçe Ülker gibi..

Bu alışkanlığı Efes başlattı aslında. Muratpaşa Belediyesi'ni pilot takım yapmıştı. Zaman bulamayan oyuncular orda oynadılar. Pek çok oyuncu geçti o tezgahtan. Onlar da play off'a yürüyordu. Ta ki Efes Pilsen maçına kadar... Ender Arslan Efes Pilsen potasına 18 sayı bırakınca Efes aldı ABD'ye gitmek isteyen Engin Atsür'ün yerine takıma monte etti. Antbirlik dağıldı gitti.

Ligde yer alan takımların her birinin birbirinin rakibi olması gerekir. Aynı hedefi olan takımlar mücadele etmeli. Birbiriyle abi-kardeş olanların ligi olmamalı...

O yüzden Antbirlik - Efes, Fenerbahçe Ülker -Alpella, Efes Pilsen - Darüşşafaka Cooper Tires türü ilişkiler ligi daha az zevkli hale getiriyor. Tamam bu organizasyonlar takımlara ve oyunculara faydalı. Ömer Aşık'ı Ömer Aşık yapan Alpella'dır. Ama ligin içini oyan, rekabeti öldüren de aynı şeydir.

Farklı liglerde olabilir tabiki. Pertevniyal, Genç Telekom, Genç Banvitliler organizasyonu ayakta alkışlanacak şeyler. Ama karşılıklı mücadele halini alırsa ben ligden soğurum. Efes Pilsen - Türk Telekom maçının değeri vardı. Pertevniyal - Genç Telekom maçının da değeri vardır. Ama Efes Pilsen - Darüşşafaka maçının, gençlerin ne durumda olduğunun görülmesinin dışında Beko Basketbol Ligi açısından hiç bir değeri yoktur.
Tabi koskoca Daçka'yı bu durumlara düşürenlerin hiç mi suçu yok diye sorassanız, onların en başta ıslak sopayla kabalarına kabalarına vurulması lazım.

Rakipler Güçleniyor

Maddi durumu zayıf olanlar iyice eriyor. Güçlüler güçlenmeye devam ediyor. FB Ülker, kendisinin ve Efes'in eski oyuncusu Solomon'u getirdi. Benim yokluğumda bazı mağlubiyetler olmuş. Telafi ederiz mealinde bazı şeyler söylemiş. Seviyor tribünlere oynamayı.

Türk Telekom'da da bir transfer haberi olabilir. Başka bir yerde haber var mı bilmiyorum. Ama atlatma haber olabilir. İtalya'nın Snaidero takımından Oscar Tores Türk Telekom'a geliyormuş. Bu da linki: http://www.snaiderobasketball.com/cm/contenuti/bo_lista_multiple_contenuti.asp?ambiente=Snaiderobasketball&area=unica&sezione=Struttura%20Portale&Destinazione=Menu%20Root%20Snaiderobasketball&destinazione_default=News%20Snaidero%20Basket&area_default=unica&sezione_default=Struttura%20Portale&dato_default=id_contenuti&contenuto_default=27659&lingua=italiano&bo_percorso_navigazione=%20%3E%20@@@&priorita_lista=2&tipo_template_default=D

CSKA'da da oynamış bir oyuncu. Venezüellalı.. Bunlar da lig sonuncusu takımındaki istatistikleri: http://195.56.77.208/player/?id=TOR-OSC-76&year=2008&team=1166

Bu arada Snaidero'da Jerome Allen da oynuyormuş. Hey gidi Ülker günleri...

15 Nisan 2009 Çarşamba

Efes İstatistiklerde Coşmuş

Ligin bitmesine 4 hafta kalmasına rağmen Efes Pilsen liderliği garantiledi. Çekişmeli geçmeye aday diyebileceğimiz maçı da kalmadı. Madem hava sütliman, biraz rakamları kurcalayayım.

İlk 26 hafta itibariyle ligde diğer takımlar ortalama 2.055 sayı yiyip, 2.027 sayı atarken, Efes 1833 sayıyla en az sayı yiyen, 2252 ile ligin en fazla sayı atan takımı olmuş. Maç başına ortalama 16 sayı fark yapmış. Efes'ten sonra en fazla sayı atan takım 2196 sayıyla Fenerbahçe Ülker olmuş. Yani en yakın rakibinden 56 sayı önde. En az sayı yemede FB Ülker ve BJKCT 1871 ile eşit durumda ve Efes'ten 38 sayı fazla yemişler.

1992-93 sezonundan beri takip ederim takımı.(Hatta 1992 senesini bile saymayalım.) Normal sezon performasları itibariyle Efes Pilsen'in en az sayı atan takım olmasına alışığız. Bu sezondan önce geçen 16 sezonda tam 11 kez ligin en az sayı atan takımı olmuş. Bu, Efes Pilsen oyun karakterinin en açık ifadesidir. (Demekki Blatt'in oynatmaya çalıştığı basketbolun tuhafımıza gitmesinin tarihi kökenleri varmış.)

Ama sadece 2 kez normal sezonun en fazla sayı atan takımı olmuş.

Hem en az sayı yediği hem de en fazla attığı sezon ise benim ilk seyrettiğim 1992-93 sezonu olmuş. Başka da başaran yok. Bu sene de aynı başarıyı elde edip edemeyeceğini görmek için 4 hafta daha beklememiz gerekecek.

14 Nisan 2009 Salı

Pepe Sanchez Boşta Kalsın..

Efes Pilsen'e oyun kurucu olarak düşünülüyordu. Yani taraftarlar arasında düşünenler vardı.

Real Madrid kapının önüne koymuş. Sanchez, Kerem'in boşluğunu doldursun diye alındı. Ama onu bile beceremedi. 15 ACB maçındaki istatistiklerini söyleyeyim. 0.7 sayı 1 ribaund ve 2.9 asist..

Unicaja'da biraz da olsa varlık gösteriyordu. Tamam sayısı azdı. Ama 34 maçta 5 sayı 5.3 assist (ACB'de 2. sıradaydı) 3.5 ribaund 1.3 top çalmayla oynadı. Bu sayede Real Madrid'den kontratı kapmayı başardı. Ama gördük ki Pepe Barça'daki Pepe değil... Efes'e ilaç hiç değil.

Başka bir deyişle "Canan ki Degüstasyon'a gelmez Balıkpazarı'na hiç gelmez"

Benim hayalim başka.. Şu ikiliyi lacivert beyaz forma altında bir birleştirebilsek.. Yeme de yanında yat...

13 Nisan 2009 Pazartesi

Efes Pilsen: 106 - Casa Ted A.Kolejliler: 67

Rakibin durumundan dolayı söylenecek çok fazla şey yok. Yine de akıllarda kalan bir kaç hususu yazayım.
-Akıllara ziyan sayı dağılımı... Ben böyle homojen dağılan skor görmedim.

-Efes'te her oyuncu rebound aldı. Kaki hariç herkes asist yaptı.

-Thornton 1 rebound'la triple double'ı kaçırmış.

-Caner, Cenk'in üstünden harika bir smaç yaptı. Cenk poster oldu. (Gerçi poster olabilmesi için basın mensubuna ihtiyaç vardı.)

-Efesliler 100'ü geçmek ve tek hanede kalan oyuncuları çift haneye çıkarmak için özellikle maçın son dakikalarında rakibin çabuk sayı bulmasına izin verdi. 100 olunca ne olacaksa.. (Belki 40 değil de 39 fark oldu diye üzülmüşlerdir. Rakibin o kadar da üstüne gidilmesine gerek yoktu.)

-Maçtan önce Kutluhan Bey'e "Cuma saat 18:00'e maç koyan yönetimi kınıyoruz." denildi. "Daçka maçı da aynı gün ve aynı saatte" dedi!

9 Nisan 2009 Perşembe

Kings Solomon'u Serbest Bıraktı

Türk matbuatında ilk haberi vermekten iftihar ederim. Sacramento Kings eski oyun kurucumuz Solomon'u serbest bırakmış. Resmi sitesinden açıklama da yaptılar.

Belki Efes'e gelir:) Tamam tamam FBÜ'ye gitsin. Daha önce de dediğim gibi Solomon'suz FBÜ'yü yenip şampiyon olmak içime sinmiyordu. Yarı finaldeki El Amin - Solomon kapışmasını da görmek istiyorum.(Gerçi El Amin Efes karşısındaki gibi oynarsa pek zevkli olmaz.) Bu açıklamayla 13 Nisan sıkıştırmasından da kurtulmuş oldular. http://www.nba.com/kings/news/will_solomon_release.html

Ekleme: Sözümü yiyorum. Benden 2 saat kadar önce ajansspor haberi girmiş. Belki giren başkaları da vardır. Atlatma haber yapamadım.

26. Hafta Casa Ted Maçına Doğru

Casa Ted yabancılarını da gönderip tamamen 2.lige hazırlık için parkelere çıktığı için değerlendirilecek pek bir şey yok.

Üzerine konuşmaya değecek tek şey maçın günü ve saati. Liderin maçının yayınlanmamasına dair zaten artık söylenecek sözüm kalmadı. Ama maç cuma akşamı 18:00'de başlayacak. Ben bu yüzden maçı seyredemeyeceğim. Bu yüzden seyredemeyecek başkaları da var. Nasılsa Efes'in maçına kimse gitmez mantığıyla hareket ediliyor olabilir. Böyle yaparsanız gidecek bir kaç kişi de gidememiş oluyor.

Geçen hafta Türk Telekom maçına bir kaç arabayla gitmeyi planlarken maç pazartesine alınmış ve bizi gerçekten hayal kırıklığına uğratmışlardı. Maç izlensin, salonlar daha dolsun diye uğraşılması gerekiyor. İşimizi zorlaştırmakla değil...