david blatt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
david blatt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2010 Perşembe

David Blatt İş Başında

En sevmediğim Yunan takımı Aris'tir. Torino'daki barbarlıkları nefretimi başlatmıştır. Kara Perşembe'de Tofaş'ı yenip Koraç'ı kazanarak perşembemizi daha da karartmışlardı. Bir de 1979'dan beri yenemememiz beni sinir eder.

En sevdiğim yabancı koçlardan biri David Blatt'tir. Efes Pilsen'de yapmaya çalıştıkları beni heyecanlandırmıştı. Daltonlar tarafından Belgrad yollarında yalnız bırakılmasaydı belki başaracaktı da. (Başarısız diye gönderildi. Ama ondan sonra çok daha başarısız olan gönderilmedi. Bu ayrı mevzu. Hiç girmeyeyim.) Ayrıca Ankara'da antrenmanını izlemek için izin istediğimde çok nazik bir üslupla konuşup benim yerime kendisinin teşekkür etmesi beni mahçup etmişti.

Şimdi benim için bu iki uç Selanik'te bir araya gelmiş. Aris David Blatt'le anlaşmış. Ve ilk maçında Olympiakos'u yenmişler. Yunan kupası yarı final rövanşında Selanik'teki maçı 93-83 Aris kazanmış. Ama ilk maçı kırmızılar 14 sayı farkla kazandığı için finale kalmışlar. 14 sayılık farkı kapatmalarına da ramak kalmış.

Bu galibiyet Aris'e final getirmese de bundan sonrası için rakiplerine bir göz dağı diye nitelenebilir. Anladığım kadarıyla Blatta takım ayrı bir hava kazandırmış.

David Blatt'e, çalıştığı kulüp her ne kadar Aris olsa da, başarılar dilerim.

13 Mart 2009 Cuma

David Blatt Gönderildi

Mesele zamanlama meselesidir. Gönderilecekse karar verildiğinde gönderilmeliydi.

Efes yönetimi eyyamcılık yapmıştır. Casa Ted maçından sonra neden gönderilmedi. Casa Ted maçında devam edileceği düşünülüyordu da PKSK maçından sonra mı vazgeçildi. Buna kimse inanmaz. Hatalıysa, yetersizse, olmuyorsa vaktinde gönderilmeliydi. Şimdi Memnun'u getirerek daha iyi olacağını mı ümid ediyoruz7ediyorlar? Memnun kötü giden takımı rayına mı oturtacak? Tahminimce Avrupa'dan elenince bu karar alındı. Fakat bu yetmezdi. Çünkü mazereti vardı. Korkak tavuklar tarafından yalnız bırakılmıştı. Bahane arandı. PKSK maçında da bulundu.

Benim eleştireceğim nokta budur. Gönderilmesine de temel olarak bu nedenlerden üzülüyorum. Yoksa ne olduğu tüm Avrupa tarafından bilinen bir coach da olsa maya tutmadı. Forması Efes olan ama aslında Efes olmayan bir takım kurdu. Ya muhteşem bir zafere taşıyacaktı. Çünkü çok çok başka özellikleri olan bir takımdı. Ya da başarısız olacakı. Ben başarılı olmasını bekliyordum ama nereden bağlamaya çalışırsak çalışalım. Blatt başarısız oldu. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kaybetti. Türkiye Kupası'nı kaybetti. Türkiye Ligi'nde -daha sezonun bitmesine 3 maç kalmış olmasına karşın- 1992'den bu yana en kötü normal sezon performansını gösterdi. Avrupa'da çeyrek finale bile kalamadı.

Elimizi vicdanımıza koyup düşündüğümüzde başarısız olan, çok az büyük maç kazanabilen Blatt'in zaten gitmesi gerekiyordu. Ama bu şekilde değil. Göstermelik bir nedenle değil. Tuncay Özilhan maçtaydı. Özerhun kuluna söyleyip kararını iletmiştir. Üzerinden bir kaç gün geçse anlardık ki oturuldu konuşuldu ve gerçekten karşılıklı anlaşarak devam etmemeye karar verildi. Böyle olmadığı çok açık.

Başarısız olan Blatt'in bu şekilde gönderilmesi Efes Pilsen kültürüne uymamıştır.

http://efesliler.blogcu.com/david-blatt-gonderildi_12904151.html
07.04.2008

12 Mart 2009 Perşembe

Yeni Sezon Yeni Coach

Efes Pilsen'e ait çok çok az yoruma ulaşabiliyoruz. Küçük ve dar anlamda bir yeni sezon değerlendirmesini sizlerle paylaşıyorum
Efes Pilsen sezon öncesi hazırlıklarına devam ediyor. Basından çok fazla takip edemiyoruz. Küçük bilgi kırıntılarına şükrediyoruz. Bu konuda resmi internet sitesi bile çok yardımcı olmuyor.
David Blatt kendinden beklenmeyen bir fedakarlık gösterdi. Avrupa şampiyonu yaptığı Rusya'nın kutlamalarına bile katılmadı. İspanya'dan İstanbul uçağına atladı ve takımının başına geçti.
Yeni sezonda çok fazla bilgi sahibi olmadığımız Efes Pilsen için en azından başarılı bir çalıştırıcının transfer edildiğini gördük. Gerçi özgeçmişinde pek çok başarı var. 1996 ve 2002 yıllarında İsrail'de, 2005 yılında ise Rusya'da yılın koçu seçilmişti. 2004-05 sezonunda Dinamo St.Petersburg’u FIBA Avrupa Kupası’nda şampiyonluğa ulaştırmıştı.Geçtiğimiz sezonda ise çalıştırdığı Benetton Treviso tıpkı Efes Pilsen gibi son 16'ya kalamadan Avrupa Ligi'nden elenmişti. Tereddütlerimiz aslında Efes Pilsen'de uzun yıllardır dışardan bir coach gelmemesinden kaynaklanıyordu. Dışarıyı iki anlamda kullanıyorum. yabancı anlamında kullandığımda ilk ve tek yabancı çalıştırıcı 1986-87 sezonunda takımın başında olan Rusmin Halilovic'tir. Ki o sezon 14-8 normal sezon galibiyeti ile 3. bitirmiş şampiyonluğu da Karşıyaka'ya kaptırmıştık. Dışarıyı Efes Pilsen dışı diye düşünüğümüzde ise Aydın Örs'ün takımın başına geçmesinden beri Efes Pilsen kültürü içinden yoğrulmuş 3 isim yani Örs, Ataman ve Mahmuti takımı yönetti. Hepsi bizim çocukken şimdi "dışardan" biri ile sezn geçireceğiz. Üstelik bu kişi Efes Pilsen savunması diye -bu sene silinse de- nam salmış sistemin tersine hücum basketbolu oynatıyordu. Tabi Efes Pilsen'e 15 yılını vermiş Oktay Mahmuti'nin yerine gelmesi de ayrı bir burukluk yaratıyordu.
Bilmediğimize kuşkuyla bakarken Avrupa Şampiyonası ışıkların onun üstüne çevrilmesine sebep oldu. Gerçi grup maçlarını bilmiyoruz. Çok fazla izleme şansımız olmadı. İspanya'ya kaybettikleri 81-69'luk maçta ne oldu çok fikrim yok. Ancak gruplardan sonra yani kaybedenin turnuvaya veda edeceği en kritik günlerde takımına vites arttırmayı bildi. Bu seviyede her antrenörün aksiyoner yetenekleri vardır. Stratejileri, rakibi tahlilleri ona göre bir hareket planı yapılır. Ancak Blatt'in bu turnuvada reaksiyoner özelliklerini de gördük. Yani işler kötü gittiğinde, rakip beklenenin dışında bir oyun sergilediğinde oyuna anında ve doğrudan müdahalelerini gördük - ki bu her zaman Oktay Mahmuti'nin en çok eleştirdiğim eksikliği olmuştur. Yenilirken de geri dönebilmeyi sağlayan bir antrenör geçen seneye göre bir fark demektir.
David Blatt kendi deyimiyle Efes Pilsenli taraftarlara daha ofansif bir takım izlettireceğini söylüyor. Bu geçen sene de nüvelerini gördüğümüz bir şeydi. Jenkins'in, Haislip'in hücumda karıştırıcı göze hoş gelen ve dağınık oyunları bu nasıl bir Efes Pilsen düşüncesini akıllara getiriyordu. Hiç alışık olmadığımız güzellikte hücumlar izlerken savunmanın ise eski sertliğinden uzaklaştığını gözlemliyorduk.Şimdi hücum oyunu oynayan belki koş koş hücumlar için özel planları olan Efes Pilsen'i göreceğiz. Peki sahadakiler buna ne kadar uyacak. Hücum sisteminin baskınlığından savunma ne kadar yara alacak? Yine Efes Pilsen yönetiminin ketumiyeti ve basının ilgisizliği bizi sezon açılana kadar merakta bırakacak.

Serkan Erdoğan -bildiğimiz kadarıyla- sezonun en etkileyici transferi. Bildiğimiz kadarıyla diyorum çünkü diğer oyuncuların hazırlık kampındaki performanslarıyla ilgili tek argümanımız attıkları sayılar. Bu belirsizliğin bizler için geçerli olduğunu düşünüp, Blatt'in bir bildiği vardır diyorum. Tabi bunu da transferlerin onun bilgisi haricinde yapılmadığı iyimser varsayımıyla söylüyorum. Ancak tranferlerin hemen hepsinin önceki takımlarında en önemli 1-2 skorerden oldukları Blatt'in sistemine uyacaklarını düşündürüyor.
David Blatt ve Efes Pilsen'e üstünkörü bir bakış atmaya çalıştım. Bir sonraki yazıda yeni transferleri değerlendireceğim.
http://efesliler.blogcu.com/yeni-sezon-yeni-coach_4220951.html
20.09.2007

David Blatt

Efes Pilsen'in coach'u David Blatt Rusya ile Avrupa Şampiyonu oldu. Rusya'nın şampiyona öncesi ilk 3 için bile adı geçmiyordu. Dünya Şampiyonası'nın finalistleri Yunanistan ve İspanya ile Saras'ın geri dönüşüyle kadrosunu güçlendiren Litvanya şamiyonluk adaylarıydı. Türkiye'nin ilk 8'e gireceğine dair tahminlerle birlikte en büyük yanılgı da bu oldu.

Önümüzdeki sene Avrupa Ligi Final Four'u İspanya'da ve finalin oynandığı salonda düzenlenecek. Coach Blatt'in aynı mutluluğu Efes Pİlsen ile birlikte yaşayacağını umud ediyorum.