Yeni geldim Mersin maçından. İstanbul'da fırtına var. İpekçi'ye gidip gelmek zor oldu. En son Partizan maçını orda izlemiştim. Özlemişim salonu.23 Ocak 2010 Cumartesi
Efes Pilsen - Mersin BŞ Maçı İzlenimleri
Yeni geldim Mersin maçından. İstanbul'da fırtına var. İpekçi'ye gidip gelmek zor oldu. En son Partizan maçını orda izlemiştim. Özlemişim salonu.26 Ekim 2009 Pazartesi
Efes Pilsen: 71 - Banvit 61
Banvit maçlarını severim. Birinci nedeni takımın malzemecisini tanıyor olmam. Hatta çok uzaktan akrabam bile sayılabilir. Her maç sırasında ya da maçın öncesinde yanına gider selamlaşırız. Banvit'in Bandırma'daki aile gibi ortamını biliyorum. İstanbul'a geldiklerinde takımın nerdeyse tamamının İstanbul'da kalıp eğlenmesi falan ilginç gelir. Ayrıca Banvit'in Efes'e karşı hep dik duruşu, maçı kaybetmek istememesi de hoşuma gider.27 Ağustos 2009 Perşembe
2009-10 Takvimi Belli Oldu
24 Haziran 2009 Çarşamba
Şampiyonlarla Röportaj
6 Mayıs 2009 Çarşamba
Üj Bej Zekiz
Efes Pilsen ekranlarda en son 25. haftadaki Türk Telekom maçıyla boy gösterdi. Mersin BŞB maçı 30. haftanın canlı yayın programına alınmadığından Efes Pilsen maçları 5 haftadır televizyondan gösterilmemiş olacak.
Yani, aslında Telekom'un maçı olduğu için gösterilen karşılaşmayı saymazsak, 8 haftadır Efes'e ambargo ya da ilgisizlik var.
Mesele sadece maç yayınları da değil. Az sayıdaki basketbol programında da pek değinilmiyor. Bu hafta Doğan Hakyemez'in sızlanmaları olmasa, bu maç da Ender'in son saniye üçlüğü dışında boşverilecekti. İlgisizlik o seviyedeki maçı izlemeye gazeteci gelmemiş. Kimse maçı izlemediğinden yorum yapamıyor. En ilgili olanlar TBL'nin resmi sitesinden canlı skor olarak takip etmiş.
Sorsan Beko Basketbol Ligi lideri...
24 Mart 2009 Salı
Efes Pilsen Pınar KSK maçına doğru

28 Mart 2009 Cumartesi 17:00'de Ayhan Şahenk'te Pınar Karşıyaka ile karşılaşıyoruz.
Bundan sonra özellikle böyle köklü kulüplerle yapılan maçlardan önce biraz tarihsel veri de sunmak istiyorum.
Ligin ilk maçını 106-80 kazanmıştık. Efes Pilsen için bu sezon rakip potaya bırakılan en fazla sayıydı bu. Efes Pilsen'in Pınar Karşıyaka potasına şimdiye kadar bıraktığı en fazla 3. sayıya tekrar ulaşılmış oldu. Daha önce 1983'te 114 sayı atmışız. 1984'te 107 sayımız var. 1994'te 106 sayı var. İkinci kez 106 sayıya ulaşılmış.
Pınar Karşıyaka ile 87.kez karşılaşıyoruz. Daha önceki maçlarda 66 galibiyet 19 mağlubiyet var. Toplam 85 etti. Kalan 1 maç nerde? 1 maç berabere bitmiş. Ben yetişemedim. Eskiden beraberlik de varmış. İlginçtir; ilk maç berabere bitmiş. Yıl 1978...
Geçen sene play off ilk turunda karşılaşmıştık. Olaylı geçen seride 3-1 kazanmıştık. Bu sezona başlarken Pınar KSK çok önemli oyuncularını kaybetti. Geno Carlisle hariç hepsi yıldız olan ABDli yabancılarını Avrupa basketboluna dağıttı. Sabonis gibi oynayan Asım ve kariyerinin en iyi sezonunu geçiren Barış Ermiş'i Telekom'a gönderdiler. ABD'den ucuz ve kaliteli yabancı oyuncu getirme uzmanı çalıştırıcıları Ahmet Kandemir'i de Mersin'e kaptırdılar. Bunların sonucu olarak seyirci destekleri azaldı.
Şimdi yeni bir Pınar Karşıyaka var Efes Pilsen'in karşısında. Geçen seneye göre daha güçsüz olduğu kesin. Yine de iyi yabancılar bulmuşlar. Benton, Büyük Kolej'de büyük işler yapmıştı. (Ligin rebound kralıydı). Ama daha önemlisi ligin asist kralını transfer ettiler. Hakan Köseoğlu geçen sene Kepez'de başardıklarının tesadüf olmadığını gösteriyor. PKSK'da asist istatistiklerini daha da geliştirdi. Tutturduğu asist ortalamasıyla sezonu bitirirse, ligin, istatistiklerine ulaşılabilir dönemindeki en fazla ikinci asist ortalamasına ulaşmış olacak. Atılan toplam sayıda da ilk 10'da yer alan tek Türk oyuncu. Ama ortalama 4 top kaybıyla oynuyor ve bu kötü istatistikte de ligin lideri. Formda bir Kerem Tunçeri daha fazlasını çalabilir. Hakan Köseoğlu - Kerem Tunçeri kapışması Efes'ten öte Beko Basketbol Ligi'ni sevenler için ilgi çekici olacaktır. (Aslında ilgi en fazla salona çekecektir. Çünkü maçı televizyon vermiyor.) Ben, Kasun - Benton kapışmasını da merak ediyorum.
Efes Pilsen'de, İzmir'de yaşanan hırsızlık olayının moral bozukluğu devam ediyormuş ama bunun maça yansıyacağını zannetmiyorum. Umarım bundan sonra güvenlik daha sıkı sağlanır.
Efes Pilsen'de hangi yabancının oyunda olmayacağı da önemli. Aliağa maçında Shumpert kadroda yoktu. Bence bu maçta Kaki kenara alınsa daha iyi olur. Shumpert'ın sıkıcı ama verimli oyuncu PKSK'nın moralini bozabilir.
Efesliler salonda olacak. Ben Düzce'den geliyorum maça.. Umarım salonda kaydadeğer sayıda taraftar olur.
Ekleme: Federasyon haftanın programını açıkladı. Beşiktaş Cola Turka - Antalya maçı 17:45'te başlayacak. Sadece 5-6 için değil. 7 ve 8. sıraların şekillenmesi için bile önemli bir maç. Hem Efes'in maçını hem de bu maçı izlemek isteyenler yok mu? Nasılsa kimse izlemez mantığıyla hareket etmek açıklanamaz.. Beko Basketbol Ligi izlensin isteniyor Hem de aynı şehirde aynı anda maçlar oynanıyor. BJKCT'yi biliyoruz da.. Ersin Görkem'li Marsh'lı kadroyo da izlemek istiyorum.
17 Mart 2009 Salı
fenerasyon 84 Efes Pilsen 80
Yaklaşık 1000 kadar kişiyle Abdi İpekçi'de Efes Pilsen'i destekledik. Buna FBÜ taraftarları da şaşırdı. Kötü hakem yönetimi, 1-0 başlamasını istemedikleri Efes Pilsen - FBÜ finali için yapabileceklerini yaptı. Ne Kaya hücum faul yapmıştı, ne de Kerem hatalı yürüme yapmıştı. Hakemlerin bu tutumu ve FBÜ'lü bazı Türk ve devşirme oyuncuların dövüşmek için sahaya çıkması üzerine çok şey yazacak kadar sinirli olsam da burası yeri değil.Efes Pilsen açısından maça damgasını vuran şeyler şöyle:
-1.5 milyon dolarlık Kasun'un hiç bir varlık gösterememesi
-Ergin Ataman'ın yönetim hataları:
*Maça yanlış 5le başlaması: Ender - Cenk 2'lisi yerine Kerem Tunçeri - Charles Smith tercih edilseydi; hatta illa Türk olsun istiyorsan Cenk'in yerine Sinan ile başlasaydı maçın başındaki o 23-7'lik skor oluşmayacaktı. Böylece tüm maç boyunca FBÜ'yü yakalamak için uğraşılmayacaktı.
*Uzatma dakikalarında 5 sayı öne geçmişken oyunu yavaşlatıp rakibi uyutup gerekirse içeri dalmalarla faul alınmasını sağlamalıydı.
-22 top kaybıyla oynanması.
Efes Pilsen - FB Ülker maçı öncesi (08.03.2009)
Son 2 maçtır FB Ülker'i yeniyoruz. Seriyi devam ettirmek ve kuvvetle muhtemel bir play off eşleşmesin e 1-0 önde başlayabilmek için çok çok büyük önem taşıyan bir galibiyet olacak.FB Ülker Avrupa'da darbe üstüne darbe yedi ve dün itibariyle diğer tüm takımlarımızla birlikte kendi ligimize döndü. Türkiye'de de son 3 maçında 2 mağlubiyet aldı. 4'te 3 olmaması için elinden geleni yapacaktır. Hem yönetimden bazı kişilerin hem Tanjevic'in hem de bazı oyuncuların topun ağzında olduğu söylentileri dolaşıyor. Efes kazanırsa play off'a kadar zor toparlarlar kendilerini. Sakatlıklarla da boğuşup duruyorlar. Oyuncularının biri iyileşiyo biri sakatlanıyor. Özellikle Ömer Aşık'ın yokluğu çok sarsıyor. Yücel Platin'in bir değerlendirmesi vardı. Efes Pilsen'de Kasun da sakatken Ömer ile Kasun'dan kim iyileşir takımına vermesi gereken katkıyı verirse o şampiyon olur diyordu. Ömer Aşık'ın yokluğunda, Beşiktaş Cola Turka ile yapılan son hazırlık maçındaki katkıyı veren Kasun maçın yıldızı olur.
Efes Pilsen'de hafta içi grip salgını olmuş. Millet sümüğünü çeke çeke dolaşıyormuş. Ama atlatmışlar sanırım. GS Cafe Crown maçında sakatlanan Kerem Tunçeri'nin maçta oynamasını engelleyecek derecede önemli bir şeyi yokmuş. Vujanic de iyileşmiş. Hatta hazırlık maçında oynadı bile. Tabi onun oynayabilmesi için yabancı oyunculardan birinin tribüne çıkması lazım. Kurulu düzeni bozmaya bence gerek yok. Biz Vujanic'le sohbet eder onu oyalarız:) Hele Kaki'nin kenara alınması, rakibin son haftalarda en formda oyuncusu Mirsad Türkcan olduğu düşünüldüğünde çok büyük hata olur. Hafta içi oynanan hazırlık maçları Efes için sıradanlaştı. Boş hafta içlerini böyle maçlarla dolduruyorlar. Maçın Abdi İpekçi'de oynanması da önemliydi. Takım 2 aydır İpekçi'de maç yapmıyor. Alışmalarını amaçlamış olabilirler. Maçtaki arkadaşlardan öğrendiğim kadarıyla çok ciddi bir maç olmamış. Arada tuvalete gidip gelenler falan olmuş.
FB Ülker için bu sıkıntılı durumdan kurtulmak için Efes galibiyet biçilmez kaftan. Salonu doldurmak istiyorlar. Uzun zaman aradan sonra bir Beko Basketbol Ligi maçı için otobüs kaldırıyorlar. Hem Kadıköy'den hem de Taksim'den otobüslerle taraftar taşıyacaklar. Biz yani Efesliler de bir avuç kişi olarak salonda olacağız.
http://efesliler.blogcu.com/efes-pilsen-fb-ulker-maci-oncesi-08-03-2009_37744871.html
05.03.2009
Efes Pilsen Beşiktaş Cola Turka hazırlık maçı

Bora Hun Paçun Rabotnicki'de(ymiş)

Teknosa kahramanları Havaalanında: EFESLİLER VE EFES PİLSEN
Teknosa Türkiye Kupası şampiyonu takımımızı havaalanında karşıladık. Efes formalarımızla beklerken diğer yolcu yakınlarının bakışlarına maruz kalsak da güzeldi.. Ayrıca yanımızda Rakel de vardı. Kasun'un eşi.. Çok sıcak bir insan. Maçlara gide gele samimi olduk.. 10 küsür kişiydik ama sürpriz oldu. Çok hoşlarına gitti. Ziya abi ve kupayla fotoğraf çektirirken Ergin Hoca durun ben de geleyim dedi ve kadrajın içine girdi.. Güzel bir anı oldu.. Türkiye Şampiyonluğu Kupası ile de fotoğraf çektiririz inşallah..http://efesliler.blogcu.com/teknosa-kahramanlari-havaalaninda-efesliler-ve-efes-pilsen_37090431.html
26.02.2009
Sevgililer Günü 2009 BJKCT - EFES PİLSEN Maçı
İki takım arasında, nasıl anlatsam, sınıf,kalibre ya da son günlerin sevilen dizi müziği ile kocaman bir fark var. İlk 2 dakikadan itibaren bu çok açık bir şekilde ortaya çıktı. Teknik ayrıntılara bile dalmaya gerek yok. Efes seviyesinde bir kadro yoktu siyay beyazlı ekipte. İtalya'nın ikinci liginden apırılan yabancılar, yetersz Türk oyuncular.. Sponsor bile yetmiyor BJK'ye.. Eldeki imkanlara göre çok kötü bir takım kurmuşlar.
Efes'te Kaya çok büyük baskı altındaydı. Kendine yapılan hakaretler, edilen küfürler yüzünden oyunda hiç bir varlık gösteremedi. Salona çıktığında yüzü kireç gibiydi. Önüne düşen bir topu alıp tekrar rakip potaya bırakmaktan başka olumlu hiç bir harekette bulunamadı.
Shumpert ise eski takımına karşı çok hoş bir oyun sergiledi. Gösterişsiz oyunu ile çok faydalı oldu. Ama özellikle Kaki çok iyi mücadele etti. Avrupa BBL için gayet iyi. Cenk'in mücadelesini de takdir ettim. Bu sefer gerçekten çabalıyor. İstatistiklerde görünmeyen işler yapıyor.
Efes maçta zaman zaman farkı açtı. BJKCT geri geldi yakaladı. Bunda daha çok Efes'in oyun disiplininden kopması etkili oldu. Geçen hafta Selçuk maçında da aynı dsiplinsizlikleri görmüştük. Ergin Hoca son dakikalarda galibiyet garantiyken bile mola almak zorunda kalmıştı. Bu iyiye dalalet etmiyor. Selçuk yakalayamazdı. BJKCT yakalamaya yaklaştı ama onların da olağanüstü performans göstermesi gerekiyordu. Moral olarak iyi olmadıklarından öylesi bir gösteri sunamadılar. Ama Telekom'la FBÜ ile oynarken aynı şey olmaz. Oyunu 2 dakika bırakırsın; Serkan Erdoğan vurur geçer. Neye uğradığını bile anlayamazsın. Veya FBÜ seni 3lük manyağı yapar. Efes'in oyunu asla bırakmaması lazım. Hedefler de bölünmüyor. Avrupa gitti. Elde sadece BBl kaldı. Ve BBL şampiyonluğu 3 sezondur şampiyon olamadığımızdan dolayı çok değerli. Rakibi hafife almaya, nasılsa kazandık demeye gelmez..
http://efesliler.blogcu.com/sevgililer-gunu-2009-bjkct-efes-pilsen-maci_36305411.html
16.02.2009
13 Mart 2009 Cuma
Basket, işkembe ve porselen
"Fransa'nın Limousin bölgesine düşen ünlü Limoges kenti, kasaba azmanıdır.
Üzerine hardal, sirke, tereyağı ve tarhun otuyla halledilmiş sos sürüldüğü takdirde taamı pek enfes olan ve ‘andouillette’ denilen sakatat sucuğunu hariç tutarsak, mekanın esas olarak vitrayları ve porselenleri çok meşhurdur.
Bilhassa bu ikincisiyle, başta Versailles Sarayı'nın kraliyet masası olmak üzere hemen tüm Avrupa aristokrasisi kendisine ‘sinye’ sofra takımı düzmüştür.
Ancak, şehrin hazmı biraz güç işkembe ızgarası ve Karun mülkü çanak çömlek züccaciyesinden oluşan şöhretine son yıllarda bir üçüncüsü daha eklendi.
Anlı şanlı basket takımı...
* * *
Efendim benim sporla hiç alakam yok ama, basket deyince akan sular durur.
Zahir yirmi yaşına kadar kendim de potaya zıplamış olduğumdan ve şehirli cevvaliyetimi yalnız bu dalda yakaladığımdan, sepet oyununun deli divanesiyim.
Ağzımdan yel alsın, eğer bir gün sekte-i kalpten gidersem bunun salonda veya ekranda maç seyrederken gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.
Üstelik, ben koyu bir Efes Pilsen taraftarıyım.
Nasıl olmayayım ki? Söz konusu spor bu ekip sayesinde profesyonelleşti.
Basket kitlelere mal oldu. Diğer kulüpler onu izleyerek buralara geldi.
Modern zıpkınların ülkeye damga vurmasında Efes sosyolojik bir rol oynadı.
Kaldı ki, Aydın Örs bir büyük hoca... Avrupa çapında sayılı otorite...
Üstüne üstlük, müdür Pano Natof Saint Joseph Lisesi'nden ağabeyim. Ben henüz kopilken onun bizim okulu hep şampiyon yapan şutları hala hatırımda.
Lami cimi yok, ben Efes Pilsen taraftarıyım.
* * *
Neyse, perşembe akşamı geldi. Gece Limoges'la çok önemli maçımız var.
Zaten Olympiakos'a geçen hafta yenilmişiz kahroluyorum, Avrupa Liginde ipi göğüslememiz için bu defa Fransızlara karşı başarı kazanmamız şart. Elzem.
Televizyon karşılaşmayı naklen verecek. Fakat işin kötüsü, tam o saatlerde de benim bir lokantadaki yarı resmi yemeğe icabet etmem gerekiyor.
Sırf başlangıcı seyredeyim dedim ve müthiş heyecanla aparatı açtım.
Heyt, fırtına gibi esiyoruz. Naumoski biraz tutuk ama Mirsad - Howard - Sellers üçlüsü ezip geçiyor. Ufuk'un pası harika. Murat'ın ‘dribbling’ine bak.
On birinci dakika ve biz farkı on dört sayıya çıkarttık. Limoges ‘coach’u Gomez mola aldı ve başta pek umut bağladığı Smith, takıma fena fırça atıyor.
Bağırsa ne yazar bağırmasa ne yazar, ilk devreyi 33 - 25 önde kapatıyoruz.
* * *
Devre bitti ki yemeği hatırladım. Lanet savurarak acilen lokantaya vardım.
Sonra, aleni yerlerde cep telefonunu kullanmaktan nefret etmeme rağmen, sağ olsunlar gazete spor servisinin başının etini yedim. Maçı masadan izledim.
Gerisi malum. Biz, o şan şöhret sahibi Limoges takımını kendi sahasında ve 77 - 62 gibi açık bir farkla devirdik. Baskette yeni bir sayfa daha açtık.
Bir tek şeye üzülüyorum: Önümdeki tabağın Limoges porseleninden olmadığına ve içinde ‘‘andouillette’’ işkembesi bulunmadığına...
Doğrusu, Efes Pilsen'in zaferinden sonra sakatat ızgarasını kemal-i afiyetle yiyebilir ve kraliyet züccaciyesini büyük maharetle kullanabilirdim.
Ama inşallah, haftaya Real Madrid'le yapacağımız maç ertesinde çerezi İspanyol ‘tapas’ıyla atıştıracağız. Şerefe de Aragonya şarabı tokuşturacağız.
Çünkü biz cevval ve şehirli ‘Avro - Türkleriz’.
Topu basket potasına zıpkınlarız ve evrenseli hayat gustosunda yakalarız.
"Hadi ULUENGİN"
http://efesliler.blogcu.com/basket-iskembe-ve-porselen_20133501.html
17.07.2008
Efes Pilsen Taraftarı ve Yönetimi
Evet gerçekten yönetim karşısında dikkate değer bir taraftar göremiyor. Peki bu takımın hiç bir zaman taraftarı olmadı mı? Ülkerspor'un ligde ilk defa kendini gösterdiği 93-94 sezonunun finalinde salon yıkılıyordu. Efes – Ülker finalinin tüm maçları için kapıda saatler öncesinde yüzlerce metre kuyruk oluşuyordu. Maçların mesai-okul saatlerinin sonlarında başlaması da bu durumu değiştirmiyordu. İnsanlar okuldan kaçıp maça gidiyordu. Avrupa maçlarında da durum böyleydi. Leverkusen maçında yer olmadığından salona girememiştim. Dönüşte de Yedikule'de köpekler saldırmıştı bana:) Bu durumun rüzgarıyla bir kaç sene daha ilgi devam etti.
Efes Pilsen yönetimi bunun üzerine bir şey koymayı hiç bir zaman düşünmedi. Salon yapmayı zaman zaman akıllarından geçirip boşverdiler.
Kurumsal taraftar portresi oluşturmayı, salona gelenlere bir şeyler satmayı pek denemediler. Belki de satılacak ürünlerden gelecek paranın azlığı buna neden oldu. Ama önemli olan kazanılacak para değil, satın alacak kişilerde oluşacak bağlılık duygusuydu. Ayhan Şahenk'te oynarken sezonluk bilet fikrinin, Çetin Çeki tarafından 1 kez dile getirildiğini hatırlıyorum. Küçük olduğumdan ben alamazdım. Uygulamaya konuldu mu emin değilim.
Bu eksikliğe rağmen özellikle 1993-1999 yılları arasında kendi seyirci profilini yaratmıştı. O seyircilerden bu sitede bile 10 kişi anca kalmıştır.Demek istediklerimi, o dönemde de benim gibi salonda olanlar çok iyi bilir.
93-94 sezonu nüveydi. Yani tohum, çekirdek.. 5-6 yıl o çekirdek biraz yeşillendi, boy attı. 2000-01 ekonomik krizlerinin etkisi, yönetimin de zaten ilgilenmemesi o fidanın dibine asit döktü yaktı. Biz şimdi eskiyi canlandırmaya çalışmıyoruz. Başka yoldan, ve bir sonuç almayacağımızı da bile bile Efesliler olarak bir şeyler yapıyoruz. Ben halimden memnunum. Ama daha iyi olabilecekken buralarda olduğumuzdan dolayı da -hakkım olmadığı halde- biraz kırgınım.
http://efesliler.blogcu.com/efes-pilsen-taraftari-ve-yonetimi_20128421.html
17.07.2008
Transfer Dedikoduları 4
Ayrıca Türkiye'de de sıklıkla bahsedilen, Cajasol'dan Andrew Betts hala önemli bir aday..
http://efesliler.blogcu.com/transfer-dedikodulari-4_19479621.html
01.07.2008
Transfer Dedikoduları 3
Shumpert'in bağlı olduğu menajerlik şirketi oyuncunun Efes Pilsen'de olduğunu yazmış. Transfer için tamam demeye az kaldı sanırım.
http://www.doublebmanagement.com/eng/giocatori.php?listag=4&group=S&plaidf=359
Power forvet pozisyonu için Miami Heat'ten kovulan Alexander Johnson'ın adı dolaşmaya başladı. Kovulma haberi burda: http://www.sporx.com/detail.php?Type=16&kategori=45&go=115440 Haberleri çok çok muteber olmasa da tblforum da haberi geçti: http://www.tblforum.com/index.php?option=com_content&task=view&id=5715&Itemid=1
Ne kadar güvenilir emin değilim ama interbaskette Elton Brown'la ilgilendiğimiz söyleniyor. 4-5 numaralarda oynayan bir oyuncu. Geçen sene İsrail'de Hapoel Holon'da oynamıştı. Önceki sene de NBDL'de çok iyi bir sezon geçirmişti. Interbasket Charlie Bell konusunda tüm baketbol camiasını ters köşeye yatırdığından tereddütlüyüm.
http://efesliler.blogcu.com/transfer-dedikodulari-3_19231811.html
26.06.2008
Transfer Dedikoduları 2
BJKCT'den Sinan Güler ile ilgilendiğimizi yine Engin Özerhun söyledi. Uçuk olmayan bir bütçe ile yola çıkıldığına göre makul bir oyuncu. 2-3 numaraları oynayabiliyor. Ama asıl pozisyonu 2 numara. Güçlü bir oyuncu. Onun en büyük eksi yönü istikrarsızlığı. 2 maç 17 sayı ortalamayla oynuyor. Sonraki 2 maç ortalaması 2'ye düşüyor. Yine de Serkan Erdoğan ile birlikte iyi bir ikili olabilirler.
http://efesliler.blogcu.com/transfer-dedikodulari-2_18018881.html
05.06.2008
Transfer Dedikoduları
Efes'in transferleriyle ilgili olarak genelde imza atılana kadar haber çıkmaz. Ama 2 isim kulislerde dolaşmaya başladı. Bunlar Milwaukee Bucks'ın oyun kurucusu Charlie Bell ve Upim Bologna'nın yetenekli ve genç forveti Stefano Mencinelli.
http://efesliler.blogcu.com/transfer-dedikodulari_17889111.html
04.06.2008
Ergin Ataman Efes'de (mi?)
Ergin Ataman ile anlaşıldığına dair haberler de Beşiktaş'ın internet sitelerinde göründükten sonra etrafa yayıldı. Yani bilgi Ergin Hoca'nın ayrıldığı takımından geldi..
Ergin Hoca'nın karakteri nedir bilmem. Bir maç sonunda Efes çalışıtırıcısının elini ittiğini unutmuyorum. Ama Efes'in ilk kez Final 4' a çıkmasını sağlayan coach olduğunu da unutmuyorum. Yarı devrede aldığı takımı biraz değiştirip kulübün ezeli hedefine ulaştırması bile ona saygı duymamız için yeterli bir sebep. Bize gelmeden önce Karşıyaka ile harika bir sezon geçirmişti. Daha önce de Türk Telekom'u uyduruk kadrosuyla TBL'de finale çıkarmıştı. Siena ile Avrupa'da kupa kazandı. Yani teknik kapasitesini asla küçümsememek gerekiyor
http://efesliler.blogcu.com/ergin-ataman-efes-de-mi_17245911.html
28.05.2008
6 Mayıs 2008 Play off çeyrek finali PKSK 2. maçı
Bu maçın kazanılması kesinlikle bir bahar havası oluşturmasın. Takımın fazladan yaptığı tek şey biraz dirençti. PKSK maç başlarında biraz yüzdeli şut atsa maç yine önceki gibi stresli geçecekti. Şut sokamayınca biz rahatladık ve kendimizi hiç sıkmadan çok rahat bir galibiyet aldık. Bu galibiyette PKSK'nın süngüsünün çabuk düşmesi etkili oldu. Tabi bizim savunmada daha gayretli olmamız etkendi.
Eskiden de zayıf takımlara karşı oynanan pek çok lig maçında salonda olanlar tanık olmuştur. İlk çeyrekte rakip biraz dayanır. Sonra Efes çok rahat bir şekilde farkını atar geçer giderdi. Maçın kafa kafaya olduğu anlarda da bilirdik ki Efes birazdan maça asılacak ve rahat bir galibiyet alacak. Hatta tüm maç boyunca bile maçı koparamasak bu fikir değişmezdi. Bu maçta fark atmış olmamıza rağmen o kadar rahat değildik. Daha denk gitmesine rağmen, maçı Efes'in kazanacağına dair en ufak bir tereddüt bile yaşamadığımız çok maç izledik. Bu maçta ise her an PKSK geri dönebilir, bizi yakalayabilir düşücesi beynimizi içinde döndü durdu. Tabi maçın son 6-7 dakikasından bahsetmiyorum..
Herneyse.. Güzel bir gündü.. Ekrem Hoca ile ilk güzel galibiyetimizi aldık..
http://efesliler.blogcu.com/6-mayis-2008-play-off-ceyrek-finali-pksk-2-maci_15591181.html
09.05.2008