31 Ağustos 2009 Pazartesi

Koraç Kupası Sonrası Canlı Yayın

video

Koraç finalinden sonraki canlı yayın. Murat Murathanoğlu'nun kazağa özel dikkat rica ediyorum. Efesliler'e saldırmanın milliyetinin olmadığını hazımsızlığın eski bir gerçek olduğunu da hatırlıyoruz.

Video için Ferhat Uçan'a teşekkürler

Eurobasket 1993 Finali


TRT'nin arşivi muhteşem. Nostalji spor kanalı açsalar Ntvspor kadar popüler olur. Dün gece sahurda tam sabah ezanı okunurken 1993 Avrupa Basketbol Şampiyonası finalini verdiler. Şampiyona Almanya'da düzenlenmiş. Finalde Almanya ile Rusya karşılaştı. Uyku yalan oldu ama maçı izledim.

Maç Avni Küpeli'nin muhteşem (!) anlatımı ve Murat Didin'in yorumlarıyla verildi. Rusya, SSCB'den yeni dönüşmüş. İkili sık sık Sovyetler deyip durdu. Hücum süresi 30 saniye. 4 çeyrek değil 2 yarı var. Daha da ilginci bire bir atış hala kalkmamış. Yeni nesil için hatırlatayım. Bir yarıda takımın 7 faul hakkı var. Bu hakkı dolan takım atış halinde olmayan faul kazandığında serbest atış çizgisine gidiyor. Eğer ilk atışı sokarsa ikinci atış hakkı doğuyor. İlk atışı sokamazsa oyun öyle devam ediyor.

Formalar açısından kendine has bir özelliği olmayan ara bir dönemde oynamış maç. Eskisi gibi kısacık değil. Şimdiki kadar geniş ve uzun değil. Arada bir uzunlukta ve biraz dar şortlarla sahadalardı.

Almanya Avrupa Şampiyonu olmuş ama isimlerden biri hariç kimse bana bir şey ifade etmedi. Hatırladığım tek isim ise bir Türk. Teoman Öztürk.. 2 sene Galatasaray'da 1 sene de Ülker'de oynayan bu kısıtlı yetenekli uzun, şampiyon Alman takımının kadrosunda. O dönem Alba Berlin'de oynuyormuş. Final maçında hiç oynamadı. Ama Avni Küpeli diğer oyunculardan daha fazla bahsetti.

Rusya'da ilk 5'te iki tane tanıdık vardı. Birisi sarhoş Rus kozmonot kıvamındaki kaytan bıyıklı abimiz Sergei Bazarevich. Yıldırımspor'da oynuyordu şampiyonaya gelmeden önce. Şampiyonadan sonra ise Tofaş'a geçmişti. Hatta yıllar sonra bir dönem Türk Telekom forması da giymişti. Diğeri Sergei Panov. O da bu şampiyonadan sonra Türkiye'ye Yıldırımspor'a gelmişti. Maç ilerledikçe tanıdık isimler arttı. Karasevda Valisi Karasev oyuna girdi. Mikhail Mikhailov vardı bir de. Türkiye'ye hiç gelmedi ama benim uzun yıllar keşke gelse dediğim pivotlardan olmuştu. Baktım değişik takımlarda da oynamış ama ben onu Real Madrid'den hatırlayacağım.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Efesliler Hırvatistan Maçında

Efesliler'den Kasun hayranı arkadaş Serdar'ın Hırvatistan - Almanya maçı marifeti:)

28 Ağustos 2009 Cuma

2010 Dünya Şampiyonası Biletleri Satışta


Şimdilik sadece grup maçlarının kombineleri satışta. Biletlere şurdan ulaşabilirsiniz.

Grup maçlarının kombine bilet fiyatları 70 lira ile 300 lira arasında değişiyor. Takıma ya da şehire göre bilet satın alabiliyorsunuz. Gruplardan sonraki eleme turunun biletlerinin sadece fiyatları belli olmuş. Yine aynı aralıkta biletler. Ama onlar satışa çıkmamış.

Efes Pilsen'den Transfer


Efes Pilsen Diyarbakır'ın Bağlar Belediyesi takımından Baver Yücesoy'u transfer etmiş. Oyuncu 17 yaşında. Daha önce oynadığı maçlarla ilgili bazı bilgiler edinmeye çalıştım. Genelde yenilen takımının en iyi oyuncusu kıvamında. Bağlar Belediyesi oyuncusu için Efes Pilsen'den ücret istememiş. Bunun gururu yetmiş sanırım. Eğitim masraflarını Efes Pilsen karşılayacak bundan sonra.

Baver hemen kadroya alınmayacak. Bu sene 2. ligde Pertevniyal'de oynayacakmış.

Diyarbakır'dan daha önce Ekmen kardeşler getirilmişti. Onlar Efes'e yar olamadı. İnşallah Baver iyi bir performans gösterir.

Almanya'ya da Mağlup Olduk

Almanya'ya kaybetmenin moral bozukluğu hala üzerimde. Maç yazısı yazacak durumda hissetmiyorum kendimi.

Sadece maçtan sonra Kerem Gönlüm'ü arıyorum şeklinde açıklama yapan Bogdan Tanjevic'e bu ülkenin en iyi, en formda 4 numaralarının Mirsad Türkcan ve Kaya Peker olduğunu hatırlatmak isterdim. Ama hatırlatamam. O şimdi bacak bacak üstüne atmış sigarasını tüttürüyordur. Ve 2010'a kadar kimsenin, hiç bir olayın, hatta Avrupa Şampiyonası gruplarında 3 mağlubiyet alıp gruplardan çıkamamanın bile kendisini yerinden edemeyeceğini bilmenin rahatlığı içerisindedir.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Kakiouzis Aris'te


Sezon içerisinde bile adı Aris'le anılmıştı. Sezon bittikten sonra da Aris lafları dolaşıyordu. En sonunda Aris, Kaikouzis'le anlaştığını resmen açıkladı.

Siena'daki veya Barcelona'daki performansına yaklaşamasa da özel bir oyuncuydu. Seyirciyle iletişim kurmaktan da çekinmezdi. Bizce yeterince mücadele etti. Kimi zaman savunmada, istatistiklere yansımayacak önemli katkılar sağladı. Ama Efes Pilsen'in hedefleri seviyesine çıkamadı.

Gelecek sene en sevmediğimiz Yunan takımında mücadele edecek olsa da Kaki'yi iyi hatırlayacağız.

2009-10 Takvimi Belli Oldu


Yeni sezonda Beko Basketbol Ligi ve Teknosa Türkiye Kupası'nın takvimi belli oldu. Takvime burdan ulaşabilirsiniz. Önemli tarihleri burdan vereyim:

7-12 Ekim: Teknosa Türkiye Kupası Grup Eleme Maçları
14 Ekim: Cumhurbaşkanlığı Kupası
17 Ekim: Normal Sezon Başlangıcı
9-10 Ocak: All-Star Haftasonu
19-22 Şubat: Teknosa Türkiye Kupası Final Grubu
25 Nisan: Normal Sezon Kapanışı
28 Nisan - 8 Haziran: Play-Off Maçları

Sezon başı çok sıkışık olmuş. Organizasyonların gerçekleştirileceği şehirler tam olarak belli olmasa da Efes Pilsen için coğrafi açıdan çok zorlu bir dönem olacak gibi görünüyor. Bu zorlu süreç de sadece Türkiye liglerinden değil, Avrupa Ligi'nin başlama tarihinden de kaynaklanıyor.

Teknosa Türkiye Kupası grupları Anadolu'nun değişik yerlerinde yapılıyor. Anadolu'nun herhangi bir ilinde 7 - 12 Ekim arasında Türkiye Kupası maçları oynanacak. Türkiye Kupası'nın bitiminden 2 gün sonra yani 14 Ekimde Cumhurbaşkanlığı Kupası var. İstanbul'da olması bana zor gibi geliyor. Muhtemelen Ankara'da yapılacaktır. 17 Ekimde Efes Mersin'e gidecek. Orda lig maçını oynayacak. 22 Ekimde ise Litvanya'ya gidecek ve Avrupa Ligi açılış maçını oynayacak. Kısa sürede değişik şehir ve ülkelerde uzun bir takvim. Şimdiden başarılar.

Bu takvimle ilgili en büyük hayal kırıklığım Cumhurbaşkanlığı Kupası. Geçen sene olduğu gibi ligin başlamasından 1 hafta önceki haftasonunda olmasını bekliyordum. Böylece Ankara'da da olsa rahat rahat takımı izleyebilecektik. İstanbul'da olmasına da ihtimal vermiyorum. Çünkü İpekçi'de yapılacak bir organizasyona Efes sıcak bakmayacaktır. Şahenk'tekine de Fenerbahçe Ülker.. Farklı bir salon ihtimali de bana mantıklı gelmiyor. Üçüncü bir şehir de değişik olabilir aslında. Ama İstanbul ve Ankara dışında bir Cumhurbaşkanlığı Kupası hatırlamıyorum.

Cumhurbaşkanlığı Kupası'na Fenerbahçe Ülker'in gelmesi de ilginç oldu. Basketbol açısından değil de futbolu düşününce ilginç oldu. Yoksa geçen sene de basketbol liglerinde aynı kural uygulanıyordu. Fenerbahçe, futboldaki Süper Kupa'ya Türkiye Kupası finalisti olarak katılmıştı. Basketbolda ise Türkiye Kupası finalistini dikkate almadılar. Play off finalisti, yani lig ikincisi olanı çağırdılar. Tabiki basketbolun mevzuatı farklı ve benim kişisel görüşüm de uygulamanın bu yönde olması gerektiği şeklinde. Ama futboldaki ile karşılaştırınca Fenerbahçe (Ülker) lehine dikkat çekici bir durum ortaya çıkmış.

Efes Pilsen World Cup'a Kötü Başladık

Efes Pilsen World Cup'da daha önce muhteşem galibiyetler hatta şampiyonluklar almamıza rağmen şampiyonalarda başarısız olduğumuzu da gördük. O yüzden bu turnuva Avrupa Şampiyonası için doğrudan ölçü değil. Ama ne olduğumuzu da gösterir.

Hazırlık maçı olduğundan maçta nasıl olduğumuz veya nerde hata yaptığımız için yenildiğimizden ziyade şu an ne durumdayız, eksiğimiz nedir görmemiz açısından önemli. Peki eksiklerimizi görmemiz önemli mi? Çok fazla değil.

Bir kere hücumda sete sette kaldığımızda kabız bir oyun oynayabiliyoruz. Üretkenlik olmuyor. O yüzden hızlı hücumlara çok fazla ihtiyacımız var. Hızlı hücum da iyi savunma ile olur. Dönem dönem savunma dozajını, gözle görülebilir ölçüde arttırabildiğimizi gördük bu olumlu bir durum. Bunu maçın ne kadarlık bölümüne yaydığımız başarımız için gerçek bir gösterge olacak.

Hücumda yaşadığımız kabızlık, Hidayet'in eline bakmak zorunda kalmak büyük maçlarda başımıza iş açacak. Ersan İlyasova'nın devreye girmesi lazım. Aslında maçın pek çok anında devredeydi. Ama artık bir hamle yapılması gereken kritik anlarda diğer 3 kişi gibi o da Hidayet'in eline baktı. Ersan büyük bir yıldız ve takımın içinde Hidayet kadar etkin olmalı. Ayrıca Ersan takımın tek 4 numarası gibi. Kerem Gönlüm'ün durumu malum. Şimdi orda Kaya Peker'in de olması gerekmez miydi diye düşünmeden edemiyorum.

Engin Atsür'ün ekstra katkısı çok hoşuma gitti. Japonya'daki Dünya Şampiyonası maçlarında kendine hayran bırakmıştı. Youtube'dan o şampiyonanın görüntülerine bakmanızı tavsiye ederim. 3 yıl aradan sonra o günlerin izlerini gördük Engin'de. Umarım sakatlık falan yaşamaz. En azından hücum anlamında diğer oyun kuruculardan daha etkili olduğu ve olacağı aşikar.

Ömer Aşık'ın BBL final serisindeki serbest atış sokamama alışkanlığı devam ediyor. Bu kadar özellikli bir oyuncu serbest atış çizgisine gittiği zaman değişiyor. Bu adam her zaman böyle de değildi. Çok iyi hatırlıyorum; Alpella'nın Blatt'li Efes'i Caferağa'da yendiği maçta çatır çatır sokuyordu serbest atışları.

Son bir söz de Ankara seyircisine. Salonu doldurmaları güzeldi. Ama takıma daha etkin destek vermeleri lazım.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Efes Pilsen World Cup 8 Başlıyor

Artık klasikleşen organizasyonun 8.si başlıyor. Geçen sene Konya'da yapılan hariç üst düzey takımların mutlaka olduğu bir turnuva oldu şimdiye kadar. Hadi Avrupalı yıldızlara alıştık ama ilk organizasyonda Yao Ming'i bile Abdi İpekçi'de izlemiştik. Gerçi o zamanlar pek bir şeye benzetememiştik ya neyse..

8. turnuva için hazırlıklar güzel olmuş. İmza günü, street ball turnuvası, kokteyl, basın toplantısı, şehrin muhtelif yerlerindeki ilanlar vs. Hepsinin ayrıntılarına TBF'nin ve Efes Pilsen World Cup'ın resmi sitelerinden ulaşabilirsiniz. Turnuvanın grup maçlarının ve televizyon yayınlarının programı şöyle:

26 Ağustos Çarşamba
18:30 Letonya – Büyük Britanya (NTVSpor)
21:00 Türkiye - Hırvatistan (NTV)

27 Ağustos Perşembe
18:30 Makedonya – Letonya (NTVSpor)
21:00 Türkiye – Almanya (NTV)

28 Ağustos Cuma
18:30 Büyük Britanya – Makedonya (NTVSpor)
21:00 Hırvatistan – Almanya (NTVSpor)

Devler Ankara'yı sallasın bakalım. Biz de televizyondan izleriz. Şehir dışından gelenler olduğunu da biliyorum. Efesliler ekibinden İstanbul'dan giden arkadaşlar da var. Müsait olsam belki ben de giderdim. Gerçi Ankara İstanbul gibi değildir. Ankaralılar milli takımı yalnız bırakmaz.

Bizim takımın en azından gruptaki maçlarını Ramazan ve iftar gerçeğine dikkate ederek 21.00'e almışlar. Ben karnımı doyurduktan sonra rahat rahat geçerim ekranın başına. Maç 23'e doğru biter. İstanbul'daki salonları aklınıza getirip geç olur diye düşünmeyin. İnsanlar gece 11'de de salondan çıksa Ulus'tan istedikleri yere giderler.

Bir de resepsiyonda çekilen aşağıdaki fotoğraf çok hoşuma gitti. Efes Pilsen pota altının halef ve selefi yanyana. Yanlarında da Türkiye'den takım arkadaşları.. Mario Kasun, Nikola Prkacin, Marko Popovic ve hatta daha başka takımlardan tanıdıklarım sayesinde Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'nin dışında ikinci takımım Hırvatistan...

2010 Dünya Şampiyonası Biletleri Satışa Çıkıyor

Türkiye'de düzenlenecek 2010 Dünya Şampiyonası'nın biletleri 28 ağustos cuma günü, yani şampiyonadan tam 1 yıl önce satışa çıkıyor. Şurdan da bakabilirsiniz.

Erken alımlarda umarım güzellik yaparlar. Ama bırakın maçları, katılacak tüm takımlar bile olarak belirlenmemişken tam olarak neyi satacaklar merak ediyorum. Belki kombineler olabilir. Ben şimdiden almayı planlıyorum. Yıllık iznimi de ona göre ayarlarım.

25 Ağustos 2009 Salı

"Bu sezon Efes’in hedefi Euroleague şampiyonluğudur."

Ergin Ataman büyük konuşmayı sever. Sözünü budaktan esirgemez. O yüzden silik Efes açıklamalarına alışanlara itici de gelir. Bu açıklaması da çok alışıldık değil. Daha doğrusu ortalama bir Türk koç için alışıldık değil. Ama Ergin Hoca her zaman iddialıdır. İddialı olması için de yeterli sebep var. Kulüpler düzeyinde özgeçmişi en dolu, en başarılı Türk koçtur. Bundan aldığı güvenle Efes Pilsen için bu seneki hedefi koymuş. Haber, daha doğrusu röportaj burda.

Ergin Ataman'ın bu tür iddialı açıklamalarını severim ama geçmiş tecrübelere bakınca biraz korkutur da. Ülkerspor'un başına geçtiğinde de hedef olarak Euroleague şampiyonluğunu koydu önüne. Hatırlamak isteyenler buraya bakabilir. Ya da buraya... Ama sezonu bile bitiremeden görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.

BJKCT'nin başındayken de takımının şampiyon olacağından o kadar emindi ki... (Açıkçası şanssız bir Türk Telekom eşleşmesi olmasaydı onu da başaracaktı.) Ona da burdan bakabilirsiniz.

Fotoğrafta Ergin Hoca'nın önündeki tabloya bakarsanız 5 numara için Dusan gerçekten kadroda olacak. Kasun'un yanına ikinci bir uzun hayalimiz muhtemelen gerçekleşmeyecek demektir. Tabi Kerem Gönlüm'e büyük bir ceza verilmesi durumu hariç...

A Millilere Hakem Semineri

TBF, Avrupa Şampiyonası öncesinde milli takımımıza yeni kurallar ve oyuncu hakem ilişkisi hakkında seminer vermiş. Ayrıntılar burda.

Bu sezonki final serisinin özellikle 5. maçından biliyoruz ki oyuncularımızın ve koçumuzun bu seminere kesinlikle ihtiyacı var. Turgay Demirel bir röportajında, final serisinde tartışılan malum pozisyonların olması durmunda kuralın uygulanmaması gerektiğini söylediklerini açıklamıştı. (Yani görün ama çalmayın demiş.) Bu seminerde ise muhtemelen tam tersini, yani kuralın hala var olduğunu, görülürse çalınabileceğini söylemişlerdir.

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Efes Pilsen Yeni Sezonu Açtı


Merter'de yeni sezon hazırlıkları başladı. Ama, anca bu kadar kişiyle... 5 oyuncuyla hazırlıklara başlamışlar. Ben de gelsem 3'e 3 maç yaparız. (Şu Samsung reklamlı şortların hastasıyım. Bulabilirsem bir tane alıcam.) Ayrıca Rakocevic'e cicileri çok yakışmış.

Kadronun büyük çoğunluğu muhtelif milli takımlarda. Herkesi anladım da, eğer milli takımda yer almayacaksa, Kerem Gönlüm'ün burda olması lazımdı.

Hazırlık dönemi çok uzun. Çok sağlam takımlarla hazırlık maçları yapacaklar. Özellikle CSKA maçlarını sabırsızlıkla bekliyorum. Geçen sene sezon başında Pao ile karşılaşılmıştı. Bu sene CSKA... CSKA maçında ak koyun kara koyun belli olur. Sakatlıklar harç tabi...

Resmi sitede bir şey söylenmemiş ama Olimpiyat Stadı'nın kiralandığını, orda da kondisyon çalışmalarının yapılacağını duymuştum. İstanbul'daki 2 haftalık programın bir parçası orda olabilir. Aslı astarı var mı yakında öğreniriz.

Bir de program dikkatimi çekti. 10 Ekim'deki Türkiye Kupası maçlarından bahsediliyor. Geçen hafta BBL fikstürü çekilmişti. 17 Ekim'de lig başlıyor. Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı ne zaman yapıılacak? Yanılmıyorsam geçen sene ligin başlamasına 1 hafta kala yapılmıştı.

Evet Brian Howard

Şunu anladım ki çok kolay soruyorum. Cevap yine çok hızlı geldi.

Evet bir alt yazıda sorduğum oyuncu Brian Howard. Kara Perşembeyi yaşadığımızda rakibin yani Asvel'in en iyi 2 oyuncusundan biriydi. Perşembemizi karartan bu oyuncuyu ertesi sene yani 1997-98 sezonunda transfer etmiştik. Ama yine olmadı. O sezon yine çeyrek finallerdeydik. Rakip Benetton'du. Naumoski'nin yokluğunda çok büyük sorumluluk alması gerekirken sahada gezindi. Özellikle İtalya'daki 3. maçta ortada hiç yoktu.

Bize gelmeden önce Fransa'daydı. Efes'ten sonra da Fransa'da top koşturdu. Kariyerine Çek Cumhuriyeti'nin Novy Jicin diye hiç duymadığım bir takımında (zaten kaç tane Çek takımı bilebiliriz ki?) son vermiş. Son senesinde ortalamaları iyi olmasına rağmen sakatlıkları yüzünden basketbolu bırakmak zorunda kalmış.

Elimde Efes formasıyla çok net fotoğrafı yok. Aşağıdakilerle idare etmeniz lazım.



Kim Bu 2

Bu eski dostu hatırlayan var mı? İpucu vermek gerekirse Efes'in en acılı günlerinde şu ya da bu şekilde rol almıştır.

21 Ağustos 2009 Cuma

Efes Pilsen Sezonu Pazartesi Açıyor

Efes Pilsen yeni sezonu 24 Ağustos Pazartesi açıyor. Antrenmanlarda kimler olacak bilemiyorum. Ama biraz mantık yürütelim. Milli takımlarda olan Sinan Güler, Ender Arslan, Kerem Tunçeri, Mario Kasun ve Bostjan Nachbar olmayacak. Kerem Gönlüm muhtemelen takımla çalışmalara katılır. ABD'liler ve Rakocevic'den hangisi İstanbul'da olacakmış pazartesi öğreniriz.

Bir de dikkatimi çekti. Geçen sene olduğu gibi yine oyun kurucular olmadan yeni sezona hazırlanıyoruz. Oyun kurucular olmadığından Daçka'da Cliff Hammonds kadroya dahil edilmişti. Bu sezon ne yapılacak merak ediyorum.

Vujanic Murcia'da


Düşüşte olan kariyerini tekrar yükselişe çevireceğini Pao'daki Vujanic olacağını düşünüyorduk. Ergin Ataman da biz de geldiğinde acaba mı dedik. Yanıldık. Olmadı. Performans düşüklüğüne sakatlık da eklendi. Yabancı oyuncular arasında beklentisinin en altında kalan oyuncu oldu. Ama iyi niyetli bir şekilde mücadele etti. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.

Milos Vujanic yeni sezonda İspanyol Murcia'da olacak. Geçen sezon güç bela ligde kalan Murcia kendi kapasitesine göre iyi transfer yapmış oldu. Aslında Vujanic için Partizan lafları dolaşıyordu. Olmamış demekki. Veya asılsız haberdi.

Transfer haberi Murcia kulübünün resmi sitesinde yayınlandı. ACB'nin resmi sitesinde de var. Kulübün sitesinde takımın temeli o olacak manşetiyle vermişler haberi. Sitedeki açıklamadan Vujanic'in özgeçmişine vuruldukları anlaşılıyor. NBA'de oynadı. Sırbistan'la Dünya Şampiyonu oldu. Avrupa'nın en iyi 7 takımından biri olan Efes Pilsen'den geliyor. Daha ne olsun demişler. Özelliklerini öve öve de bitirememişler.

Bir zamanlar, övdükleri kadar da vardı. Sayı kralı da oldu Euroleague'de. Sakatlığı yedi bitirdi onu. Yine de ACB'nin bu orta-alt seviye takımında başarılı olacaktır. Yolun açık olsun Milos..

Ramazan Geldi Hoşgeldi

Ramazan geldi. Tüm inananlara mübarek olsun. Ama güzel İzmir'de ramazanı pek anlayamadım. Ramazan mı değil mi belli değil. Belki de belli olan yerlerde ben yokumdur.

Neyseki İzmir macerası 1 hafta sonra bitiyor. Sonra ver elini Eyüp Sultan.. Ve Haliç... Özledim be Semt-i Mukaddesi

20 Ağustos 2009 Perşembe

Mübarek 3 Haftalar

Tesadüf müdür bilemiyorum. Geçen sene de 4, 5 ve 6. haftalarda futbolun 3 büyükleriyle karşılaşmıştık. Bu sefer de aynı şey olmuş. Sadece sıralama değişmiş.

2008-09 sezonu:
4. hafta: Efes Pilsen - BJKCT
5. hafta: GSCC - Efes Pilsen
6. hafta: Efes Pilsen - FBÜ

Bu sezonun fikstürüne bakalım:
4. hafta: Efes Pilsen - FBÜ
5. hafta: BJKCT - Efes Pilsen
6. hafta: Efes Pilsen - GSCC

Bu sezon bir de 3. haftaya TT deplasmanını koymuşlar. 4 haftalık bir cila çekmişler. Tam da Euroleague'in başlama dönemi olacak. Maçtan maça koşacağız.

Larry Richard vs Pete Williams

Vay yavrum vay.. 80'lerin tüm özellikleri üzerlerinde. Takımlara, avizeye ve özellikle takılara dikkat.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Beko Basketbol Ligi Kuraları Çekildi.

Kuralar çekildi. Televizyondan yayınlanan ilk kura çekimi olabilir. Emin değilim. Emeği geçenlere tebrikler.

İlk yarı fikstürü burda. İkinci yarı fikstürü burda. Efes Pilsen ilk hafta deplasmanda Mersin ile karşılaşacak. İlk hafta maçları şöyle oldu:

Mersin BŞB- Efes Pilsen
Fenerbahçe Ülker- Kepez Bld.
Galatasaray CafeCrown- Oyak Renault
Pınar Karşıyaka - Bornova Bld.
Tofaş - Aliağa Petkim
Antalya BŞB - Türk Telekom
Banvit - Erdemir
Darüşşafaka Cooper Tires- Beşiktaş Cola Turka

FB Ülker'in 5 maç cezası vardı. Sadece Kepez, Banvit, Pınar Karşıyaka, Darüşşafaka Cooper Tires ve Mersin BŞB maçlarında seyircisi olmayacak. Zaten 200 kişiye oynanan bu maçları seyircisiz oynamanın ceza gibi bir yanı yok. Burdan ve final serisindeki ceza yaklaşımından çıkaracağımız sonuçlar şöyle:

-Seyircinin sahaya yabancı madde yağdırılması ve topluca küfretmesinin cezası en fazla birkaç bin liradır.
-Oyuncunun hakeme küfretmesinin cezası bulunmamaktadır. (bkz: Mirsad Türkcan)
-Coach'un hakeme küfretmesi, ve koridorda takip edip arkasından itmesinin cezası bulunmamaktadır. (bkz: Bogdan Tanjevic)
-Yönetici ve başkanın devre arasında soyunma odasının kapısında bekleyip hakemlere bağırıp çağırmalarının cezası bulunmamaktadır. (bkz: Aziz Yıldırım ve Remzi Dilli)
-Yöneticinin Federasyon için "Biz başa getirdik. İndirmesini de biliriz." demesinin cezası bulunmamaktadır. (bkz: Murat Özaydınlı) (O ceza aldı ama başka sözleri için ceza aldı. Bu sözlerinde ceza verilecek bir husus bulmadılar. Yani sözlerinin doğru olduğu Federasyon tarafından zımmen kabul edilmiş oldu.)
-Sahaya dalıp, Efes Pilsen yöneticisi, sporcusu, teknik direktörü ve taraftarını linç etmeye çalışmanın, bir başka deyişle aşağıdaki görüntülere neden olmanın cezası ise zaten seyirci gelmeyen, çok da önem arzetmeyen normal sezon maçlarının 5 tanesinin seyircisiz oynanmasıdır.

Bu kararlar, bundan sonrasında Beko Basketbol Ligi için emsal teşkil eder. Artık final maçlarında sahanın basılmayacağının garantisi kalmamıştır. Zaten ertesi seneden itibaren geçerli olacak uyduruk bir ceza verileceği bilindiğinden rahatça her finalde saldırıp kırıp dökülebilir. Oyuncu hakeme küfreder. Koç koşar hakeme fiziki müdahalede bulunur. Yönetici hakemi tehdit eder. Bu saatten sonra ceza alınmayacağı bilindiğinden sık sık görebileceğimiz hareketler bunlar. Olur da yukarda saydığım durumlardan biri veya bir kaçı gerçekleşir ve takımların herhangi birine ceza verilirse, böyle bir adaletsizliğe isyan edilmelidir.






















17 Ağustos 2009 Pazartesi

Oh be

Çeşme Altınkum muhteşem bir yer. Maldiv Adaları gibi harika kumları var. (Maldiv Adaları'nı görmüş gibi konuşuyorum.) Çok yakınında yerleşim yeri olmaması da güzel. Bu sayede denizi berraklığını kaybetmemiş. Ama deniz buz gibi. Kumsalda yanmakla denizde donmak arasında gidip geliyorsunuz. Otelden çıkarken nerde denize girebiliriz diye sormuştuk. Soğuk denize mi sıcak denize mi girmek istersiniz demişlerdi. Denize girince ne demek istediklerini anladım. Formamla salına salına dolaşmak da keyifliydi.
İşten ve basketboldan da uzak kalmışım. Her yanda hazırlık maçları. Bizim hazırlık maçlarında çok rahat galibiyetler elde edememişiz sanırım. Keşke şu takımda Tanjevic'in sistemine uyanlar değil ülkenin en iyi basketbolcuları olsaydı.

14 Ağustos 2009 Cuma

Azıcık Tatil

Başka bloglarda görüyordum. Ben de heves ettim. Yazayım. Geçen hafta Urla İskele'de yukardaki binada kalmıştım. Yunan sanatçı ve Urlalı Yorgo Seferis'in Urla'daki evinde... Müzeden hallice değişik bir mekan. Müze kısmı da var. Otelin içini gezmek için 1 Euro alıyorlar. Yunanlar çok rağbet ediyor. Otel anlamında düşündüğümüzde konfor az. Güler yüz 0'a yakın. Ama mekan harika. İnternet sitesini incelemenizi tavsiye ederim.

Bu hafta da ver elini Çeşme. Ramazan'dan önce son sorti. Bakalım pazartesi dönüşte neler görücem?

Kerem Gönlüm ve Efes Pilsen Kulübü


Efes Pilsen resmi sitesinin açılışındaki fotoğraf geri döndü. Kerem Gönlüm'ün açıklamalarını da okuduk. Kulübün, başkanına kadar kendisinin yanında olduğunu söyledi. Bizim de içimiz rahat etti.

Kerem Gönlüm'ün kendisine, kulübüne ve basketbola ihanet etmeyecek biri olduğunu ben biliyorum. Basketbolun içinde olan herkes de biliyordur. (Tabi, hala hırsını alamamış kırmızı tişörtlü pigme ve benzerlerini nazar-ı dikkate almıyorum.) Eğer sporcumuzdan ve niyetinden eminsek, arkasındayız.

Aslında hala merak ediyorum. Hacettepe'de doping araştırma merkezi (İsmi farklı olabilir.) var. Neden numuneler Köln'de? Ve neden 2 ay geçmesi gerekiyor. Bu kadar zaman geçmesi çok ilginç geldi.

Bu noktadan sonra ikinci numunenin sonuçlarını bekleyeceğiz. Sonuçlar aynı çıkarsa da verilen cezanın az olmasını umut edeceğiz. Fiba'nın böylesi durumlarda gözdağı vermek için, ne olursa olsun ceza verdiğini bildiğimizden, ceza gelmemesi gibi bir düşüncem yok. Hatta bilakis... Eğer bu maddenin varlığı kesinleşirse ceza verilmelidir. Sporcu ve kulübünün, şu veya bu şekilde yasaklı bir maddenin, bir uyarıcının, vücuduna girmemesi için her türlü gayreti göstermesi gerekir. Eğer başaramıyorsa cezasına katlanmalıdır. Tabi burda kötü niyet ve iyi niyet hususları iyi değerlendirilmedir.

Megabasket ve Efesliler


Nejat Sayman internet sitesinde Kerem Gönlüm olayı ile ilgili değerlendirmelerde bulunuyor. Efes Pilsen yönetimine, özellikle de genel menajer Engin Özerhun'a oldukça ağır eleştirilerde bulunuyor. Haklı gördüğüm yönler mutlaka var. Yazısı burda

Ama bu yazısından sonra bir başka yazı daha yayınladı. O da burda. Sitelerinin mesaj yağmuruna tutulduğunu ve Efes taraftarının klübü protesto ettiğini ve gelecek sene maçlara gitmeyebileceklerini söylüyor. Öncelikle belirtmeliyim ki Efes Pilsen'in resmi sitesindeki şampiyonluk fotoğrafından Kerem Gönlüm'ü çıkarmasını yadırgadım. Kulübün bu bayrak oyuncusuna daha sağlam sahip çıkması gerekirdi. Kerem Gönlüm gibi Efes Pilsen'le özdeşleşmiş bir kişiye böyle bir hareket zamanlaması itibariyle çok yanlıştı. Ve ben bile gönül koyduysam Kerem ne düşünmüştür tahmin edebiliyorum. Bununla birlikte, hiç ihtimal vermesem de Kerem Gönlüm'ün bunu kendi yaptığını varsayarsak; ispatlanması beklenmeli ve kulübün gerekli tavrı o zaman koyması gerekirdi.

Haberin altındaki fotoğraf Efesliler'e ait. GSCC yarı final serisi son maçında çekilmiş. Ben yoktum o maçta. Ama grup adına konuşabilirim.

Zaten küçük olan grubun öyle maçlara gitmeme gibi bir durumu olamaz. Zaten maçlara Engin Özerhun'un yüzüsuyu hürmetine gitmiyoruz. Hatta bazı deplasmanlara ona rağmen bile gittiğimiz oldu. Dolayısıyla, fotoğraftan dolayı üstümüze alındığımız için tekrarlama ihtiyacı hissediyorum. Efesliler olarak maça gitmememiz asla söz konusu olamaz. Ayrıca birileri gerçekten mail yolladıysa onlar Efesliler değil.

Megabasket ve Nejat Sayman'ın, pek çoğunda haklı olduğunu düşünsem de düşüncelerini ve Engin Özerhun'u eleştirme gayretine Efesliler üzerinden destek bulmasını istemiyorum. Biz gelecek sene de her zaman olduğu gibi salonda olacağız. Protesto edilecekse ederiz. Ama böyle bir karar vermedik.. Henüz süreci izliyoruz.

13 Ağustos 2009 Perşembe

Evet Larry Richard

Bir önceki yazıda sorduğum sorunun cevabı çabuk geldi. Belki basketbolu yakından takip eden arkadaşlar takip ettiğindendir. Larry Richard. 2.02'lik boyuyla pivot oynayan ve Efes Pilsen'in Aris'le oynadığı kupa finalinde sahada olan Aslan Yürekli, kaytan bıyıklı Richard.

Eczacıbaşı'da oynadı. Fenerbahçe'de oynadı. Ama o en fazla süre formasını giydiği takımla, Efes Pilsen'le hatırlanacak.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Kim bu?

Fotoğraftaki kişiyi tanıyan var mı?



Kerem Gönlüm - Doping ?

Bu ne şimdi ya? Kerem Gönlüm'ün idrarında Cathene diye yasaklı bi zıkkım bulmuşlar. Günün en boktan haberi. Haberin içeriğindeki "Kişisel Uyarıcı" lafı beni çok rahatsız etti. Ermal saçları dökülmesin diye aldığı bir ilaç yüzünden 6 ay sahalardan uzak kalmıştı. Bakalım Kerem'e ne olacak?
Ekleme: Ben Kerem'e güveniyorum. Böyle bir şeye girmeyecek karakterdedir.

Mehmet Okur vs Nikola Prkacin

Fotoğraf 2001 Avrupa Şampiyonası'ndan. Çeyrek finalde kazandığımız maçtan. Kısa süre önce draft edilmiş olan Mehmet Okur'un Efes Pilsen'den ayrılıp NBA'e gitmesine 1 sene, Profesör Prkacin'in Efes Pilsen'e gelmesine 2 sene var. Prkacin'in Beşiktaş'a gelip parasını alamadığı için terk etmesinin üzerinden ise 1 yıldan fazla zaman geçmiş.



Bu fotoğraf ise 2003 Avrupa Şampiyonası'ndan. Prkacin'in Efes Pilsen'le anlaştığı, Mehmet Okur'un Detroit'te ilk senesini geçirdiği yazdan.

11 Ağustos 2009 Salı

Nachbar Oynamadı Slovenya Kaybetti

Slovenya Rusya ile ikinci kez karşılaştı. Bu sefer 70-66 kaybetmişler. Smodis, Vujacic and Beno Udrih'in olmadığı Slovenya'da Nachbar'ın sazı eline almasını beklerdim. Ama bir önceki Rusya maçının yıldızı bu maçın hayal kırıklığı olmuş. İlk 5 başlamasına rağmen sadece 13 dakika süre alabilmiş. Bu sürede 0 (yazıyla sıfır) çekmiş. (0/2 2'lik, 0/3 3'lük) 4 numara olarak transfer edilen oyuncunun pota altından çok dış şuta yönelmiş olması kenarına mim konulması gereken bir ayrıntı. Ayrıca 3 ribaund, 1 asist, 1 top çalma, 1 top kaybı, 2 faul.

Cumartesi Hırvatistan'la hazırlık maçı yapacaklar. O maçtaki performansını merak ediyorum.

Maçın istatistiklerine bakarken Nachbar'dan sonra gözlerim hemen Sergei Monya'yı aradı. Efesliler.org forumlarına da defalarca yazdığım gibi Efes forması ile görmeyi çok istediğim bir oyuncuydu. Adam coşmuş... 18 sayı, 12 ribaund, 3 asist, 2 top kaybı. Verimliliği 28

11. Şampiyonluk ve Fanatik Basket

2003-04 sezonu... Önceki 2 sezonda olduğu gibi yine Efes Pilsen - Ülkerspor finaliyle ve Efes Pilsen'in şampiyonluğuyla sona eren bir yıl daha. Efes'in zaten 1-0 önde başladığı seriyi kazanması çok zor olmamıştı. İnsanların Efes - Ülker finallerinden bıkmaya başlaması sanırım bu döneme denk geliyordur.

Aşağıda da şampiyonluk kutlamalarından fotoğraflar var. Yabancılardan Langdon bu fotoğraflardan sonra astronomik bir bedelle ne yazıkki Efes'ten ayrılıp Dinamo Moskova ile anlaştı. Langdon'ı İstanbul'da izlemenin tadı damağımızda kaldı. Sonrasında CSKA formasıyla İstanbul'a gelip sürekli en iyi performansını göstermesi de biraz kafamızı bozdu.

Langdon Moskova'ya giderken yalnız değildi. Antonio Granger da Moskova'ya gidiyordu. Ama onun takımı CSKA idi. Granger 1 sene Moskova'da kaldıktan sonra İstanbul'a geri döndü.

Takımdan ayrılanlar sadece yabancılar olmadı. Kerem Tunçeri de bu fotoğraflardan sonra takımdan ayrıldı. Yıllarca bir türlü isteneni veremediğinden artık değişiklik zamanı gelmişti. Beşiktaş ile anlaştı. O kadar başarılı oldu ki normal sezonun en değerli oyuncusu seçildi. Siyah beyazlı formayla adeta yeniden doğdu. Ligde ışıldadı. Ve takımının finale yükselmesinde çok büyük pay sahibi oldu. Üstelik o zamanlar Beşiktaş'ın adının sonunda Cola Turka yoktu.

Ömer Onan'ın yıllardır yer aldığı ve yetiştiği Efes Pilsen'den gönderilmesi de bu sezon olmuştu. O da Kerem Tunçeri gibi bir türü istenen performansı gösterememişti. Efes'ten ayrıldıktan sonra coştu. Efes maçlarındaki ekstra motivasyonunun belki 2004'ten kalma nedenleri vardır.

Orda bir de Selim Saygın'ı görüyorum. Efes Pilsen altyapısının başarısızlıklarındandır. Ama onu görünce Büyük Kolej'e İstanbul'da kaybedilen maçı hatırlıyorum. O da kadrodaydı. Bir gün o maçla ilgili de yazı girerim.

Gelecek sezon veya sezonlar takımda olacak Ermal Kurtoğlu, Nikola Prkacin ve Goran Nikolic ilk defa bu sezon Efes Pilsen forması giydiler.