ergin ataman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ergin ataman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2010 Salı

Ergin Ataman'ın Normal Sezon Başarısı

Ergin Ataman ile Efes Pilsen Beko Basketbol Ligi'ni lider bitirmeyi garantiledi. Geçen sene de Efes Pilsen aynı başarıyı kazanmıştı. Climamio Bologna'dan Türkiye'ye döndüğünde başına geçtiği Beşiktaş Cola Turka ile de normal sezonu birinci bitirmişti. Yani son 3 sezondur Ergin Ataman'ın çalıştırdığı takımlar normal sezonu birinci bitiriyor. Bu açından tebrik edilmesi gerekiyor Ergin Ataman'ın.

Peki Ergin Ataman'ın 3 sene üst üste ligi lider bitirmesi rekor mu? Değil. En azından normal sezon formatının şimdiki gibi olduğu 1983-84 sezonundan itibaren incelediğimizde değil. Rekor 4 sezon ile Efes Pilsen'in başındaki Aydın Örs'e ait. Aydın Hoca 1994-95 sezonundan 1997-98 sezonuna kadar tam 4 sezon üst üste lider takımın başındaydı.

25 Ağustos 2009 Salı

"Bu sezon Efes’in hedefi Euroleague şampiyonluğudur."

Ergin Ataman büyük konuşmayı sever. Sözünü budaktan esirgemez. O yüzden silik Efes açıklamalarına alışanlara itici de gelir. Bu açıklaması da çok alışıldık değil. Daha doğrusu ortalama bir Türk koç için alışıldık değil. Ama Ergin Hoca her zaman iddialıdır. İddialı olması için de yeterli sebep var. Kulüpler düzeyinde özgeçmişi en dolu, en başarılı Türk koçtur. Bundan aldığı güvenle Efes Pilsen için bu seneki hedefi koymuş. Haber, daha doğrusu röportaj burda.

Ergin Ataman'ın bu tür iddialı açıklamalarını severim ama geçmiş tecrübelere bakınca biraz korkutur da. Ülkerspor'un başına geçtiğinde de hedef olarak Euroleague şampiyonluğunu koydu önüne. Hatırlamak isteyenler buraya bakabilir. Ya da buraya... Ama sezonu bile bitiremeden görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.

BJKCT'nin başındayken de takımının şampiyon olacağından o kadar emindi ki... (Açıkçası şanssız bir Türk Telekom eşleşmesi olmasaydı onu da başaracaktı.) Ona da burdan bakabilirsiniz.

Fotoğrafta Ergin Hoca'nın önündeki tabloya bakarsanız 5 numara için Dusan gerçekten kadroda olacak. Kasun'un yanına ikinci bir uzun hayalimiz muhtemelen gerçekleşmeyecek demektir. Tabi Kerem Gönlüm'e büyük bir ceza verilmesi durumu hariç...

30 Haziran 2009 Salı

Kaya Peker ve Ergin Ataman'dan İsyan

Zaman Gazetesi, hafif külleniyor mu dediğimiz tartışmayı kaşıdı. İlginç demeçler koparmışlar.

Aslında Efes Pilsen Oktay Mahmuti tarzı, her maçtan sonra aynı açıklamaları yapan bir koçtan sonra, açık sözlülükle patavatsızlık arasında gidip gelen bir koça geçiş yaptı. Biraz tuhafımıza gitse de ilk kez Efes Pilsen'den ayrıldığında yaptığı açıklamaları unutmadık. O açıklamalarını Ergin Ataman Efes'e geleceği zaman hatırlatmıştım. Ama blogumu blogcu'dan buraya taşırken o yazıyı atlamışım. Ordan vereyim bağlantıyı.

Ergin Ataman'ın Sky Türk'teki açıklamalarından ucu en keskin olanları seçmişler

Ondan gazı alan Kaya da Allah ne verdiyse girmiş.

Zaman'ın ve Samanyolu'nun basketbol yazarı-programcısı Serkan Akcan aslında Ergin Ataman'ı Samanyoluhaber'de kendi programına çıkarmışlardı. Performansını beğenmemiştim. Gerekli soruları soramamıştı. Ama Sky Türk'te cesaret gelmiş galiba. Kendi programında soramadıklarını orda sormuşmuş..

25 Haziran 2009 Perşembe

Efesliler - Ergin Ataman Buluşmasından İnciler

Engin Atsür, Cenk Akyol, Mustafa Abi ve Vujanic: Gidici.
Kasun, Shumpert ve Thornton: Kalıyor. (Zaten sözleşmeleri devam ediyor.)
Smith ve Kakiouzis: Şüpheli.
1 numara pozisyonu: Kerem Tunçeri ve Ender Arslan'dan oluşacak. İhtiyaç durumunda Rakocevic 1 numaraya kaydırılacak.
Ersan İlyasova: Keşke ama imkansız.
Terence Morris: Yorum yok. (Arkadaş sormuş. Hiç bir şey söylememiş.)
Hammonds (Hani sezon ortasında Daçka'dan gelip geri dönen oyun kurucu): Ah bi de şutu olsa!
Oğuz Savaş: Fikir olarak var. Ama ortada başka hiç bir şey yok.
Bomba transfer: Bekleyin. Yolda.. Hem de Rakocevic gibi ses getirecek cinsten. (Öyle olacağına dair bir emare yok ama umarım Morris bomba diye yutturulmaz. Maccabi'deki Morris değil çünkü.)

Efesliler - Ergin Ataman Buluşması

İş hayatının gözü çıksın. Şampiyon olduğumuz maçta salonda değildim. Şampiyonluk kutlamasına da katılamadım. Efesliler.org'da şu sıra sorun olduğu için arkadaşların teker teker izlenimlerini alamadım. Efesbasket çok az ayrıntı vermiş.

Ergin Ataman'ı, Aydın Örs ve Oktay Mahmuti'den farklı (üstün değil) kılan şeylerden biri taraftar organizasyonlarına dair söyleyecek sözü olmasıdır. Yurtdışındaki taraftar-takım organizasyonlarını yakından gördüğünden ve hoşuna gittiğinden yapılanlardan uzun uzun bahsetmişti daha önce. Bu yemek de aslında aylar önce onun beyin fırtınası şeklindeki önerilerinden biriydi. İtalya'da oyuncularla hem de maçlardan görüntüler eşliğinde şölen gibi yapılıyormuş.

Sağolsun bizi kırmadı. Haftasonu olsaydı ben de katılacaktım. Ama kısmet değilmiş. Darısı Final 4 kutlamasına.

Not: Şimdi bu organizasyonu da kulüp hazırlamıştır dimi. Yemek parası da kulübün cebinden çıkmıştır kesin:)

19 Nisan 2009 Pazar

Ergin Ataman Röportajı

Efesliler.org ve Boxer dergisinin ortak röportajı yayınlandı. Haberdar olmayanlar için burdan bağlantı vereyim:

18 Nisan 2009 Cumartesi

Ergin Hoca'dan Mektup Var

Ergin Hoca'nın Efesliler grubuna gönderdiği mesajı burdan paylaşmak istiyorum:

Ben öncelikle efesliler.org’u kutluyorum. Türkiye’de futbol kulüpleri ve özellikle 3 büyükler dışında bu tip yapılanmalar son derece az. Biz aslında toplum olarak böyle sosyal faaliyetlere, böyle birtakım sosyal gruplar kurmaya alışkın değiliz. Bu sadece sporda değil, her şeyde geçerli.

Benim yurtdışında çalıştığım için orada bu işlerin ne kadar düzenli, ne kadar taraftarla takımın iç içe olduğunu bizzat yaşadım. Bunun için de karşılıklı olarak hem taraftarın, hem kulübün karşılıklı çalışmaları oluyor. Özellikle Siena’dayken bunu yaşadım. Orda farklı taraftar grupları vardı. Biz her ay o taraftar gruplarıyla bir akşam yemeği yerdik ve bu çok enteresan bir yemek olurdu. Bunu taraftar grupları kendileri hazrılarlardı. Şarkılar, maçlardan görüntüler ve bir coşku olurdu taraftarla takım arasında. Ben hala bugün Siena’ya gittiğim zaman aynı diyalog yaşanıyor. Geçen sene final maçını izlemeye gittim. Maçın başlamasına üç dakika olmasına rağmen beş bin kişilik salonda, beş bin kişi ayağa kalktı ve dakikalarca alkışladılar. Çünkü ben sonuçta Siena’ya gittim, orada yeni bir takım yarattık. Takımı Avrupa şampiyonu yaptık. Orda insanlar bunun bilinci içindeler.

Mesela ben Efes Pilsen’de 2000 yılında Final Four oynadım. Bu Türkiye için çok büyük bir olaydır, çünkü ilk kez bir takım böyle bir kupada final four oynadı ve Efes Pilsen senelerce final four oynamadı. Sonra ben Efes’ten ayrıldım ve ertesi sene Bologna takımıyla İstanbul’a geldim. Sahaya çıktığım zaman ha o takımın başında İtalyan bir antrenör var, ha Ergin Ataman, hiçbir fark yoktu. Burda tabi sorun taraftarın bilinçli olmamasından kaynaklanıyor. Siz burda böyle bir şey yaratmışsınız ve bence kulübün buna destek vermesi lazım. Daha yoğun bir destek olması ve sizin daha aktif olmanız lazım. Ben bunun büyüyeceğine inanıyorum.

Türkiye’de bir gerçek var; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş. Ama ne olursa olsun benim gördüğüm Türkiye’de özellikle İstanbul’da sessiz bir Efes Pilsen taraftarı var.Yıllar içinde Efes Pilsen’e sizin gibi sempatisi oluşmuş. Çünkü Efes Pilsen Türkiye’yi Avrupa’da en iyi temsil eden, en organize, en modern spor kulübü olmuş. Bu da insanlarda bir hoşgörü yaratmış.

Bunun dışında bugün bizim takımımıza baktığınızda Türkiye’nin en önemli Türk oyuncuları bizde. Taraftar, sizler, oyuncular, özellikle genç kesim bizde. Kerem Gönlüm, Kerem Tunçeri, Ender Aslan, Cenk, Sinan... bunlar hep sporda gençliğin sempati duyduğu isimler. Bunlar Efes Pilsen forması giyiyorsa bizim bir çoğunluğumuz olması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda kaç kişisiniz bilmiyorum. Ama ben bunun artacağına inanıyorum. 100 bin kişi istemiyoruz biz. Sizin 3-4 bin kişilik bir grup oluşturmanız ve bunların yarısının maçlara gelmesi bizim işimizi halleder. Siz de bundan çok büyük bir zevk alırsınız. Benim o gün kupayı kazandıktan sonra özellikle sizin yanınıza gelmemin sebebi bu.

Ben sizleri çok takdir ediyorum. Özellikle bu organizasyonu yaptığınız için ve görüyorum ki siz Efes Pilsen’in haklarını korumaya çalışıyorsunuz. Pankart açıyorsunuz. Bu bugün protesto pankartı olur, yarın sevgi pankartı. Ama bugüne kadar hep sessiz kalmış bir toplum gayet nazik bir şekilde spora adımını atıyor. Bence bunlar çok güzel şeyler. Bundan dolayı sizi kutluyorum.

Daha aktif olmak için, bir kere ilk etapta dediğim gibi mesela sizin 30-40 kişilik grubunuzla, kulüple de konuşup oyuncularla birlikte olacağınız bir organizasyon düzenlenebilir. Bu bir kokteyl olabilir, hava düzeldi, açıkhavada bir saatlik söyleşi olabilir. Bundan siz çekinmeyin. Oyuncular da sizi tanımaktan zevk alırlar. Çünkü oyuncu da ilgiden hoşlanır. Sporcular, sanatçılar için maddiyat kadar maneviyat da çok önemlidir. Ama bunu sizin organize etmeniz lazım, kulüp de buna maddi olarak destek olabilir. Yakında bir bahçede, açıkhavada, bir saatlik bir şey olabilir.

Bunun dışında da bence sizin sitenizi biraz daha tanıtmanız lazım maçlarda. Sitenize insanları çekebilmelisiniz. Mesela üye olanlara bir şey hediye edebilirsiniz. Kulüple anlaşabilirsiniz mesela bir forma olabilir. Kulübün de size bir jesti olur. Maça gelenler formayı giyip maça gelir. Siz 2 - 3 bin kişi olduğunuzda kulüp size bunu satabilir de. Kendi de kazanç sağlamaya başlar. Bunlar için zaman lazım diyeceğim ama yıllar geçmiş.

Bizler profesyonel antrenörleriz. Bizim geleceğimiz aldığımız sonuçlarla orantılı oluyor. Ben burada devam edersem uzun yıllar, bunu mutlaka yapacağım. Kulüpte de böyle bir şey var. Ama son üç yılda sportif başarısızlığın verdiği bir gerginlik olduğu için biraz gereksiz görüyor. Sportif başarı geldiğinde bu da gelecektir. Açık söyleyeyim, bunu bugün karşılayamayız. Bugünden yarına olmaz bu iş. Ama bu sezonu şampiyon bitirip, gelecek sezon bu işe devam edersek, burada çok büyük bir ilerleme olacağına ben size garanti veriyorum. Ama sizin de aranıza katılanlara bir promosyonunuz olmalı. Mesela bu yapacağınız organizasyona basını davet ederiz, basına sizi tanıtırız. Basın da sizinle röportaj yapar, bunu sağlarız. Herkes bir konu arıyor. Bu da bir konu, sosyal bir konu oluşturmuşsunuz. Bunları ben yapmaya çalışacağım ama şu anki konsantrasyonumuz sportif başarı.

Ben sıklıkla bu konuyu tartışıyorum konuşuyorum ve en üst yönetime bile tavsiyelerimi söylüyorum. Ama tabi ki bu kulübün patronu ben değilim. Kulübün patronu, bunlara karar verecek olan Engin Özerhun’dur. Benim bu tür konular hoşuma gittiği için ben de destek olmaya çalışıyorum.Ama öncelikle sportif başarı. Efes Pilsen sportif başarıya aç. Bu başarıyı sağladıktan sonra mutlaka aynen Avrupa’da olduğu gibi bunu birlikte yapacağız.

20 Mart 2009 Cuma

Erdemir Maçındaki Pankarta Uyarı Cezası

Habertürk'ün maç ile ilgili haberi bu. Okuyan da bir olay çıktı zanneder. Pankart açıldı. Önce gerçekten büyük bir şaşkınlık. Türk oyuncular tuhaf tuhaf bakıp gülüşmeye başladılar. Yabancı oyunculara çevirdiler. Onlar hiç bir anlam veremeyen bakışlar attılar. Tuncay Özilhan, Engin Özerhun ve Çetin Çeki salondaydı. Onlardan hiç bir tepki gelmedi. Çetin Bey'de hafif bi gülümseme olabilir:) Biz maçın başlayacağını düşünüyorduk. Ama başlamadı. Sonra farkettik ki birileri harıl harıl telefon görüşmesi yapıyor. Hakemler de arkaya çekildi. Birileri ile konuşuyordu. O sırada Efes Pilsen resmi sitesine de haberleri giren bir arkadaş vardı. Şu an adını hatırlayamadım. O geldi. "Mesaj yerine gitti. Kaldırsak iyi olur." dedi. Efesliler de tamam dedi. pankartlar kaldırıldı. 5 dakika bile sürmedi bunlar.

Erdemir maçındaki pankart için ceza geceleğini düşünüyorduk. İncelenmiş karara bağlanmış. Pankartlar uygunsuzmuş. Efes Pilsen bizden sorumluymuş. Ama hemen müdahale edip toplatıldığı için ihtar ile tecziye edilmiş. En sportmen taraftar ödülü almıştık. Sanırım sicilimize işlenmiştir:)


Meğerse Ergin Ataman'ın açıklamalarıyla ilgili olarak da disiplin kuruluna verilmişiz. Ergin Hoca da uyarı cezası almış.


Bu hafta bizler ve Ergin Ataman ceza tahtasındayız:)

17 Mart 2009 Salı

Farkediliş

Daha en başta söylemiştim. Efesliyim demek Marslıyım demekten daha tuhaf karşılanır.

Efes Pilsen kültürünü seven, Koraç Kupası'nı yadeden, Naumoski'nin hayranı olan, Torino'da kaçırdığı turnikeye hayıflanan, Tamer Oyguç, Ufuk Sarıca, Taner Korucu, Volkan Aydın, Murat Evliyaoğlu, Larry Richard hatta Nikola Prkacin, Antonio Granger isimleri kendileri için önemli olan 30. yıl belgeselini kimi yerde gözleri nemlenerek izleyen birileri var bu ülkede. O salonu belki doldurulamayacak. Ama Efes asla yalnız kalmayacak.

Fotoğraf ve haber anlaşılacağı üzere Efesbasket'ten. Hoca'nın açıklaması da şöyle:


Ergin Ataman'dan Efes Pilsen taraftarına teşekkür...


Efes Pilsen coachu Ergin Ataman geçtiğimiz hafta sonu oynanan Fenerbahçe karşılaşmasında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda kendilerini destekleyen Efes Pilsen taraftarlarına teşekkür etti. Tecrübeli coach sözlerine şöyle devam etti: "Fenerbahçe maçında Efes Pilsen'li 500-600 seyirci bizi sürekli destekledi. Bu, bizim için ve Efes Pilsen taraftarı için çok önemli bir hamle. Hem taraftarımıza teşekkür ediyorum hem de Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda oynayacağımız play off maçlarında bu taraftarımız ile aynı atmosferi rakiplerimize yaşatacağımızın ışığını görüyorum. Taraftarımız hiç merak etmesin... Bu maçı uzatma dakikalarında büyük şanssızlıklar ve dış etkenler ile kaybetmiş olsak da, onların bu desteği ile beraber sezon sonunda şampiyon biz olacağız..."
11.03.2009
Ergin Ataman'dan gaza getirici açıklamalar gelmiş. Milliyet gazetesine ve Ümit Avcı'ya teşekkür ediyorum.

Tabi, Ataman'ın iddialı konuşmasına alıştık. Ülker'in başına geçtiğinde tek eksik kupam Yurolig. Onu da burda kazanıcam türünden açıklamaları olmuştu. BJK CT ile de mutlaka Türkiye Şampiyonu olacaktı.

Bunları ayar vermek için söylemiyorum. Sadece şerh koyuyorum. Yoksa severim böyle adamları. En azından Efes'in, Mahmuti tarzı, her maçtan sonra aynı açıklamalardan çok daha iyidir. Olmasını istediklerimizi birinci elden dile getirmesi de ayrıca hoşuma gitti. Sen bunları yap Efesliler tüm tribünlerde, tüm havaalanlarında senin yanında olur.

Linki burda: http://www.milliyet.com.tr/Spor/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=spor&KategoriID=6&ArticleID=1067610&Date=06.03.2009&b=Efsane%20geri%20donecek&ver=00

Röportaj şöyle:

EFSANE GERİ DÖNECEK

Yıllardır suskun olan Efes Pilsen efsanesini canlandırmak için sezon başında tekrar yuvasına döndü, çok iddialı bir kadro kurdu. Euroleague’de başarısız bir sezon geçse de, Türkiye Ligi’nde 21 haftanın 20’sinde galip geldi, Türkiye Kupası’nda zirveye çıkmayı bildi. İşte basketbolumuzun en önemli isimlerinden birisi olarak kabul edilen Ergin Ataman’ın yaşananlar ve geride kalan sezon hakkında söyledikleri...

Fenerbahçe’yi 10 maç sonra yendikten sonra üst üste ikinci galibiyetimizi aldık. Tabii ki bizim ana hedefimiz Türkiye Kupası değildi. Türkiye’deki esas hedef, lig şampiyonluğu... En büyük rakibimiz Fenerbahçe Ülker. Bu nedenle biz bu seriyi devam ettirmek zorundayız. İlk Fenerbahçe maçından önce ‘Bu seri ben yokken oluşmuştu’ demiştim, çünkü belki kulüp isimleri aynı, ama oyuncular ve teknik kadro değişti. Ben kadromuzun Fenerbahçe’ye üstünlük kuracağını düşünüyordum, bunu söyledim. Biz iki maçı da çok net kazandık. Hani kazanırsın, ama son anda olur, bir düdükle olur, öyle bir şey değildi. Oyuncularım, üzerlerindeki 10/0’lık serinin baskısını attı, şimdiki amacımız, rakibin üzerinde böyle bir baskı yaratmak.

Biz ligin en çok sayı atan takımıyız, ama biliyoruz ki büyük maçları savunmayla kazanabiliriz. Bizim çok ciddi bir kadromuz var ve her idmanımız Euroleague maçı gibi. Tempomuzu artırıp, savunma antrenmanlarımızı fazlalaştırarak bu hale geldik. Özellikle Türkiye’deki maçlarda savunmamızla rakiplerimizden ayrılıyoruz.

Euroleague’de başarısız olduğumuzu kabul ediyoruz zaten... Ama Efes kupa kazandığında ‘Artık ne yaparlarsa yapsınlar başarısızdır’ diyenler kendileriyle çelişiyor. Bir taraftan Türkiye Ligi Avrupa’nın en iyi ikinci ligi deniyor, diğer taraftan Türkiye’de kazanılan bir Türkiye Kupası’nı ve aday olduğunuz lig şampiyonluğu küçümseniyor.

Efes’te kalıcı işler yapmaya geldim. Sürekli yabancıları, hocaları değişen bir takım haline dönmüştü Efes. Biz kurduğumuz kadro ile temeli attık. 12 kişilik kadromuzda önümüzdeki yıl bu takımın temelini oluşturacak 8-9 isim var. Bu, başarıyı getirecektir. Sene başında yaşadığımız sıkıntı da buydu. Kolay değil, bu bir takım oyunu ve 7-8 oyuncu değişiyor. Karşımızda Fenerbahçe Ülker var, bir Solomon gitti diye ne kadar konuşuluyor görüyoruz. ‘Efsane geri dönüyor mu’ sorunuza, ‘Efsane geri dönecek’ derim. Herkes bir anda her şey olsun istedi, ama olmadı. Aslında Euroleague’de de olabilirdi, çok şanssızlıklar yaşadık.

Kadromuza baktığımızda Sinan 11. oyuncu durumunda. Ama ligdeki 7-8 maçta ilk 5 başlamıştır. Şu anda 10 kişiyle oynamaya alıştık. Cenk ciddi şekilde devreye girdi, onun gösterdiği aşamadan çok memnunum. 11 ve 12. adam biraz sıkıntı oluyor, bu nedenle Sinan 10 kişinin içine girmeli.

Yanılgı bitmeli

“Kamuoyunda Efes’in hep 7-8 yabancı getirdiği, Fenerbahçe’nin ise gençlere yatırım yaptığı gibi bir hava uyandırılıyor. Ama şu unutulmasın, biz o yabancıları sakatlananların yerine getirdik ve Efes Türkiye Ligi’nde 5 yabancı ile oynuyor. Bugünlere Türk oyuncuların sırtında geldi. Fenerbahçe’de de takdir edilecek şeyler var, ama onlar, Türkiye’de 6 yabancı ile oynuyor. Tanjeviç’e antrenör olarak saygım var. Ama ona karşıyız gibi bir hava oluştu. Nedeni de Tanjevic gençleri oynatır da, Türk antrenörler oynatamaz mantığı. O zaman soruyorum; 40 yaşındaki Mrsiç’in 6. yabancı olarak Türkiye’de oynaması mı gençlere yatırım. Bu çekişmelere gerek yok. İki takımın da başarılı genç oyuncuları var ve bu yanılgının bilinmesini istiyorum”.

Ümit Avcı

http://efesliler.blogcu.com/ergin-ataman-roportaji_37832111.html
06.03.2009

Teknosa kahramanları Havaalanında: EFESLİLER VE EFES PİLSEN

Teknosa Türkiye Kupası şampiyonu takımımızı havaalanında karşıladık. Efes formalarımızla beklerken diğer yolcu yakınlarının bakışlarına maruz kalsak da güzeldi.. Ayrıca yanımızda Rakel de vardı. Kasun'un eşi.. Çok sıcak bir insan. Maçlara gide gele samimi olduk.. 10 küsür kişiydik ama sürpriz oldu. Çok hoşlarına gitti. Ziya abi ve kupayla fotoğraf çektirirken Ergin Hoca durun ben de geleyim dedi ve kadrajın içine girdi.. Güzel bir anı oldu.. Türkiye Şampiyonluğu Kupası ile de fotoğraf çektiririz inşallah..

http://efesliler.blogcu.com/teknosa-kahramanlari-havaalaninda-efesliler-ve-efes-pilsen_37090431.html
26.02.2009

13 Mart 2009 Cuma

Transfer Dedikoduları

Hosley ve Becirovic ihtimalleri silindi. Shumpert ve Asım Pars hala muhtemel olasılıklardan. Barış Ermiş'in Ender Arslan'ın yerine gelmesi daha da büyük bir olasılık Bunlar basınımızda da sıkça yazıldı çizildi.

Efes'in transferleriyle ilgili olarak genelde imza atılana kadar haber çıkmaz. Ama 2 isim kulislerde dolaşmaya başladı. Bunlar Milwaukee Bucks'ın oyun kurucusu Charlie Bell ve Upim Bologna'nın yetenekli ve genç forveti Stefano Mencinelli.

http://efesliler.blogcu.com/transfer-dedikodulari_17889111.html
04.06.2008

Ergin Ataman Efes'de (mi?)

Efes Pilsen'in en sevmediğim özelliği ketumluğudur. Ser verir sır vermezler. transferlerin ön çalışması hakkında genelde en ufak bir söz çıkmadan oyuncu ile anlaşıldığı haberi gelir. Ondan sonra nasıl bir oyuncu almışız diye internette gezinir dururuz.

Ergin Ataman ile anlaşıldığına dair haberler de Beşiktaş'ın internet sitelerinde göründükten sonra etrafa yayıldı. Yani bilgi Ergin Hoca'nın ayrıldığı takımından geldi..

Ergin Hoca'nın karakteri nedir bilmem. Bir maç sonunda Efes çalışıtırıcısının elini ittiğini unutmuyorum. Ama Efes'in ilk kez Final 4' a çıkmasını sağlayan coach olduğunu da unutmuyorum. Yarı devrede aldığı takımı biraz değiştirip kulübün ezeli hedefine ulaştırması bile ona saygı duymamız için yeterli bir sebep. Bize gelmeden önce Karşıyaka ile harika bir sezon geçirmişti. Daha önce de Türk Telekom'u uyduruk kadrosuyla TBL'de finale çıkarmıştı. Siena ile Avrupa'da kupa kazandı. Yani teknik kapasitesini asla küçümsememek gerekiyor

http://efesliler.blogcu.com/ergin-ataman-efes-de-mi_17245911.html
28.05.2008