7 Ocak 2010 Perşembe
Yine Hayal Kırıklığı
Artık birilerinin istifa etmesi gerekiyor..2 senedir hep belli bi seviyede basketbol oynayıp sürekli kaybetmek artık canımıza tak etti. Tamam mücadele var ama sonuç da gerekli. 1 senelik başarısızlık kabul edilebilir. Ama başarısızlık istisna olmaz da alışkanlık haline gelirse değişmesi gereken bir şeyler var demektir.
Scoonie Penn
Malum Scoonie Penn Olympiakos'a, eski takımına geri döndü. Penn'i severim. Efes Dark zamanında iyiydi. Belgrad'a gitmeyen korkak tavuklardan olmadı. Bindi uçağa, takımını yalnız bırakmadı. Kaybetmiştik o maçı ama orda olması bile yeterliydi.Severim sevmesini de başka takım formasıyla Efes'in karşısısına çıkmasından hiç hazzetmem. Hafif de tırsarım. 2005-06 sezonunda Cibona Zagrep ile 4 kez karşılaşmıştık. 4 maçta 25,2 say ortalamasıyla oynamıştı. Marko Popovic, Ender Arslan, Barış Ermiş üçlüsünden oluşan Efes Pilsen oyun kurucu triosunu parçak pinçik etmişti. 4 maçın 3'ünü Cibona kazanmıştı. Bir maçtan sonraki röportajında Efes Pilsen'de beni tutacak oyuncu yok demişti. Ağzını yüzünü yırtmak istemiştim. Zoruma gitmişti ama haklıydı. O sezonki performansı Olympiakos yolunu tutmasını sağlamıştı. Olympiakos'ta oynarken iki kere daha karşılaşmıştık. 10,5 sayı ortalamasıyla oynamıştı.
Şimdi tekrar Olympiakos formasıyla Efes Pilsen karşısında... Penn 20 atsın. Efes Pilsen kazansın..
6 Ocak 2010 Çarşamba
Nachbar Çok Mutsuz
Efesliler'den Hasan Mutlu, bir ara blog yazıp bırakan nam-ı diğer foreverboy verdi bağlantıyı. Sloven Prostimet sitesi röportaj yapmış Nachbar'la. Bağlantı burda.Google translate İngilizcesi ile anlayabildiğim kadarıyla halinden pek memnun değil.
Satırbaşları olarak;
-Takım ve koç ile iletişim sorunu olduğunu,
-Oynadığı pozisyondan memnun olmadığını,
-Partizan maçında 33 dakika oynadıktan sonra Malaga maçında neden 2 dakika oynadını bilmediğini,
-Real Madrid'in kendisine ihtiyacı olduğunu düşündüğünü ama Real'in kendi başvurduğunu,
-Hem oynatmayıp hem Real Madrid'in teklifini reddettiklerini, hem de bu süreçte kendine hiç bir şey söylemediklerini, bu durumun da iletişim eksikliğinden kaynaklandığını
söylüyor.
Siz de Google'a çevirtip okuyabilirsiniz.
Ama netice şu ki Efes Pilsen Nachbar'ı kaybetmiş. Gerçek bir 4 numaranın olduğu takımda muhteşem bir 3 numara olabilirdi.
Granger ve Olympiacos
Overtime Dergisi'nin 2004 ocak sayısının kapağı. Sıradan, rahat kazanılmış bir Olympiacos deplasmanından görüntü. Saint Antonio Granger'ı kapağa taşımışlar. Birini poster etmiş ama suratı belli olmuyor. Wokowysky olabilir, emin değilim. Arkada da Kaya Peker var.Granger ruhu.. Granger Efes Pilsen'deyken , Olympiakos'a karşı hiç maç kaybetmedi. Tam 6 kez Granger'lı Efes Olympiacos'la eşleşti. Ve tüm maçları Efes Pilsen kazandı. İçerde dışarda ezdi geçti.
Efes her maça favori çıktığı, sürekli kazandığı zamanlar geride kaldı. Artık Efes Pilsen sürekli kaybeden bir orta sıra takımı ne yazıkki. (En azından 2 seneden fazladır durum bu yönde.) Ama yarın için iyimser olmak istiyorum. Yarınki maçta Granger ruhu ve dolu tribünler ile tekrar kazanmayı ümit ediyorum.
Papaloukas Yok Mu?
Olympiakos bu hafta deplasmanda AEK ile oynadı. Deplasmanda 91-96 kazandılar. İstatistikler burda.Papaloukas maçta oynamamış. Dizindeki sakatlığa dair bir şeyler okumuştum. Bu maçın haberinde de Papaloukas'ın sakatlığı yüzünden sahada yer almadığı yazıldı. Efesliler'den bir arkadaş da İstanbul'a hiç gelmeyeceğine dair bir şeyler duyduğunu söyledi. Gerçi ilk maçta Bourusis için de oynamayacak denmişti. Sonra adam MVP oldu. Ama Ender'in oynamasının şüpheli olduğu bu dönemde Efes Pilsen için olumlu bir durum olur. Papaloukas son dönemde içine asist canavarı kaçmış gibi oynuyordu.
5 Ocak 2010 Salı
Efes Pilsen Olympiacos Maçı Show Tv'de
Efes Pilsen'in en son maçını yayınladığında Show TV bu logoyu kullanıyordu. Çok büyük başarıların bir kısmının tamamını bir kısmını da Reha Muhtar'ın sunduğu ana habere bağlanıp maç sonunu aktarma şeklinde Show TV'de izlemiştik. Show TV - Cine 5 kardeşliği bunu sağlıyordu. Şimdi basketbolun yeni ekranı Sky Türk ile Show TV kardeş. Bu sayede uzun yıllar sonra Efes Pilsen'in Avrupa maçı tekrar Show TV'de.. Sky Türk ile birlikte yayınlanacakmış ama kimse Sky Türk'ten izlemez sanırım.Ama bundan önce Olympiakos maçında salon dolmalı. Yıllar önce Murat Murathanoğlu'nın iki haftada bir düzenli olarak söylediği gibi Abdi İpekçi Spor Salonu yine tarihi günlerinden birini yaşamalı. Ben Konya'da olduğumdam dolayı malesef televizyondan takip edeceğim maçı.
Bu arada, maç istediğimiz gibi giderse Kurtlar Vadisi ve Aşk-ı Memnu'nun tahtını bile sallayabilir. :)
4 Ocak 2010 Pazartesi
Konya'dan Merhaba ve Tanjevic

Bir süredir inanılmaz yoğundum. Blogla ilgilenemedim. Şimdi Konya'dayım. Bir süre burada kalacağım. Blogu güncel tutmaya çalışacağım.
Dün akşam Sky Türk'te Halil Üner konuştu. Maç sonrası açıklamalarını da bu vesileyle izlemiş oldum. Tanjevic ve ona teknik faul çalmaya cesaret edemeyen hakemler ile ilgili. Salsabasket'ten alıntıladığım sözleri şöyle:
"Fenerbahçe Ülker antrenörü Bogdan Tanjevic, sahaya girip pota altına kadar gidiyor hakemlere itiraz etmek için. Hakemler buna teknik faul çalmıyorlar sonrasında gelip ben neden Reha öz'e teknik faul çalındığını sorduğumda bana teknik faul çalıyorlar. Milli takım antrenörü diye, sanki orada da çok da başarılıymş gibi teknik faul çalınamıyor. Böyle bir çifte standart olmaz."
23 Aralıktaki TT - FBÜ maçından sonra Murat Özyer de aynı şeyleri söylemişti: "Tanjevic hakemlerin kararına itiraz etmek için iki kere sahanın içine girdi. Açık olan kuralların uygulanmamasına şaşırdım."
Ergin Ataman ne demişti: "Hakemlerin taraflı olduğunu düşünmüyorum ama maçı iyi yönetmediklerini düşünüyorum. Herkes 'sert savunma' diyor, ancak bunun da kuralları var. Mrsic, bana göre her hareketiyle oyuncumuz Smith'i faullerle durdurdu ve oyundan düşürdü. Biz, normal itirazımızı ettik. Ne hakaret, ne küfür ettik, ama ilk yarıda bana teknik faul çalındı. İkinci yarıda rakip antrenör orta sahaya kadar geldi itiraz etti, teknik faul almadılar. Belki (A) Milli Takım Antrenörü Tanjevic'ten etkilendiler"
Aynı şeyin farklı ve alakasız kişiler tarafından tekrarlanması ilginç bir durum. Ergin Ataman'ın sözlerinden dolayı tahrik olan Fenerbahçe taraftarının Halil Üner ve Murat Özyer'e nasıl bir tepki göstereceği benim şahsi merakım.
Bir de son not: Sky Türk'te yayına bağlanan Nedim Karakaş'ın "Biz aynı hakemlerle şampiyonluğu kaybettik. Ağzımızı açıp bir kelime söyledik mi?" demesi vardı. Öyle bir kahkaha attım ki inşallah çevredekiler rahatsız olmamıştır:)
Dün akşam Sky Türk'te Halil Üner konuştu. Maç sonrası açıklamalarını da bu vesileyle izlemiş oldum. Tanjevic ve ona teknik faul çalmaya cesaret edemeyen hakemler ile ilgili. Salsabasket'ten alıntıladığım sözleri şöyle:
"Fenerbahçe Ülker antrenörü Bogdan Tanjevic, sahaya girip pota altına kadar gidiyor hakemlere itiraz etmek için. Hakemler buna teknik faul çalmıyorlar sonrasında gelip ben neden Reha öz'e teknik faul çalındığını sorduğumda bana teknik faul çalıyorlar. Milli takım antrenörü diye, sanki orada da çok da başarılıymş gibi teknik faul çalınamıyor. Böyle bir çifte standart olmaz."
23 Aralıktaki TT - FBÜ maçından sonra Murat Özyer de aynı şeyleri söylemişti: "Tanjevic hakemlerin kararına itiraz etmek için iki kere sahanın içine girdi. Açık olan kuralların uygulanmamasına şaşırdım."
Ergin Ataman ne demişti: "Hakemlerin taraflı olduğunu düşünmüyorum ama maçı iyi yönetmediklerini düşünüyorum. Herkes 'sert savunma' diyor, ancak bunun da kuralları var. Mrsic, bana göre her hareketiyle oyuncumuz Smith'i faullerle durdurdu ve oyundan düşürdü. Biz, normal itirazımızı ettik. Ne hakaret, ne küfür ettik, ama ilk yarıda bana teknik faul çalındı. İkinci yarıda rakip antrenör orta sahaya kadar geldi itiraz etti, teknik faul almadılar. Belki (A) Milli Takım Antrenörü Tanjevic'ten etkilendiler"
Aynı şeyin farklı ve alakasız kişiler tarafından tekrarlanması ilginç bir durum. Ergin Ataman'ın sözlerinden dolayı tahrik olan Fenerbahçe taraftarının Halil Üner ve Murat Özyer'e nasıl bir tepki göstereceği benim şahsi merakım.
Bir de son not: Sky Türk'te yayına bağlanan Nedim Karakaş'ın "Biz aynı hakemlerle şampiyonluğu kaybettik. Ağzımızı açıp bir kelime söyledik mi?" demesi vardı. Öyle bir kahkaha attım ki inşallah çevredekiler rahatsız olmamıştır:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)