11 Aralık 2009 Cuma
Dibe Doğru
Efes Pilsen oynadığı son 22 Euroleague maçında 15. mağlubiyetini aldı. Ergin Ataman döneminde oynanan 17 maçta 10. mağlubiyet. Dibe doğru gidiş devam ediyor. Savunma yapamayan takımımız sadece atarak kazanabilirdi ama olmadı. Lige böyle başlayan bir takımın final 4 oynaması sezonun sürprizi olur. Geçen seneki gibi bir başarısızlık hatta top 16'dan ilerisine gidilememesi bile Ergin Ataman'ı koltuğundan eder. Etmeli de... Avrupa'da en başarısız sezonumuzu yaşatmıştı. En başarısız 2 sezonunu yaşatıp hala görevine devam etmemeli. Çünkü bu takım Türkiye'de şampiyon olmak için kurulmadı.
10 Aralık 2009 Perşembe
Ülkece rezil oluyoruz
Banvit, Belçika gibi dandik bir ligin sondan ikinci takımına karşı galibiyet elde edebildi. (Geçen hafta sonuncuydular, bu haftaki galibiyetle sondan ikinciliğe yükseldiler.) Yine de tebrik ederim. Avrupa'daki 3. kupada 3. sınıf bir takıma karşı elde edilen bu galibiyet dışında Avrupa kupalarında 0-4 durumdayız. Tulum çıkarmak diye bir deyim vardır. Uleb organizasyonlarında olumsuz anlamda tulum çıkarmak üzereyiz. Basketbolun bu haftaki namusu Efes'in eline kaldı. Yoksa 0-5 yapacağız ki bunu uzun süredir başarabilen başka bir ülke yok.
9 Aralık 2009 Çarşamba
Alper Yılmaz ve Efesliler.org
''efesliler.org sitesinde yapılan çalışmalarla çekirdek bir taraftar kitlemiz oluştu. Bunu nasıl arttırabiliriz diye kulüp olarak çalışıyoruz. Bunun için facebook ve twitter sayfaları yaptık. efesliler.org'a ilgi gösteriyoruz. Oradan gelenleri hiçbir şekilde geri çevirmiyoruz."Alper Yılmaz'ın Anadolu Ajansı'na verdiği röportajdan bir parça... Burdan ve burdan okuyabilirsiniz.
Uzun yıllardır tek başıma maçlara giderdim. Ortaokul yıllarında Ülkerspor sayesinde Abdi İpekçi ile tanışmıştık. Efes Pilsen'i televizyonda izlemem de yaklaşık aynı döneme denk gelir. İnternet dönemi ile birlikte salonlara gelen arkadaşlarımın %95'i gelmemeye başladı. Sonra yıllarca yine %95'ine tek başıma gittiğim sayısız maç.. Eğer birileri varsa en kalabalık grubun yanında izlediğim, yoksa tek başıma takıldığım maçlar...
Bir maçta efesliler.com pankartını görmüştüm. Önce siteye ısrarla yorum yazmıştım. Sonra ordan arkadaşlarla tanıştık. Site defalarca kapandı, çöktü... Facebook aracılığıyla bağlantıyı sürdürmeye çalıştık. Efesliler.org oldu. Biz deplasmana gitmek istiyoruz dediğimizde kulübün gelmeyin dediği, biz karışmayız dediği, hatta emniyete salonda taraftarımız olmayacaktır diye yazı verildiği günleri gördük.
Şimdi pırıl pırıl gençlerden oluşan güzel bir topluluk içinde çok güzel arkadaşlıklarla taraftarlığı bir arada yaşıyoruz. Bu takımı gerçekten destekleyen çok az sayıda kişiden ve belki aralarında en uzun zamandır salonlarda olanlardan biri olarak herhangi bir kişinin övgüsünü falan beklediğim yok. Övgü için salon salon maç kovalanmaz. Bu iş gerçekten istemekle alakalı. Ama insanın hoşuna da gitmiyor değil. Bir kaç sene önce Ermal, Bandırma deplasmanında gördüğü Efesliler'den sonra verdiği bir röportajında, "Bizi destekleyen az ama yürekli bir grup var." dediğinde sevindirik olmuştuk. Şimdi de Alper Yılmaz'ın röportajındaki bu kısmı okuyunca yine sevindim. Manasız da olsa durum bu...
Partizan İçin Yardım Sandığı
Partizan'ın son Olympiakos maçında rakip oyunculara ve hakeme tribünlerden yabancı madde atılmıştı. Bu hadiselerden dolayı Partizan'a 15.001 avro ceza verilmişti.Partizan yönetimi ilginç bir uygulamaya gitmiş. Yarın akşamki Efes Pilsen maçından giriş kapısına kutular konacakmış. Salona gelen 5.000 taraftardan 300'er dinar alarak cezayı ödemeyi düşünüyorlarmış. Linki de burada
Camilerde namazdan sonra çıkan yardım sandıklarını hatırlattı bu durum.
8 Aralık 2009 Salı
1 Mart 2001 Partizan - Efes Pilsen
Efes Pilsen'in Partizan deplasmanında kaybettiği maçlardan biri. 2000-01 sezonuna ait bir fotoğraf. Tarih 1 mart 2001. Her ne kadar o sezon takım final 4'a yükselmiş olsa da Belgrad'dan yine mağlubiyetle dönmüştük.Efesli oyuncuyu hatırlayamayanlar için söyleyeyim: Vledo Scepanovic.
Asıl sürpriz Partizanlı oyuncu. Her ne kadar biz uzun saçı ve keçi sakallarıyla hatırlasak da fotoğraftaki dazlak ve çember sakallı haliyle bizden kaçamıyor. 10 numaralı formayı giyen Partizanlı oyuncu Beşiktaş'tan hatırladığımız arıza pivot Ratko Varda
Etiketler:
efes pilsen,
partizan,
ratko varda,
Vledo Scepanovic
Efes - Partizan ve Ev Sahipliği Avantajı
Önceki yazımda da söylediğim gibi eski Yugoslavya topraklarında maç yapmayı sevmiyorum. O kadar genç, tecrübesiz oyuncular kendi sahalarında şahlanabiliyorlar. Cibona Zagrep, Partizan gibi takımları İstanbul'da yenmek ne kadar kolay oluyorsa kendi salonlarında yenmek de bir o kadar zor oluyor.Rakip Partizan.. Efes İstanbul'da Partizan'ı yenerken çok zorlanmadı. Ama o maç Belgrad'daki maç için ölçü olmayacaktır. Takımların mevcut durumundan ziyade tarihi veriler bunu gösteriyor.
Efes Pilsen ile Partizan şimdiye kadar 11 kez karşılaşmışlar. Bu maçlarda Efes Pilsen'in 6-5 üstünlüğü var.
Herkes evinde kral. Efes Pilsen Partizan'la deplasmanda 5 maç oynamış. Sadece 1 galibiyet elde edebilmiş. (O maç da Semih Erden'in Partizan'da oynadığı sezona denk geliyor. İlginçtir Efes Pilsen'in Partizan'ı içerde dışarda yendiği tek sezon Semih'in oynadığı dönem.) Efes İstanbul'da oynadığı 6 maçta ise sadece 1 kez rakibine kaybetmiş. Kısacası ev sahibi olma avantajını iki takım da sonuna kadar kullanmış.
7 Aralık 2009 Pazartesi
Pınar Karşıyaka Maçı
Efes Pilsen, zaten rahat kazanması gereken maçı kazandı. Maçın başında çok ciddi oynayıp farkı açtı. İkinci yarıda da zaman zaman oyunu rölantiye alarak maçı bitirdi. Çok daha farklı olabilirdi. Maçın çekişmeli geçeceğini bile düşünmedik. Efes vurdu geçti. Olması gereken de buydu zaten.Maçtan aklımda kalan en önemli şey Pınar Karşıyaka uzunlarının bile dönem dönem pota altında bomboş kalmaları oldu. Tıpkı Olympiakos maçında olduğu gibi bir kaç top çevrildikten sonra ya da hızlı hücumlarda pota ile yalnız kalan Karşıyakalı oyuncular oldu. Wesson bile zaman zaman etkili oldu. Kaya'nın gücü bazı pozisyonlarda onu durdurmaya yetmedi. Bu durum çok can sıkıcı. Perşembe günü Partizan karşısına çıkacak takım. Partizan Efes Pilsen kalibresinde değil ama eski Yugoslavya topraklarında oynanan deplasmanlardan her zaman çekinirim. Şimdi rakip pota altında Maric olacak. Pınar Karşıyaka karşısındaki uzunlarının dönem dönem de olsa etkinliğini görünce, Maric olsa ne olurdu diye düşünmeden edemedim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)